blinding
/ˈblaɪndɪŋ/2 hece
C1 seviye
EN → TR
"blinding" kelimesinin Türkçesi: körleştiren, kamaştıran.. Anlamı, çevirisi, telaffuzu ve örnek cümleler aşağıdadır.
Çeviri
Genelkörleştiren
Genelkamaştıran.
Tanım
•shining intensely
Diğer Dillerde
İspanyolcacegador
Rusçaослепи́тельный, ослепля́ющий
Portekizcecegamento, cegante, ofuscante
Çince刺眼
Ukraynacaсліпу́чий
Rumenceorbitor
Bulgarcaзаслепя́ващ, ослепи́телен
Katalancaencegador
İrlandacadallraitheach, dalltach, gléineach, scéiniúil
Etimoloji
By surface analysis, blind + -ing.
Kelime Ailesi
blindingness
nonblinding
Örnek Cümleler
Parlak beyaz
Blinding white
Aşk seni kör yapıyor.
Love is blinding you.
Güneş göz kamaştırıcıdır.
The sun is blinding.
Kibir o kadar kör edici ki.
Arrogance is so blinding.
"Blinding Lights" - The Weeknd
"Blinding Lights" – The Weeknd
Kardaki ışık göz kamaştırıcıydı.
The light on the snow was blinding.
Gözlerini kamaştırıyorsam söyle.
Tell me if I'm too blinding.
Kahramanların kör edilmesine hayır.
No to blinding heroes.
Şu an göz kamaştıran güneşe bakıyorum.
The blinding sun is setting over there.
Bomba kör edici bir parlamayla patladı.
The bomb exploded with a blinding flash.
Yüzeyi pürüzsüz hale gelinceye kadar tesviye edilir.
The light increases until it becomes blinding.
"Anneyle seks körleştiriciydi" (Gülüşmeler) (Alkışlar)
"Sex With Mum Was Blinding." (Laughter) (Applause)