Tanım
•a person in charge of collecting and cataloguing archives
Örnek Cümleler
Tom bir arşivci.
Tom is an archivist.
Orada arşivci olarak iş buldu.
There, he found employment as an archivist.
Ural Devlet Üniversitesi'nden tarihçi/arşivci olarak mezun oldu.
He graduated from Ural State University as a historian/archivist.
Arşivcilere göre fotoğraf anlık değil önceden ayarlanmış bir şekilde çekilmiştir.
According to archivists, the photograph was in fact prearranged.