Ana içeriğe geç
Sözlük

zorunda ile cümle

zorunda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Alışverişe gitmek zorundayım. Bir saat içinde geri geleceğim.I have to go shopping. I will come back in an hour.
Onu yapıyorum çünkü yapmak zorundayım.I do it because I have to.
Sana anlatırsam seni öldürmek zorunda kalırım.If I told you, I'd have to kill you.
Biz bilmek zorundayız. Biz bileceğiz.We have to know. We will know.
O, bitkin olsa bile işe geri dönmek zorundaydı.Even though he was exhausted, he had to go back to work.
Yaptığının sonucuna katlanmak zorundasın.If you make your bed, you've got to lie in it.
Bunu diğer işçiler yapmak zorunda oldukları için arabayı boşaltmayacağım.I will not unload the car because other workers have to do that.
Bu kitabı okumayı bitirmek zorunda olduğum için dışarı çıkmıyorum.I am not going out because I have to finish the reading of this book.
Dışarı çıkmıyorum çünkü odamı paspaslamak zorundayım.I am not going out because I have to mop my room.
Odamı düzenlemek zorunda olduğum için dışarı çıkmayacağım.I am not going out because I have to tidy my room.
Mümkün olduğu kadar çabuk başlamak zorundasın.You have to begin as soon as possible.
Onu yapmak zorunda kaldım.I was forced to do it.
Bulaşıkları yıkamak zorundayım.I have to wash the dishes.
Çamaşırı mandallayarak asmak zorundayım.I have to peg up the washing.
Bu mektubu yanıtlamak zorundayım.I have to reply to this letter.
Mağazamı açmak zorundayım.I have to open my shop.
Bu makaleyi okumak zorundayım.I have to read this article.
Posta kutumu kontrol etmek zorundayım.I have to check my mailbox.
Ben bebeğimi emzirmek zorundayım.I have to breast-feed my baby.
Öğle yemeğimi yemek zorundayım.I have to eat my lunch.
Bu ilacı almak zorundayım.I have to buy this medicine.
Kıyafetlerimi değiştirmek zorundayım.I have to change my clothes.
Çoraplarımı çıkarmak zorundayım.I have to take off my socks.
Bu mektupları göndermek zorundayım.I have to send these letters.
Çizme giymek zorundayım.I have to wear boots.
Evimi satmak zorundayım.I have to sell my house.
Kaçmak zorundayım.I have to run away.
Ona bir soru sormak zorundayım.I have to ask him a question.
Biraz para ödünç almak zorundayım.I have to borrow some money.
Kazanmak zorundayım.I have to win.
Oğlumu doktora götürmek zorundayım.I have to take my son to the doctor.
Ben bu makaleyi düzeltmek zorundayım.I have to correct this article.
Bu dağa tırmanmak zorundayım.I have to climb this mountain.
Elmaları soymak zorundayım.I have to peel the apples.
Hastaneye gitmek zorundayım.I have to go to hospital.
Ken'i kovmak zorundayım.I have to dismiss Ken.
Dinlenmek zorundayım.I have to take a rest.
Arabayı burada bırakmak zorundayım.I have to leave the car here.
Bu cümlenin anlamını anlamak zorundayım.I have to understand the meaning of this sentence.
Arabamı buraya park etmek zorundayım.I have to park my car here.
Babamı aramak zorundayım.I have to call my father.
Pencereleri kapatmak zorundayım.I have to close the windows.
Saklanmak zorundayım.I have to hide.
Telefonu yanıtlamak zorundayım.I have to answer the phone.
Odunu kesmek zorundayım.I have to cut the wood.
Tedavi görmek zorundayım.I have to receive treatment.
Devlet başkanıyla tokalaşmak zorundayım.I have to shake hands with the President.
Faturayı ödemek zorundayım.I have to pay the bill.
Öğretmenin adını bilmek zorundayım.I have to know the teacher's name.
Denemek zorundayım.I have to try.
Bahçeyi temizlemek zorundayım.I have to clear the garden.
Bahçeye ağaç dikmek zorundayım.I have to plant trees in the garden.
Çiçekleri sulamak zorundayım.I have to water the flowers.
Sözlüğü kullanmak zorundayım.I have to use the dictionary.
Ben buzdolabını tamir etmek zorundayım.I have to repair the refrigerator.
Köpeği çocuklardan ayırmak zorundayım.I have to take the dog away from the children.
Maria'ya İngilizce öğretmek zorundayım.I have to teach Mary English.
Dizlerime masaj yapmak zorundayım.I have to massage my knees.
Otelde bir oda ayırtmak zorundayım.I have to book a hotel room.
Bu kitabı Mary'ye vermek zorundayım.I have to give this book to Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod