Ana içeriğe geç
Sözlük

zorlukla ile cümle

zorlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bölüm boyunca köpekler, ana karakterlerle iletişim halindelerdi ve bu da çekim için zorluklar çıkardı.На протяжении эпизода собакам предстояло взаимодействовать с основными персонажами, что оказалось сложным.
Bu zorlukların ilki coğrafi idi.Вот была главная цель этих людей.
Kurbanı zorlukla kurtuldu.Жертве удалось сбежать.
Zorlukla okurken solcu fikirlere yakınlık duyar.Находясь в заключении, разочаровался в левых идеях.
Bütün bunların yanında ortaya çıkan toprak kaymaları ile büyük zorluklarla karşılaşılmıştır.Ш. прощаются все земные грехи, в раю он получит высокое положение, вблизи трона Аллаха.»
Oyuncular, oyun içi zorluklarla karşılaşarak puan kazanabilirler.Игроки могут получить, в зависимости от сложности, очки при выполнении этих задач.
Ancak kollektivizasyon politikasının uygulanmasında yaşanan zorluklar ciddi bir sorun yarattı.Однако, реализация утверждённой идеи вызвала затруднения.
Rus İç Savaşı, Rusya'daki pek çok bilim insanının bilimle ilgisi olan ailelerine zorluklar getirmişti.Ещё долго французский учёный поддерживал научные контакты с коллегами из России.
Böylece Vikram, vampiri büyücünün huzuruna getirene dek pek çok zorlukla karşılaşır.Как много зрителей будут переживать за вампира в готическом замке?
Farabi'nin metafizik öğretileri modern araştırmacılara bazı zorluklar çıkarmaktadır.Многие из рекомендаций Петра были признаны эффективным даже современными исследователями.
Otomobil 1941'de yeni zorluklarla karşılaşır.واجهت السيارات تحديات صعبة عام 1941.
Bizans İmparatorluk ordusu neredeyse yok oldu, Fokas zorlukla kurtuldu.ودمر جيش الأمبراطورية البيزنطية كله تقريبا ،ونجا فوكاس بصعوبة.
Çin'in nüfusu, coğrafi genişliği ve sosyal çeşitliliği, Pekin'den yönetme girişimlerinde zorluklar oluşturur.يشكل عدد سكان جمهورية الصين الشعبية مع اتساعها الجغرافي، والتنوع الاجتماعي اختبار حقيقي للحكم من بكين.
Tüm zorluklar ise ondan korkmaktadır”.وكان ممن يخشى الله تعالى».
Bu durum, sınıflandırılmada zorluklara yol açar.وهذا يسبب مشكلة كبيرة في مرحلة التعرف.
Leo Fokas, zorlukla bir gemiye binip kaçabildi.لم تمكّن فابريزيو من النجاة وغرق مع السفينة.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.وبالنسبة للمزارعين فقد كانت أشياء أسوأ بكثير."
İlerleyen bölümlerde Michael, önüne çıkan zorluklara rağmen planını uygulamaya koyar.لكنها استمرت في مساعدة مايكل في الحلقات التالية على الرغم من توتر علاقتهما.
Bu zorlukları aşması için de öğrencilerden oluşan yardımcılardan destek almaktadır.كما يتضمن طرقاً لمساعدة المتعلمين على التغلب على هذه الصعوبات(18).
Muhakkak zorlukla beraber kolaylık da vardır.إن مع العسر يسرا.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.A colonização de Europa apresenta inúmeras dificuldades.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Os jogos enfatizam a estratégia, tática e algumas vezes desafios lógísticos.
Elazığspor ise son haftalarda aldığı kritik sonuçlar sayesinde zorlukla ligde kalır.Este sistema tem sido criticado nas últimas décadas devido à lentidão com que as decisões finais são emitidas.
Leo Fokas, zorlukla bir gemiye binip kaçabildi.Leão Focas escapou por pouco embarcando num navio.
Geriye dönüp baktığımızda evren bize; onu gözlemlememizde bazı zorluklar çıkartmıştır.Nela nos víamos como que submergidos em Deus.
Europa'nın düşük yerçekimi kolonizasyon adına zorluklar getirebilir.A baixa gravidade da Europa também poderia apresentar-se como um obstáculo para os esforços de colonização.
Ekip 40 milyon dolarlık bütçeyle, yine de birçok zorlukla karşı karşıya kaldı.Com um orçamento de US$ 40 milhões, a equipe de produção ainda enfrentava muitos desafios.
Bu kriz önemli küresel otomotiv gruplarına ciddi zorluklar yaşatmaktadır.Isto teve graves consequências negativas em todos os níveis da sociedade otomana.
Bütün bu zorluklara rağmen Suarez’in programı Temmuz 1976-Haziran 1977 arasında başarıyla uygulanacaktır.Conttudo, o projeto de Suárez foi-se aplicando sem demoras entre julho de 1976 e junho do seguinte ano.
Bu zorlukların ilki coğrafi idi.Depois veio a resposta às principais carências.
71 yaşına varmış olan Hurt zorlukla bulundu.Faleceu aos 71 anos de idade, vítima de problemas de saúde.
Hastalık, kendini yürümede zorluklar, dizde genel bir ağrı olarak göstermektedir.Para continuar a servir-me, vai onde a dor é imensa.
MIPS pazara girene kadar bazı finansal zorluklarla karşılaştı.Albini realizou algumas lutas de boxe antes de ingressar no MMA.
Kral Charles bu dinsel reformları İskoçya'da zorla uygulamaya başlayınca büyük zorluklarla karışlaştı.Quando Carlos tentou impor suas políticas religiosas na Escócia, acabou enfrentando diversas dificuldades.
Harmanlanmış öğrenme metodunun kullanılması beraberinde birtakım zorlukları da getirmektedir.Necessariamente, nas dificuldades de aprendizagem que apresenta um sujeito, está envolvido também o ensinante.
Sosyal ilişki zorlukları, akademik zorluklar kadar sık görülmektedir.As aulas expositivas são frequentemente comparadas com aprendizagem ativa.
Eğitiminin ilk yıllarında okuma ve yazma zorlukları çekti, disleksi hastasıydı.No início, sofria de dislexia, problema em que tinha dificuldade de ler e escrever.
Burada ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldı ve bu süreçte evliliği sonlandı.Ela acabou por superar este constrangimento e, por fim, o casamento acabou por ser consumado.
Kurbanı zorlukla kurtuldu.De hand kon met moeite worden gered.
Aslı'ya çeşitli zorluklar sonucu kavuşur.In werkelijkheid is er een samenspel van verschillende factoren.
Çeşitli zorluklarla karşılaştı.Hij kreeg met allerlei soorten van problemen te maken.
Elazığspor ise son haftalarda aldığı kritik sonuçlar sayesinde zorlukla ligde kalır.Deze belofte brengt hem danig in het nauw in de weken die volgen.
Tabii başka zorluklarda vardır.Maar ze heeft nog andere problemen.
Köyün ulaşımı çok zorlukla sağlanır.Het dorp is moeilijk te bereiken.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.Kolonizacja Europy wiąże się z wieloma trudnościami.
Graz daki politik ve dini zorluklar Kepler in Brahe’ye hızlıca dönme umutlarını altüst etti.Polityczne i religijne trudności w Grazu uniemożliwiły Keplerowi natychmiastowy powrót.
Çocukların gerçeği gözlemleme konusunda zorluklar yaşadıkları doğrulanmıştır.Liczy, że dzieci z głodu powiedzą prawdę.
Strateji video oyunları, stratejik, taktiksel ve bazen lojistik zorlukları ve keşifleri vurgular.Gry strategiczne akcentują wyzwania o charakterze strategicznym, taktycznym, a czasami także logistycznym.
Bunun sebebi Rusya'daki ekonomik zorluklardır.Na trudności te nałożył się kryzys gospodarczy w Rosji.
Berlin'e geldiğinde ise oldukça fazla zorluklar çekti.Po powrocie do Berlina żył w bardzo skromnych warunkach.
Oyuncular, oyun içi zorluklarla karşılaşarak puan kazanabilirler.Z jednej strony gracz może się poczuć znudzony, jeżeli gra jest zbyt łatwa.
Yaralı askerler Azerbaycan üssüne zorlukla geri döndüler.Wszyscy izraelscy komandosi szczęśliwie powrócili do bazy.
Ancak, ekonomik zorluklardan dolayı yarışmadan çekilmek zorunda kalmıştır.Załoga ta z powodu problemów technicznych musiała wycofać się z rywalizacji.
Fransız Ordusu bu isyan zorlukla bastırmıştır.Francuska armia szybko aresztowała buntowników.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Dramat: Pozostań niezłomny w ciężkich czasach.
Kuantum hesaplamaları kısaltılmış “kedi durumu” bazı kübitlerin zorluklarının yerini tutar.Akcja „Rzekomej ogrodniczki" to zawiła pętla uczuć kilku osób.
İşsizlik sebebiyle ekonomik zorluklar çekti.Z powodu trudności finansowych wychodziło nieregularnie.
Eğitiminin ilk yıllarında okuma ve yazma zorlukları çekti, disleksi hastasıydı.I skolan hade han problem med att skriva och läsa, och han lider av dyslexi.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Även jordbrukarna utövade ett stort inflytande.
Çıkarma, zorluklara karşın aralıksız sürmektedir.Dagen förlöper inte utan problem...
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod