Ana içeriğe geç
Sözlük

zorlukla ile cümle

zorlukla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fotoğrafı bırakma sebebinin, stüdyoyu işler halde tutmanın zorlukları olduğunu açıkladı.S'ils disent non, c'est fini, car le studio détient les droits.
Çin Seddi’ne hiçbir zorlukla karşılaşmadan yaklaştılar.L’arrivée de nombreux Chinois ne se fait pas sans problèmes.
Maddî zorluklar yaşıyorlar.Ellos están sufriendo dificultades financieras.
Bu dünya zorluklar ve tehlikelerle doludur.Este mundo está lleno de dificultades y peligros.
Atlattığı zorluklara rağmen Hisao, yeni arkadaşlar ve hatta sevgili bulma fırsatı yakalar.A pesar de sus dificultades, Hisao tiene la oportunidad de encontrar nuevos amigos y el amor.
Elit güçlerin karşısına çıkabilecek zorluklar genellikle toplumun uçlarındakilerinden gelir.Los desafíos para el poder de la elite a menudo surgen en los márgenes de la sociedad.
Şarkı, Strøm'in hayatta karşılaştığı zorluklar üzerine söylediği bir tempoda numara.En la canción, Strøm canta sobre las dificultades que afronta en la vida.
Bunun sebebi Rusya'daki ekonomik zorluklardır.Esto es debido a los problemas económicos de Venezuela.
Artık forum üyeleri kendi karşılaştığı zorlukları ve kendi kişisel hedeflerini yazıyorlar.Hoy en día los miembros de foro proponen sus retos propios basados en sus objetivos personales propios.
Bu deneylerin yürütülmesinde ve sonuçların yorumlanmasında yeni zorluklar getirdi.Esto presentó nuevos retos en el desarrollo de experimentos y en la interpretación de resultados.
Aftermath'in mali zorluklarla yüz yüze olduğu söylentileri ortaya çıktı.Rumores comenzaron a abundar diciendo que Aftermath enfrentaba dificultades económicas.
Rus İç Savaşı, Rusya'daki pek çok bilim insanının bilimle ilgisi olan ailelerine zorluklar getirmişti.El ingeniero ruso investigó algunos de los múltiples problemas que inquietaban a los científicos de la época.
Obi-Wan zorlukla Utapau’dan kaçmayı başardı.Los hermanos lograron escapar a Guanajuato.
Bütün bu zorlukların yanı sıra boyutunun küçük olması neden daha önce keşfedilemediğini açıklamaktadır.Esto, junto con su pequeño tamaño, explica por qué no fue descubierta antes.
Tabii ki bunlar yapılırken birçok zorlukla karşılaşıldı.Sin duda se han mostrado así, por lo menos muchos de ellos.
O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.El verano era frío y húmedo, con dificultades para abastecerse.
Otomobil 1941'de yeni zorluklarla karşılaşır.El ejército recibió los primeros vehículos en 1941.
Eğitimine ekonomik zorluklardan dolayı ara vermek durumunda kaldı.Sin embargo hubo de abandonar los estudios por necesidades económicas.
Çocukluğu yoksul bir çevrede zorluklar içinde geçti.Su infancia transcurrió en un entorno familiar desgraciado.
Şiirde bu çift de bir sıra macera ve zorluklarla karşılasşaktadırlar.Ambos poemarios forman parte de una etapa llena de dudas y meditaciones.
Tahir'in Hamedan'ı kuşatıp abluka etmesi şehir halkını gayet büyük zorluklara sokmuştu.Tomó la ciudad de Isin, a la cual destruyó sus murallas una vez en su poder.
Bir hatalı davranış ile gitarist fena düşerdi." diyerek zorluklarını anlattı.Es difícil trabajar tocando la guitarra lidiando con el hecho de que eso no mejorará".
Çok uluslu firmalar bu alanda çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır.Las Corporaciones Multinacionales se enfrentan con muchos obstáculos diferentes para superar estos desafíos.
Bu durum, sınıflandırılmada zorluklara yol açar.Allí ya se destaca por crear polémicas a clase.
Şarkıya başlamadan önce "Bu şarkı uzak mesafeli ilişkilerin zorluklarını bilen herkes için.Oh, sí, los conozco desde que la canción ' Todas mis canciones son muy diferentes entre sí.
MIPS pazara girene kadar bazı finansal zorluklarla karşılaştı.Sin embargo, MIPS tuvo dificultades financieras en su lanzamiento al mercado.
Bu körelme öğrenme zorluklarına neden olur.Eso les da la ventaja de que son difíciles de detectar.
Şimdi zorlukla Stella'yı ikna ederler ve şimdi amaç Steve'yi sormaktır.Ella ya no está celosa, y ahora comprende lo que Spock experimentó.
Europa'nın düşük yerçekimi kolonizasyon adına zorluklar getirebilir.Anche la bassa gravità di Europa potrebbe presentare sfide agli sforzi di colonizzazione.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.La colonizzazione di Europa presenterebbe numerose difficoltà.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Le vite dei lavoratori erano molto dure.
Bütün bu zorluklara rağmen Suarez’in programı Temmuz 1976-Haziran 1977 arasında başarıyla uygulanacaktır.Nonostante tutto, il progetto di Suárez venne applicato senza ritardi tra giugno 1976 e il giugno 1977.
Bütün bu zorlukların yanı sıra boyutunun küçük olması neden daha önce keşfedilemediğini açıklamaktadır.Assieme alle piccole dimensioni, questo spiega perché non era stata scoperta prima.
İngiltere, sonraki yıllar boyunca İspanya savaşının yarattığı maddi zorlukları yaşadı.L'Inghilterra era stata finanziariamente messa in difficoltà dalla guerra con la Spagna degli anni precedenti.
Kültürel farklardaki zorlukların hafife alınması.Comunicare oltre le barriere culturali.
H334 Solunması halinde nefes alma zorlukları, astım nöbetleri veya alerjiye yol açabilir.H334 – Può provocare sintomi allergici o asmatici o difficoltà respiratorie se inalato.
Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir.Iniziano così i problemi della coppia che non riuscirà più a ritrovare la serenità.
Hastalık, kendini yürümede zorluklar, dizde genel bir ağrı olarak göstermektedir.Il trattamento è riservato solo a quelle condizioni che sviluppano una rigidità dolorosa del piede.
Gerekçesi ise savaştan yenik çıkan Kartaca’nın Roma’ya olan borçlarını bile zorlukla ödemesidir.Parte di tali risorse naturalmente era destinata a Cartagine, per pagare i debiti di guerra con Roma.
Bu zorlukların ilki coğrafi idi.La nuova iniziativa fu una reazione a queste difficoltà.
Ekonomik zorluklar halkı özellikle İstanbul ve diğer büyük şehirlere itmiştir.Ha fatto proprie le istanze della classe media turca, soprattutto delle grandi città, in particolare Istanbul.
71 yaşına varmış olan Hurt zorlukla bulundu.L'unico sopravvissuto fu un ragazzo di 27 anni che rimase severamente ferito.
Sarı ceketlerin çoğu, düşük maaşlar ve yüksek enerji fiyatları nedeniyle ekonomik zorluklar çeken insanlardır.Gran parte dei risparmi sono riversati sui consumatori sotto forma di prezzi più bassi.
Bir hatalı davranış ile gitarist fena düşerdi." diyerek zorluklarını anlattı.Inoltre ha detto che suonare la chitarra è "molto impegnativo", "lo fai difficile quanto vuoi".
Zorluklarının üstesinden geldi.Он преодолел свои затруднения.
Zorluklar olacak.Будут трудности.
İşinde zorluklarla karşılaştı.Он столкнулся с трудностями в своей работе.
Sami zorlukla karşılaştı.Сами столкнулся с трудностями.
Geriye dönüp baktığımızda evren bize; onu gözlemlememizde bazı zorluklar çıkartmıştır.Зло, напротив, отвлекает нас от созерцания Божества.
"Küresel gıda güvenliği: gerçeklik, zorluklar ve perspektifler" - monografi, Almanya, Köln, 2017."Глобальная продовольственная безопасность: реалии, вызовы и перспективы" - монографии, Германия, Кельн, 2017.
Europa'nın kolonizasyonu çeşitli zorlukları beraberinde getirmektedir.Колонизация Европы сопряжена с целым рядом проблем.
Tüm zorluklar ise ondan korkmaktadır”.Тогда страх отступит его».
Sevdiğin kişiyle el ele verirsen, hayatın tüm zorluklarından alnı açık çıkabilirsin.Если вы живёте руку об руку с человеком, которого вы любите, вы можете преодолеть все соблазны жизни ...
Bütün bu zorlukların yanı sıra boyutunun küçük olması neden daha önce keşfedilemediğini açıklamaktadır.Это вместе с её малыми размерами объясняет, почему она не была открыта ранее.
Buna rağmen 12 saatlik bir çabayla, zorlukla da olsa, iki gemi de Korfu Limanı'na ulaşabildi.Только спустя 12 часов оба эсминца удалось привести в гавань Корфу.
Bahro'nun kitabının tartışılmasının zorlukları üzerine.О сложностях обсуждения книги Баро.
Ancak, ekonomik zorluklardan dolayı yarışmadan çekilmek zorunda kalmıştır.Но в связи с финансовыми проблемами снялся с соревнований.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Социальная жизнь была полна трудностей.
Fakat mali ve finansal zorluklar nedeniyle Kıbrıs mahkemeleri tarafından kapatıldı.Однако из-за финансовых и юридических сложностей начало работ было отложено.
Şarkı albümün dans temasından ayrılmakta ve uzak mesafeli ilişkilerin zorluklarını ele almaktadır.Песня отличается от танцевальной тематики альбома и исследует тему трудностей дальних перелётов.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod