Ana içeriğe geç
Sözlük

zorluk ile cümle

zorluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşsizlik sebebiyle ekonomik zorluklar çekti.There were considerable economic grounds for labour unrest.
Moğolca Hatah, zorluk anlamı içerir.Failure of monsoon leads to distress condition.
Yaşadığı zorluklara rağmen, Tohru, neşesini ve iyimserliğini hiç kaybetmez.Despite life's trials, Poong-ho never loses his optimism and sense of humor.
Yeni şartlara uymakta zorluk çekmektedir.I am trying to come to terms with the recent events.
Zorluk derecesi ve bitirme zamanı parça sayısı arttıkça artmaktadır.The level of difficulty increases while completing the workout.
Oyuncular, oyun içi zorluklarla karşılaşarak puan kazanabilirler.Players can gain, depending on difficulty, points on completing these tasks.
Tabii başka zorluklarda vardır.Of course, other problems remain.
Wanyan Chengyu zorlukla hayatta kaldı fakat tüm Jin ordusu yok edildi.The entire Jin army was destroyed while Wanyan Chengyu barely escaped alive.
Ancak kollektivizasyon politikasının uygulanmasında yaşanan zorluklar ciddi bir sorun yarattı."However, to get the Compromise accepted within the society posed serious difficulties.
Uçakların performansı arttıkça zorluklar da artmıştır.The difficulties increased as aircraft performance improved.
Ama maddi zorluklar yüzünden belediye bu suyu çıkaramamıştır.Because of a recent ruling, the city may not be able to withdraw its water.
Vasa arkeologlar için benzersiz zorluklar ortaya çıkartmıştı.Vasa posed an unprecedented challenge for archaeologists.
Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.When the curtain accidentally falls in the middle of the scene, his costume's head falls off.
İnsanlar zorluktan nasıl kurtulacağını bilir.People need a chance to escape from the stress.
Bu zorluk derecesinde ise oyuncu tek darbe ile ölür.At any difficulty level the player may be killed by a single shot.
Hareketin zorluk derecesi kısaltmanın ardından gösterilen bir sayı ile belirtilir.It is expected he will be making a move up in weight after difficulties with weight cutting.
Gorbaçov, Rus parti teşkilatının oluşumunu engelleme denemelerinde zorluklar ile karşılaştı.Gorbachev faced difficulties in trying to block the formation of a Russian party organization.
Fakat bu birinci versiyon şekli ile eserin sahnelenmesinde zorluklar çıkmakta devam etmiştir.Despite these difficulties, negotiations on the first item continued.
O kadar ıslak ve üşümüştüm ki, zorlukla binebildim.Its mood was so grim that I just found it difficult to join in.
Toki Pona en az zorluk seviyesi ile en çok anlamı verecek şekilde tasarlanmıştır.The tuck position is considered the least difficult.
Dolayısı ile sağ elini kullanan atıcılar için bu durum bir zorluk oluşturmaktadır.This causes problems for him, since it is his Demon Right-Hand that he punches with.
Kültürel farklardaki zorlukların hafife alınması.Underestimate of the challenges in cultural difference.
Durumumu anlatacak kelimeler bulmakta zorluk çekiyorum.It's difficult for me to put into words.
Ancak hikâyenin özgün hali, büyük ihtimalle ortaçağ hayatının zorluklarına karşı bir nasihatti.The huge amount of money would guarantee a comfortable life in his old age.
Yolculuğu esnasında bazı otellere alınmamak gibi çeşitli zorluklarla karşı karşıya kaldı.By the end of this period, many people sought other venues than grand hotels.
Tedavi çoğunlukla zorluklar içerir.Treatment is often difficult.
İppolit olaylara inanmakta zorluk çeker.Tultul finds it difficult to make up his mind.
Eh, üstünde çalışıyoruz, ama burada bir zorluk var.Well, we're working on it, but here is a challenge.
Zorluklardan biri bukadar çok robotu nasıl koordine edebileceğinizdir.So one difficulty is: How do you coordinate lots of these robots?
Belki de zorluklar bize bunu veriyor; kendimizi bilmeyi, kendi gücümüzü hissetmeyi.Maybe that's what adversity gives us: a sense of self, a sense of our own power.
Zorluk denilen şey sadece henüz uyum sağlayamamış olduğumuz "değişikliktir"Adversity is just change that we haven't adapted ourselves to yet.
Büyük çılgın zorluklarla bir sorun yok.There's nothing wrong with big, crazy challenges.
Zorlukları çözümlere dönüştürmeden önce bir tane daha, maymunlar ve elmalarla ilgili olan.One more before we flip the challenges into solutions, having to do with monkeys and apples.
Böylece sonunda tasarrufla ilgisi olan tüm davranış zorluklarından bahsetmiş olduk.So we talked about all sorts of behavioral challenges having to do with savings eventually.
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?How is it going to solve the challenges we chatted about?
Gercekten de esas zorluk, kuresel ortalamayi buraya tasiyabilmek.And the challenge, really, is to pull the global average up here.
Bunting hafifçe kızardı ve yakın yüzünü getirdi, görünüşe göre bazı bulma gözlüklerini zorluk.He pointed to the middle of the page.
Yine de 3. zorluk seviyesinden üslü sayı problemlerini çözmeye hazır olduğunuzu düşünüyorum.But I think you're ready to try some of the level three exponent practice problems.
Zorluk değişkenide 2 değer sahip ve ayrıca öğrencinin derste aldığı not değişkeni.Difficulty variable also has two values.
Karşılaşacakları o çok büyük zorluklarını görmemiz lazım.You have to see the enormous challenges that they're going to face.
En büyük zorluk liderlik konusunda.The greatest challenge is about leadership.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.South Sudan. In your lives you've endured extraordinary hardships.
Dünyevi zorluklardan ötürü, bugünlerde manevi insanlara pek rastlanmıyor.Not many spiritual men around these days due to the world's hardships.
- bu hayal etmekte çok zorluk çektiğim bir şey- atomlar inanılmaz derecede küçükler.-- this is really something that I have trouble imagining -- is that atoms are unbelievably small.
Başlıca zorluklar ve güçlükler nelerdir?And what are the main difficulties and challenges?
Fakat bunun için çok sayıda zorluk var.But there are a lot of challenges for this.
Teknik zorluklar yaşıyorum.I'm having technical difficulties.
Ama bu demek değil ki psikotik zorluklardan uzak durabildim.That's not to say that I've remained clear of all psychiatric struggles.
Bunun nedeni pekçok farklı zorluk aslında.And that really has to do to many different challenges.
İkinci zorluk hücrelerle ilgili.The second challenge was cells.
Bizim büyük zorluklarımızın hiçbiri için yavaşlamıyor.It doesn't slow for any of our grand challenges.
Küçük işletmeyi başlatmanın zorluklarını biliyorum.That\'92s why everything I\'92il do is designed to help small businesses grow and add jobs.
Ve Ground Zero, tüm zorluklarına rağmen, ilerliyor.And Ground Zero, despite all its difficulties, it's moving forward.
Hatalar yapacağız, zorluklar yaşayacağız.We will make mistakes, we will experience hardships.
Ve bu zorlukların her biri dünyayı parçalara ayırıp bölmüştür.And each one of these forces split the world, tore the world apart, divided the world.
Aşkın peri masalı olduğunu sanan... ...ve zorlukların sadece onun için yapıldığını düşünen.Thinking love was fairytale And trouble was made only for me
Zorlukla dayanan şehirde... ...keder acıma ile yer değiştirdi.Grief replaced with pity For a city barely coping
Zorluk da burada.And that's the challenge.
Bunu buraya koyabilirim fakat bu biraz zorluk çıkartabilir, 9/5i burada deneyelim.I could put it here, but it'll squeeze a little tight, let me try it-- 9/5 in there.
Zorlukların tam ortasındayken, ruhumu onararak bana geri veren müzikti.In the midst of hardship, it was the music that gave me -- that restored my soul.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod