Ana içeriğe geç
Sözlük

zorluk ile cümle

zorluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kolay zorluk seviyesi ile başlaПочати з легкого рівня
Kolay zorluk seviyesi ile başlaברירת מחדל של רמת קושי
Kolay zorluk seviyesi ile başlaابدأ بمستوى الصعوبة السهل
Kolay zorluk seviyesi ile başla難易度「簡単」で開始
Kolay zorluk seviyesiyle başlaAloita helpolta tasolta
Kolay zorluk seviyesiyle başlaComenzar con un nivel de dificultad sencillo
Kolay zorluk seviyesiyle başlaComincia con il livello di difficoltà facile
Kolay zorluk seviyesiyle başlaDémarrer avec un niveau de difficulté « & #160; facile & #160; »
Kolay zorluk seviyesiyle başlaÎncepe cu nivelul de dificultate Ușor
Kolay zorluk seviyesiyle başlaIniciar com o nível de dificuldade Fácil
Kolay zorluk seviyesiyle başlaKezdőszint: Könnyű
Kolay zorluk seviyesiyle başla쉬운 난이도로 시작합니다
Kolay zorluk seviyesiyle başlaMit einfacher Schwierigkeitsstufe starten
Kolay zorluk seviyesiyle başlaPrični z Lahko težavnostno stopnjo
Kolay zorluk seviyesiyle başlaRozpocznij grę na niskim poziomie trudności
Kolay zorluk seviyesiyle başlaSpustit s lehkou obtížností
Kolay zorluk seviyesiyle başlaStarta med lätt svårighetsnivå
Kolay zorluk seviyesiyle başlaStart med sværhedsgraden 'Let'
Kolay zorluk seviyesiyle başlaStart met moeilijkheidsgraad "Eenvoudig"
Kolay zorluk seviyesiyle başlaΈναρξη με εύκολο επίπεδο δυσκολίας
Kolay zorluk seviyesiyle başlaНачать с лёгкого уровня сложности
Kolay zorluk seviyesiyle başlaПочати з Простого рівня складності
Kolay zorluk seviyesiyle başlaابدأ بمستوى صعوبة سهل
Kolay zorluk seviyesiyle başla難易度「簡単」で開始
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Bagaimana hal ini akan menyelesaikan tantangan yang kita bicarakan ini?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Comment est-ce que ça va résoudre les problèmes dont nous avons discuté ?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Como é que isso vai resolver os desafios de que falámos?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?¿Cómo esto va a resolver los desafíos de los que hablamos?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Cum anume va rezolva acest lucru provocările de care am vorbit?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Hoe lost dat de uitdagingen op waar we over praatten?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Hogyan oldja ez meg a kihívásokat, amelyekről beszéltünk?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Hvordan vil det løse de udfordringer som vi talte om?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Jak ma to przezwyciężyć trudności, o których mówiliśmy?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?어떻게 이 방법이 우리가 지금까지 이야기했던 그 문제들을 해결할까요?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?làm thế nào mà nó giải quyết những thách thức mà chúng ta đã nói đến từ nãy tới giờ?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Ma come può risolvere le sfide di cui parlavamo?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Wie kann das die Behinderungen umgehen, über die wir uns unterhalten haben?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?Как это применимо к сложностям, о которых мы говорили ранее?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?איך זה יפתור את האתגרים עליהם דיברנו?
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?كيف سيحل ذلك التحديات التي تبادلنا الحديث حولها؟
Konuştuğumuz zorlukları bu nasıl çözecek?いかにして解決するのでしょうか? たとえば
Küçük işletmeyi başlatmanın zorluklarını biliyorum.Geschäft.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.A nawet gdy go mam, zdaję sobie sprawę, że większość ma mało cierpliwości dla moich problemów z mową.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Aún así me doy cuenta que la gente tiene muy poca paciencia con mis dificultades al hablar.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Bahkan demikian, saya sadar kebanyakan orang punya kesabaran tipis untuk menghadapi kesulitan bicara saya.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Chiar și cu laptop, sunt conștient că majoritatea oamenilor n-au răbdare pentru dificultățile mele de vorbire.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Cho dù trong tình huống đó, tôi thấy mọi người đều thông cảm cho những khó khăn trong việc nói năng của tôi.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.De még így is tisztában vagyok vele, hogy a legtöbb embernek nincs türelme a nehézkes beszédemhez.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.I přesto vidím, že většina lidí nemá trpělivost s mými řečovými obtížemi.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.그래도, 사람들이 제가 말하는 데에 어려움이 있다는 걸 알고 약간은 참고 기다린다는 것도 알고 있습니다.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Mesmo assim, apercebo-me que a maioria das pessoas tem pouca paciência para as minhas dificuldades na fala.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Zelfs dan besef ik dat de meeste mensen weinig geduld hebben met mijn spraakmoeilijkheden.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Ακόμη και τότε, ξέρω ότι οι περισότεροι έχουν λίγη υπομονή για τις ομηλιτικές μου δυσκολίες.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Дори и тогава съм наясно, че повечето хора проявяват нетърпимост относно затрудненията ми да говоря.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.Кроме того, я знаю, что у большинства не хватает терпения, чтобы выдержать мои трудности с речью.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.אפילו אז, אני מודע שלרוב האנשים יש סבלנות קצרה למוגבלות הדיבור שלי.
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.ورغم هذا ...انا موقن بصبر كثير من الاشخاص علي بسبب صعوبة تحدثي
Laptopum yanımdayken bile, çoğu insanın konuşma zorluklarıma fazla sabredemediklerinin farkındayım.大変だということも分かっています チャズが 過去30年のテレビ番組の声を使って
Lincoln'un dediği gibi, basit bir tanımlaması var - zorluk onu gerçeklik yapıyor.Ako hovoril Lincoln, má jednoduchú definíciu - problém je preniesť ju do reality.
Lincoln'un dediği gibi, basit bir tanımlaması var - zorluk onu gerçeklik yapıyor.Como Lincoln disse, são definições fáceis - o difícil é torná-las reais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod