Hayatımdaki tecrübelerimi, zorluklarla nasıl başa çıktığımı ve olumlu bakış açımı paylaşıyorum.كيف تغلبت على العقبات واستطعت أن أنظر إلى الحياة بطريقة أخرى
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.Dans vos vies, vous avez traversé d'extraordinaires épreuves.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.수단과 남수단의 사람들에게 말입니다. 당신들은 엄청난 고통을 참아왔습니다.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.Nam Sudan. Trong cuộc đời các bạn đã phải chịu những khó khăn to lớn.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.Sudán del Sur.. En sus vidas han soportado increíbles dificultades.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.Sudão do Sul. Nas suas vidas, enfrentaram dificuldades extraordinárias.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.Wasze życie zostalo naznaczone niesamowitym cierpieniem i ubóstwem.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.Έχετε υπομείνει εξαιρετικές δυσκολίες.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.Южного Судана. В ваших жизнях вам пришлось справляться с чрезвычайными трудностями.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.במהלך חייכם נאבקתם בקשיים בלתי רגילים.
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.وجنوب السودان فقد واجهتم مصاعب جمة خلال حياتكم
Hayatlarınızda olağanüstü zorluklara katlandınız.家族や友を失った記憶を胸に抱えてきた
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.Abbiamo avuto qualche difficoltà ad attraversare il passo Khyber, ma siamo finiti in India.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.Am întâmpinat dificultăţi la traversarea trecătorii Khyber, dar am ajuns până la urmă în India.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.카이베르 고개를 넘을 때 다소 어려움도 있었지만, 마침내 인도에 도착하게 되었습니다.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.Mieliśmy trochę kłopotów z przeprawą przez przełęcz, ale dotarliśmy do Indii.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.Nous avons eu du mal à traverser la Passe de Khyber, mais nous avons fini en Inde.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.Tivemos muita dificuldade em atravessar o Passo Khyber, mas acabámos por chegar à Índia.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.Tuvimos algunas dificultades para sobrepasar el paso Khyber, pero terminamos en la India.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.We hadden wat moeite om de Khyberpas over te geraken maar uiteindelijk kwamen wij in India terecht.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.Wir hatten ein paar Schwierigkeiten, über den Khyber Pass zu kommen, aber wir endeten letztlich in Indien.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.Было не так просто преодолеть перевал Хайбер, но все-таки мы оказались в Индии.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.Имахме малко трудности с преминаването на пункта Кхибер, но се озовахме в Индия.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.היה לנו קושי מסוים לעבור את מעבר קיבר, אבל הגענו לבסוף להודו.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.واجهنا بعض الصعاب في المرور عبر مضيق خيبر، لكننا جرحنا في الهند.
Hayber Geçidi'nden bir kaç zorluk yaşadık ama Hindistan'a vardık.ついにインドで終末を迎えました 我々の世代なら誰もがやったように
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.An jedem Ort warten große Herausforderungen.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.Der vil være udfordringer alle steder.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.En cada lugar habrá grandes desafíos.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.Il y a des défis énormes pour chaque site.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.În fiecare locaţie vor fi provocări imense.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.In ogni sito scelto ci saranno sfide enormi.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.모든 곳에서 지속적으로 문제들도 있을것 입니다만
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.Minden helyszínen nagy kihívásokkal fogunk szembenézni.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.Op elke plek zullen we voor grote uitdagingen staan.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.W każdym miejscu będą olbrzymie wyzwania.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.На всяко място ще има огромни предизвикателства.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.На каждой площадке нас ждут огромные трудности.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.בכל אתר יהיו אתגרים גדולים מאוד.
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.في كل موقع ستكون هناك عقبات جمة
Her bölgede büyük zorluklarla karşılaşacağız.地元の科学者は計画をリードする役割を 期待されています
Her zaman ki gibi, İranlı internet kullanıcıları 2012 yılında da bir çok zorlukla mücadele ettiler.Comme d'habitude, les internautes iraniens ont fait face à de nombreux défis en 2012.
Her zaman ki gibi, İranlı internet kullanıcıları 2012 yılında da bir çok zorlukla mücadele ettiler.Como siempre, los internautas iraníes se han enfrentado a muchos desafíos en 2012.
Hey, Ha Ni.. Senin bu kadar zorluk çekmenHé, Ha Ni, tu prends ça trop à coeur.
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Bez wątpienia będziemy w stanie odkryć jakieś rozwiązanie trudności Pan Bickersteth się, sir. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Bickersteth er svært, sir. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "의심의 여지 우리는 씨 Bickersteth의 어려움 중 일부 솔루션을 발견할 수 없다 알겠습니다. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Epäilemättä voimme löytää joitakin ratkaisu Mr.
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Fără îndoială că vom putea descoperi unele soluţii de dificultate domnului Bickersteth lui, domnule. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Ingen tvekan om att vi skall kunna upptäcka några lösning av Mr Bickersteth svårighet, sir. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Không nghi ngờ gì, chúng ta sẽ có thể khám phá ra một số giải pháp khó khăn của ông Bickersteth, thưa ông. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Nem kétséges, képesek leszünk felfedezni néhány megoldás Mr.
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Není pochyb o tom budeme moci objevit nějaké řešení obtíží pana Bickersteth to, pane. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Ni dvoma, bomo lahko odkrili nekatere rešitve težav g. Bickersteth je, gospod. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Niet pochýb o tom budeme môcť objaviť nejaké riešenie problémov pána Bickersteth to, pane. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Non c'è dubbio che saremo in grado di scoprire una soluzione di difficoltà Mr. Bickersteth, il signore. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Nul doute que nous serons en mesure de découvrir une solution de la difficulté de M. Bickersteth, monsieur. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Tidak diragukan lagi kita akan mampu menemukan beberapa solusi kesulitan Mr Bickersteth itu, Sir. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Без сомнения, мы сможем открыть для себя какое-либо решение трудности г-н Бикерстет, в сэр. "
Hiç şüphe yok ki biz, Sayın Bickersteth zorluk bazı çözüm bulmak mümkün olacaktır efendim. "Без сумніву, ми зможемо відкрити для себе будь-яке рішення труднощі пан Бікерстет, в сер. "