Ana içeriğe geç
Sözlük

zorluk ile cümle

zorluk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Hayatta birçok zorluklara katlanmak zorundasın.You have to endure a lot of hardships in life.
Başkan zorluklarla başa çıkabilir.The President is capable of handling the difficulties.
Bir sürü zorluklar yaşadığını hayal ediyorum.I imagine that you went through a lot of difficulties.
Sana telefonla ulaşmakta zorluk çektik.We have had difficulty reaching you by phone.
O zaman, ülkemiz ciddi ekonomik zorluklarla karşı karşıya kalmıştır.At the time, our country was confronted with serious economic difficulties.
Jenny Japonca çalıştığından Japonya'da zorluk çekmedi.Having studied Japanese, Jenny had no trouble in Japan.
O dul ve emeklidir ve birçok zorluklarla karşı karşıyadır.She's a widow and a pensioner, and faces many hardships.
Onun İngilizce mesajı anlamasını sağlamada zorluk çektim.I had difficulty in making him understand the message in English.
Onun evini bulmakta biraz zorluk çektik.We had some difficulty finding his house.
Tüm zorluklara rağmen başardı.He succeeded in spite of all difficulties.
O, gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty explaining the mystery.
Zorlukların üstesinden geldi.He got over the difficulties.
Gizemi açıklamada zorluk çekmedi.He had no difficulty in explaining the mystery.
Problemi çözmede bir zorluk çekmedi.He had no difficulty solving the problem.
O, zorluklarla karşılaştığında nadiren pes eder.He rarely gives in, confronted with difficulties.
Nehri yüzerek geçmede zorluk çekmedi.He had no difficulty swimming across the river.
O, zorluk olmadan ağaca çıkar.He gets up the tree without difficulty.
Bir sürü zorluklardan geçmesi gerekiyordu.He had to go through a lot of hardships.
O kilo vermede zorluk çekiyor.He is having a hard time losing weight.
Zorluklarının üstesinden geldi.He got over his difficulties.
O zorluklarla iyi başa çıkar.He will cope well with difficulties.
O zorlukları aşmasını bildi.He made his way through difficulties.
O gençliğinde birçok zorluklar geçirdi.He went through many hardships in his youth.
O pek çok zorluklar karşısında başarılı oldu.He succeeded in the face of many difficulties.
O zorluklarla baş edemediler.They could not cope with those difficulties.
Onlar, Tom'un gençliğinde hangi zorlukları yaşadığını bilmiyorlar.They don't know what difficulties Tom went through in his youth.
Onlar zorlukların farkındalar.They are aware of the difficulties.
Finansal zorluk çekiyorlar.They are suffering financial difficulties.
Mali zorluklar yaşıyorlar.They are suffering financial difficulties.
Sorularımı zorlukla yanıtladılar.They answered my questions with difficulty.
İşi herhangi bir zorluk olmadan yaptı.She did the work without any difficulty.
Görevlerini bir zorluk olmadan tamamladılar.They accomplished their task without any difficulty.
Babasının ölümünden beri o bir sürü zorluklar geçirdi.Since her father's death, she has gone through a lot of hardships.
Oda o kadar duman doluydu ki zorlukla nefes alabildim.The room was so full of smoke that I could hardly breathe.
Genç adamlar tüm zorluklara rağmen bunu yapacaklarını söylediler.The young men said that they would do it despite all of the difficulties.
Bazı beklenmedik zorluklar ortaya çıktı.Some unexpected difficulties have arisen.
Ekspres tren o kadar hızlı geçti ki onu zorlukla gördük.The express train went by so fast we hardly saw it.
Biz herhangi bir zorluktan korkmuyoruz.We're not afraid of any difficulties.
Hiçbir zorluktan korkmuyoruz.We're not afraid of any difficulties.
Birçoğu sömürgecilik altında uzun süre baskı ve zorluktan çekti.Many have long suffered oppression and hardship under colonialism.
Kuraklık sırasında, çiftçiler kıt kanaat zorlukla geçinebiliyorlar.During droughts, farmers are barely able to eke out a living.
Bazı insanlar özür dilemekte zorluk çekerler.Some people have difficulty apologizing.
Kiramı ödemede zorluk çekiyorum.I have difficulty paying my rent.
Dikkatli ol. Bir zorluk istemiyorum.Be careful, I don't want any troubles.
Tom zorlukların farkında idi.Tom was aware of the difficulties.
Tom her zaman satır aralarını okumakta zorluk çekti.Tom has always had trouble reading between the lines.
Tom ve Mary herhangi bir zorluk olmadan görevlerini tamamladı.Tom and Mary accomplished their mission without any difficulty.
Koşucu zorlukla nefes alıyordu.The runner was gasping for breath.
O nefes almakta zorluk yaşıyor.He is having difficulty breathing.
Tom kararlar vermede zorluk çekiyor.Tom has difficulty making decisions.
Tom arkadaş edinmede zorluk çekiyordu.Tom had trouble making friends.
Tom bisiklete binmeyi öğrenirken çok zorluk yaşadı.Tom had a hard time learning how to ride a bicycle.
Ben konsantre olmakta zorluk çekiyorum.I'm having a hard time concentrating.
Zorluklar yıldırıcı ama biz bunları aşabiliriz.The challenges are daunting, but we can overcome them.
Zorluklar yıldırıcı ama biz bunların üstesinden gelebiliriz.The challenges are daunting, but we can overcome them.
Zorlukları severim.I like challenges.
Tom işitmekte zorluk çekiyor.Tom has a hard time hearing.
Onun el yazısı o kadar küçüktü ki zorlukla okunuyordu.Her handwriting was so tiny it was barely legible.
Tom, sınıftaki diğer öğrencilerle geçinme konusunda zorluk çekiyor.Tom has trouble getting along with other students in his class.
Onlar muhtemelen zorluklarla başa çıkabilecekler.They'll probably be able to cope with the difficulties.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod