Ana içeriğe geç
Sözlük

zorluğu ile cümle

zorluğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Stadyumla ilgili tek sorun, gelecekteki kullanım şeklini öngörmenin zorluğu.The only problem with the stadium is that it is hard to envision its future use.
Çoğu eleştiri ise oyunun yavaş akışı ve uyumsuz zorluğu ile ilgiliydi.Most criticisms were directed at the slow pace of the game and its inconsistent difficulty.
Kaba kuvvet saldırılarının zorluğu, yineleme sayısıyla birlikte artar.The difficulty of a brute force attack increases with the number of iterations.
Eliptik eğrinin boyutu aynı zamanda problemin zorluğunu da belirler.The size of the elliptic curve determines the difficulty of the problem.
Dikey çiftlikler büyük başlangıç maliyetinin mali zorluğunu yenmelidir.Vertical farms must overcome the financial challenge of large startup costs.
Konçerto, zorluğu nedeniyle birçok piyanist tarafından saygı görüyor, hatta korkuluyor.Owing to its difficulty, the concerto is respected, even feared, by many pianists.
Ruhban okulu, birçok zorluğun üstesinden geldikten sonra görevine başladı.The seminary began its mission after overcoming many difficulties.
Sistemin bir diğer zorluğu, doğanın verdiği açıklamadır.Another difficulty of the system is the account given of nature.
Hayatın birçok zorluğuna göğüs geren bir kadın.A woman who is enduring many hardships in life.
Menderes ailesi ve meslektaşları ile her türlü zorluğu yaşadı.Menderes faced all kinds of difficulties with his family and colleagues.
Bu yaklaşımın en büyük zorluğu oyun oynayan insanlara ulaşmak olacaktır.The major challenge of this approach will be reaching to the people who play games.
Öğrenme Zorluğu Her turda: Kozcu olup en az 6 el yapmak.Spielziel ist beim Wallachen, mindestens sechs oder mehr Stiche zu machen (maximal sind zehn Stiche möglich).
Pepee gibi biraz konuşma zorluğu çekiyor.Ausgesprochen wird der Begriff wie Pepsi.
Bu rota da teknik bir tırmanış zorluğu içermez.Il ne nécessite pas d'escalade technique.
Ayrıca maraton zorluğunun anlamı oynanılan haritanın 5 dakikadan fazla olmasıdır.Néanmoins les temps des marathoniens sont supérieurs de dix minutes du record des Jeux.
Ancak unuttukları asıl mesele ise çakal olmak değil de, çakallarla dans edebilmenin zorluğudur.Cependant, dans la plupart des mentions, le but n'est pas la transformation en chacal mais la purification.
František Palacký ve Pavel Jozef Šafárik, Çek tarihini yeniden gözden geçirme zorluğunu üstlendi.František Palacký y Pavel Jozef Šafárik tomaron para sí el desafío de reexaminar la historia checa.
Test etmenin zorluğu.Dificultad de prueba.
Hayatın zorluğundan ve bunun İspanya ile savaş dolayısıyla daha da kötüleştiğinden şikayet etmektedirler.Se quejan de su dura vida, empeorada por la guerra con España.
Pepee, konuşma zorluğu çeken 4 yaşında bir erkek çocuktur.Skippy es un niño de nueve años que no para de hacer travesuras.
Ana işlem fabrikası yok edilirse askerimiz için iletişim - işlem yapma zorluğu artacaktır.El foto transportador: - Si no hay problema por ti, construiremos la máquina.
Easy: Genel zorluğu azaltır.Estado: Preocupación menor.
Zorluğu kabulleniriz, azimle mücadelemizi sürdürürüz ve işi hallederiz." dedi.Así que hay que prepararse intensamente y pelear a fondo".
Bu rota da teknik bir tırmanış zorluğu içermez.La salita non presenta nessuna difficoltà tecnica.
Zorluğu kabulleniriz, azimle mücadelemizi sürdürürüz ve işi hallederiz." dedi.Ci butteremo nella mischia, prenderemo l'oro e ce ne andremo!".
6-7 yaşlarında iken babasını kaybetti ve ailesi büyük geçim zorluğuna düştü.Perse il padre all'età di sette anni lasciando la famiglia in condizioni di estrema povertà.
Fakat jet motor üretiminin zorluğundan dolayı seri üretim 1944 yılına kadar başlayamamıştır.A causa della scarsezza di materiali la costruzione pote' iniziare soltanto nel 1914.
Bu durumu hikâye yazmanın zorluğuyla açıklamıştır.Нам явно надоедало писать рассказы.
Ayrıca solunum zorluğu da gözlemlenebilir.Также могут присутствовать тягучие выделения из глаз.
Buna gördüğü bireyleri tanıma zorluğu çeken otistik bireylerde ilave edilebilir.Нетрудно предположить, какое испытание их там ожидает.
Test etmenin zorluğu.الإختبار الصعب.
Ayrıca solunum zorluğu da gözlemlenebilir.Também podem ocorrer o escurecimento da pele.
Zorluğu kabulleniriz, azimle mücadelemizi sürdürürüz ve işi hallederiz." dedi.Nós vamos lutar, nos esforçar e vocês irão nos julgar depois."
Ancak yaşadığı geçim zorluğu onu bu hayalinden muaf tutmaktadır.Ele começa então a prejudicá-la, para impedir que realize seu sonho.
Hayatın zorluğundan ve bunun İspanya ile savaş dolayısıyla daha da kötüleştiğinden şikayet etmektedirler.Ze klagen over hun harde leven, dat door de oorlog met Spanje nog zwaarder is geworden.
Pepee gibi biraz konuşma zorluğu çekiyor.Hij is net als Pee hard aan het werk.
6-7 yaşlarında iken babasını kaybetti ve ailesi büyük geçim zorluğuna düştü.Toen hij een jaar of zes was, was zijn vader ernstig in de war.
Ayrıca solunum zorluğu da gözlemlenebilir.Ook kan het borstbeen gedraaid zijn.
Ayrıca solunum zorluğu da gözlemlenebilir.Zauważyć można też lekkie nastroszenie łusek.
Birçok zorluğu aşarak kurtulabilmiştir.W wielu sytuacjach potrafi się obejść.
Şu anda susuzluk ve kuraklık nedeniyle mahalledeki insanlar geçim zorluğuna düşmüşlerdir.W wyniku upału i ciasnoty część osób zmarła już podczas transportu do Bełżca.
Öğrenme Zorluğu Oyundaki amaç elinde aynı numaradan dört kart biriktirmektir.Gra polega na zdobyciu czterech kart jednakowej wartości.
Korunmasız bir kadın için böylesi dehşetli bir dünyada yaşamanın zorluğunu bilen vardır mutlaka.Szybko zdaje sobie sprawę, że w tym piekle ma nikłe szanse na przeżycie.
Bu rota da teknik bir tırmanış zorluğu içermez.Denna ringled kräver ingen teknisk klättring.
Motorun en büyük zorluğu da buradan kaynaklanır.Den största källan till problem var motorn.
Bu durumu hikâye yazmanın zorluğuyla açıklamıştır.Det är därför svårt att spåra skriftens historia.
Bu sayede köyde ulaşım zorluğu çekilmemektedir.Detta för att markera att det inte är mötande trafik där.
Zorluğu kabulleniriz, azimle mücadelemizi sürdürürüz ve işi hallederiz." dedi.Ми будемо наполегливо продовжувати робити свою справу і рухатися вперед разом».
Bu sayede köyde ulaşım zorluğu çekilmemektedir.Здається, час не торкнувся цього села.
Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.Jde o relativní hodnotu sloužící k porovnání úspěšnosti různých jedinců.
Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.Astfel poate fi comparată eficiența diferitelor țări.
Zorluğu kabulleniriz, azimle mücadelemizi sürdürürüz ve işi hallederiz." dedi.Ne ridicăm la înălțimea provocărilor, perseverăm”.
Birçok zorluğu aşarak kurtulabilmiştir.Sok akadályt kellett leküzdenie.
NowGamer olumlu değerlendirme yaptı, 8.4/10 puan verdi, sadece zorluğu eleştirdi.NowGamer antoi 8.4/10, kritisoiden vaikeustasoa vain.
Bu rota da teknik bir tırmanış zorluğu içermez.Loppulähestyminen huipulle vaatii myös teknistä kiipeilyä.
Konuşma ve hareket zorluğu çekmektedir.Liikkuminen ja puhuminen tuottivat hänellä suuria vaikeuksia.
Ayrıca solunum zorluğu da gözlemlenebilir.Myös sydämen vajaatoimintaa voi ilmetä.
Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.Tällöin voidaan vertailla ja laskea yhteen eri ihmisten hyötyjä.
Söz konusu metot, kolay çözüm avantajına karşın ters Laplace dönüşümünün zorluğu ile dengelenir.Paineilmaan verrattuna monimutkaistava tekijä on paluulinjan tarve.
Bunun başlıca sebebi, örümcekleri bir arada tutmanın zorluğudur.Tähän oli syynä lähinnä savuhormien yhdistäminen yhdeksi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod