Motorun en büyük zorluğu da buradan kaynaklanır.Auton suurin heikkous oli sen moottori.
Hayatın zorluğundan ve bunun İspanya ile savaş dolayısıyla daha da kötüleştiğinden şikayet etmektedirler.Παραπονιούνται για τη σκληρή ζωή τους, την οποία χειροτερεύει ο πόλεμος με την Ισπανία.
Ayrıca solunum zorluğu da gözlemlenebilir.Η ευαισθησία στη κάτω κοιλιά μπορεί επίσης να εμφανιστεί.
Zorluğu kabulleniriz, azimle mücadelemizi sürdürürüz ve işi hallederiz." dedi.Μαλώσαμε άσχημα, το αφήσαμε πίσω μας και προχωρήσαμε."
Test etmenin zorluğu.Test er en afprøvning.
Bu rota da teknik bir tırmanış zorluğu içermez.Der er ikke tale om nogen teknisk vanskelig bestigning.
Öğrenme Zorluğu Her turda: Kozcu olup en az 6 el yapmak.En langfarve defineres som en kulør med mindst 6 kort.
Ayrıca solunum zorluğu da gözlemlenebilir.Også hjertets funksjon kan bedømmes.
Pepee gibi biraz konuşma zorluğu çekiyor.Nó có độ cứng xấp xỉ như topaz.
Easy: Genel zorluğu azaltır.全体的に難易度が低下している。
Öğrenme Zorluğu Her turda: Kozcu olup en az 6 el yapmak.全員行動させるには6人なので最低でも6APとそれぞれデンチが1ゲージずつ必要となる。
Bu oyunun zorluğundan dolayı Mestrelerin (Ustaların) oyunu da denmektedir.このシステムもあり、このゲームの難しさを際立たせている。
Bunun başlıca sebebi, örümcekleri bir arada tutmanın zorluğudur.恒常性の維持が困難になることが原因である。
Fakat jet motor üretiminin zorluğundan dolayı seri üretim 1944 yılına kadar başlayamamıştır.しかしながら、本エンジンの供給が遅れたために生産は1944年までずれ込んだ。
Yutma güçlüğü ve konuşma zorluğu da ilk belirti olabilir.另外,吞嚥困難和言語不清也可能是最初徵兆。
Pepee gibi biraz konuşma zorluğu çekiyor.跟辣椒素一样亦有刺激性。
Ayrıca solunum zorluğu da gözlemlenebilir.게다가 차수의 감소로 어려움이 있을 수 있다.
Test etmenin zorluğu.“試練속의 多難...
Test etmenin zorluğu.Изпълнението на тестовете.
Bunlardan biri değişik insanların faydalarının karşılaştırılmasının zorluğudur.Ето защо полезността на една стока ще е различна за отделните индивиди.
Birçok zorluğu aşarak kurtulabilmiştir.S puno poteškoća je kašljao.
Prosopagnosia (yüz körlüğü): hasta tanıma zorluğu ile karşı karşıyadır.Slijepi pacijent: (ogorčeno) Živi su gluhi.
Eliptik eğrinin boyutu aynı zamanda problemin zorluğunu da belirler.Veľkosť eliptických kriviek určuje obťažnosť problému.
Ancak unuttukları asıl mesele ise çakal olmak değil de, çakallarla dans edebilmenin zorluğudur.Posebnost je bas boben, ki se ne igra s palicami, temveč s pedalom.
Bu puanların sayısı görevin zorluğuna göre belirlenir.Užduočių taškų duodamas kiekis priklauso nuo užduoties sunkumo.
Çoğu olumsuz eleştiri ise oyunun yavaş akışı ve kararsız zorluğu ile ilgiliydi.Žaidimo siužetas dažnai sulaukė kritikos dėl per didelio sudėtingumo ir žanrui netinkamo niūrumo.
Ama bu problemin zorluğu ve aktif bir şekilde bunun farkında olmamamız,이것이 매우 힘든 일이고 또 우리들 자체가 사실 이런 알고리즘을 아직 정확히
Ama bu problemin zorluğu ve aktif bir şekilde bunun farkında olmamamız,Pero la dificultad del problema y el hecho de que en realidad no lo tengamos resuelto, no le quita
Ama bu problemin zorluğu ve aktif bir şekilde bunun farkında olmamamız,אבל הקושי של הבעיה והעובדה שלא הצלחנו להשתלט עליה,
Ama bu problemin zorluğu ve aktif bir şekilde bunun farkında olmamamız,私たちによく分かっていないという事実が プラグマティック・ケイオスの効果を
Ama öncelikle iletişimle ilgili genel zorluğu anlamamız gerekir.la difficoltà di comunicazione in generale.
Ama öncelikle iletişimle ilgili genel zorluğu anlamamız gerekir.את הקושי הכללי של התקשורת
Ama öncelikle iletişimle ilgili genel zorluğu anlamamız gerekir.الصعوبة العامة للتواصل.
Ama öncelikle iletişimle ilgili genel zorluğu anlamanız gerekir.Ma prima devi comprendere
Ama öncelikle iletişimle ilgili genel zorluğu anlamanız gerekir.אבל בתחילה את צריכה להבין
Ama öncelikle iletişimle ilgili genel zorluğu anlamanız gerekir.لكن اولاً عليك ان تفهم
Ancak oyunun zorluğu ve karmaşıklığı beklenmedik sorunlara neden oldu.Der Schwierigkeitsgrad und die Komplexität des Spiels führten jedoch zu unerwarteten Problemen.
Ancak oyunun zorluğu ve karmaşıklığı beklenmedik sorunlara neden oldu.하지만 게임이 너무 어렵고 복잡하다는 예상치 못한 문제가 생겼습니다
Ancak oyunun zorluğu ve karmaşıklığı beklenmedik sorunlara neden oldu.Mais la grande difficulté et la complexité du jeu ont causé des problèmes inattendus.
Ancak oyunun zorluğu ve karmaşıklığı beklenmedik sorunlara neden oldu.Nicméně vysoká obtížnost a složitost hry způsobila neočekávané problémy.
Ancak oyunun zorluğu ve karmaşıklığı beklenmedik sorunlara neden oldu.Niemniej wysoki poziom trudności i złożoność gry skutkowały nieoczekiwanymi problemami.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.Az egész fagyási sérülésekről, nehéz járásról, nehéz légzésről szól -- hideg, nehéz körülményekről.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.Het gaat over vrieswonden en moeilijk stappen, moeite met ademhalen -- koude, uitdagende omstandigheden.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.사실, 그 책들은 전부 동상이나 걷는게 얼마나 어려운지, 숨쉬는 게 얼마나 어려운지, 추운 날씨나 도전적인 자연 환경들에 대한 겁니다.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.Sunt pline de degerături, înaintări dificile, respirat dificil, frig, condiții dificile.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.Ve skutečnosti je to všechno o omrzlinách a těžké chůzi, o potížích s dýcháním... zimě, náročných podmínkách.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.Насправді, у них йдеться про обмороження, нездатність йти і важкість дихання - холодні та вимогливі умови.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.למעשה, מדובר על כוויות קור, קשיי הליכה וקשיי נשימה-- קור, נסיבות מאתגרות.
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.في الحقيقة ، هي كلّها آثار صقيع و صعوبة في المشي و صعوبة في التنفس .. برد ، و تحدّي للظروف .
Aslında, bunların hepsi donmalar ve zorlu yürüyüşler hakkındadır ve nefes zorluğu -- soğuk, zor şartlar.事実 すべて凍傷と歩行困難 呼吸困難 寒さに 厳しい状況ばかり 人が幸せになる事だけを考えるなら 登頂した瞬間に言うでしょう
Bayes Ağları'nda genel olarak çıkarım yapmak için yine de zor, NP zorluğunda, bir hesaplama olacak.Je to stále složitý výpočet, NP-těžký výpočet, provádět odvozování v Bayesovských sítích obecně.
Bayes Ağları'nda genel olarak çıkarım yapmak için yine de zor, NP zorluğunda, bir hesaplama olacak.Wnioskowanie w oparciu o sieci Bayesa wciąż jest problemem trudnym obliczeniowo, NP-trudnym.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Cred că cea mai mare adversitate pe care am creat-o este ideea de normalitate.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Eu acho que a maior adversidade que criámos para nós próprios é a ideia de normalidade.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Io credo che la più grande avversità che ci siamo creati è questa idea di normalità
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Je pense que la plus grande adversité que nous ayons créée pour nous-mêmes c'est l'idée de normalité.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.제 생각엔 우리들이 만들어왔던 가장 큰 역경은 정상 이라는 개념인 것 같습니다.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Menurut saya rintangan terbesar yg kita buat sendiri adalah konsep tentang ke-normal-an.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Myslím si, že to největší neštěstí, které jsme si vytvořili je myšlenka normálnosti.
Bence yaşamdaki en büyük zorluğumuz, kendi kendimize yaratmış olduğumuz normallik fikri.Myslím ,že najväčšia nepriazeň osudu ,ktorú sme si stvorili sami pre seba je táto predstava normálnosti.