Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.In altre parole, costringono le studentesse a scoprirsi il capo.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Innymi słowy, zmuszali oni studentki do odsłonięcia swych głów.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Inými slovami, nútili študentov, aby si odkrývali hlavy.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Jinak řečeno, nutili studentky, aby nenosily šátky.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.말하자면 그들은 학생들이 머리를 내놓고 다니도록 강요한다는 것입니다.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Más szóval, kényszerítette a hallgatókat, hogy hagyják fedetlenül a fejüket.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Met andere woorden, ze dwongen studenten tot het ontbloten van hun hoofden.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Nói cách khác, họ ép học sinh không được che khuôn mặt.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Ou seja, forçavam as estudantes a destapar a cabeça.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Με άλλα λόγια, ανάγκαζαν τις φοιτήτριες να ξεσκεπάζουν τα πρόσωπά τους.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Другими словами, они заставляли студентов ходить с непокрытой головой.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.Іншими словами, студентів змушували ходити з непокритою головою.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.С други думи, те принуждаваха студентите да си откриват главите.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.במילים אחרות, הם אכפו על סטודנטים לחשוף את ראשם.
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.اي بمعنى آخر .. كانت تجبر الطالبات على نزع الحجاب
Bir başka deyişle, öğrencileri başlarını açmaya zorlarlardı.ベールを着用しないでいることを強制していました。 ベールを着けてはいけないと強制することは
Bir hırsız olmak istemem. Ama beni zorlarsan başka yolu olmayacak.En halua olla varas mutta jos pakotat minut ei ole muuta mahdollisuutta.
Bir hırsız olmak istemem. Ama beni zorlarsan başka yolu olmayacak.Ik wil geen dief zijn maar als je me dwingt, dan is er geen alternatief.
Bir hırsız olmak istemem. Ama beni zorlarsan başka yolu olmayacak.Non voglio essere un ladro ma se mi costringi, non posso fare altrimenti.
Bir hırsız olmak istemem. Ama beni zorlarsan başka yolu olmayacak.Nu vreau sa fiu un hot dar daca ma obligi atunci nu am alta varianta.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Ci costringevano ad imparare cose come il Latino.¥
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Họ bắt học sinh học những môn như tiếng Latin
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Ils nous forçaient à apprendre des trucs comme le latin.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.라틴어 같은 걸 배우도록 하질 않나,
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Mereka memaksa kami untuk belajar hal-hal seperti bahasa Latin.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Ne obligau sa învăţăm chestii precum latina.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Nos obligaban a aprender cosas como latín.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Nutili nás učit se třeba latinu.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Ránkerőltettek tárgyakat, többek között a latint.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Sie zwangen uns Dinge wie Latein zu lernen.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Ze dwongen ons Latijn te leren en dergelijke.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Zmuszali nas do uczenia się chociażby łaciny.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Μας ανάγκαζαν να μάθουμε Λατινικά.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Вони змушували нас вчити речі на кшталт латини.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Караха ни да учим латински.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.Они заставляли нас учить предметы вроде латыни.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.הכריחו אותנו ללמוד דברים כמו לטינית.
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.أجبرونا على تعلم أمورا مثل اللاتينية
Bizi Latince gibi şeyler öğrenmeye zorlarlardı.教師は面白くないし
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.A br elem sortörést hoz létre a szövegben.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.a in řádek text n
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.br elementet tvinger til et linjebrud i den nuværende linje af tekst.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.br 요소는 현재행에서 줄바꿈 하도록 합니다.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.br要素は、現在の行の「改行」を強制します。
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Das Element br erzwingt einen Zeilenumbruch in der aktuellen Zeile.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.El elemento br fuerza una nueva línea a partir del mismo.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Element br zahteva prelom v trenutni vrstici besedila.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Element br zalomí aktuálny riadok textu.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Elementet br tvingar fram en radbrytning för nuvarande textrad.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Het br-element forceert het afbrekenvan de huidige regel tekst.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.L'élément br provoque un retour à la ligne dans la ligne de texte actuelle.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.L' elemento br forza un 'andata a capo nell' attuale linea di testo.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.O elemento br obriga a uma quebra na linha de texto actual.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Znacznik br wymusza przejście do nowego wiersza.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Το στοιχείο br εξαναγκάζει μία διακοπή στην τρέχουσα γραμμή του κειμένου....
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Елемент br примусово розриває поточний рядок тексту, щоб почати з нового рядка.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Елементът br прекъсва текущия ред от текста.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.Элемент br приводит к разрыву строки.
br ögesi metnin mevcut satırı içinde bir kesme zorlar.الـ element a توقّف بوصة الحالي سطر من نص n
Bu etki insanı başlamış olduğu işi bitirmeye zorlar.والذي يجبر البشر على الانتهاء من المهمة التي بدأوا العمل عليها