Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Quienquiera que haya dado algo a África ha recibido mucho más.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Todos os que deram alguma coisa a África receberam muito mais.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Wie ooit iets gaf aan Afrika, heeft er veel meer voor teruggekregen.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Όποιος έχει προσφέρει στην Αφρική, έχει εισπράξει πολλά περισσότερα.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Всеки, който е дал нещо на Африка, е получил много повече в замяна.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Любой, кто дал что-либо Африке, получил взамен гораздо больше.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.כל מי שאי פעם נתן משהו לאפריקה , קיבל בחזרה הרבה יותר.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.أي شخص أعطي شئ لافريقيا أخذ أشياء أكثر في المقابل.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.エチオピアは僕を興奮させるだけでなく 僕の心を開放した
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Así que la cultura, la cultura aborigen del norte, tradicionalmente ha sido muy estacional.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Daher hat sich das Leben der nordischen Ureinwohner stark nach den Jahreszeiten gerichtet.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Därmed har kulturen, den nordiska ursprungskulturen, traditionellt varit högst säsongsberoende.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Deci cultura, cultura nordică aborigenă, a fost în mod tradiţional extrem de sezonieră.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.De cultuur, de oorspronkelijke cultuur van het noorden, is dus traditioneel erg seizoensgebonden.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Donc la culture, la culture aborigène du nord, a été par tradition hautement saisonnière.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Ennek megfelelően az északi bennszülött kultúra hagyományosan évszakhoz kötött életet él.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Então, a cultura aborígene do norte, tem sido tradicionalmente altamente sazonal.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Jadi budaya, budaya asli utara, secara tradisi sangat tergantung pada musim.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.그래서 북쪽의 토착 문화는 전통적으로 계절에 따라 매우 다릅니다.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Kultura północnych aborygenów tradycyjnie zależała od pór roku.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.La cultura quindi, quella degli aborigeni del nord, tradizionalmente è molto stagionale.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Så kulturen, den nordlige aboriginal kultur, har traditionelt set været utrolig sæsonpræget.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Takže kultúra - severná domorodá kultúra - je tradične vysoko sezónna.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Takže kultura, severská aboriginská kultura, byla tradičně vysoce sezónní.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Thế nên nền văn hóa thổ dân phương bắc từ xưa đã phụ thuộc theo mùa.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Zato so prvotni prebivalci na severu tradicionalno precej sezonska kultura.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Οπότε ο πολιτισμός, αυτός των ιθαγενών του βορά, είναι κατά παράδοση εξαιρετικά εποχιακός.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Поэтому культура северных аборигенов традиционно делится на времена года.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Така че културата, северната аборигенна култура, традиционно е силно сезонна.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.Тому, культура північних аборигенів, традиційно поділяється на пори року.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.אז התרבות הצפונית בקרב הילידים היא באופן מסורתי מאוד עונתית.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.لذلك فالثّقافة، ثقافة السّكان الأصليّين في الشّمال، تتّسم بالموسميّة للغاية.
Bu kültür, kuzey yerli kültürü, geleneksel olarak ziyadesiyle mevsimliktir.昔からとても季節に影響をうけています 冬には長く眠り
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Ada banyak kemurahan hati dari semua orang yang terlibat.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Alle betrokkenen bij de film waren enorm vrijgevig.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Am primit tone de generozitate de la toţi cei implicaţi.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Dostalo se mi mnoho velkorysosti od lidí, kteří byli do filmu zapojeni.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Ho ricevuto una montagna di generosità da ogni persona coinvolta.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Jag mötte mängder med generositet från alla inblandade.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.J'ai reçu énormément de générosité de la part de tous les gens impliqués.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Jeder, an diesem Film Beteiligte, war mir gegenüber so großzügig.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.저는 이 영화와 관련된 모두로부터 엄청나게 너그로운 도움을 받았습니다.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Mindenki, aki részt vett benne hihetetlenül nagyvonalú volt.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Projekt powstał dzięki życzliwości wielu ludzi.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Recibí toneladas y toneladas de generosidad de todos los involucrados.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Tôi đã nhận được rất nhiều sự ủng hộ từ tất cả những người đã tham gia.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Vsi sodelujoči so bili neizmerno velikodušni.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Εξέλαβα τεράστια γενναιοδωρία από όλους όσοι συμμετείχαν.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Я купався у щедрості кожної залученої до проекту людини.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.Я просто купался в щедрости всех тех, кто работал над фильмом.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.קיבלתי כמויות אדירות של נדיבות מכל האנשים המעורבים.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.映画スタッフは 予算も何も無かったので
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var. Bu belki farklı ülkelerde farklı anlamlara gelebilir ama,Esto puede significar diferentes cosas en diferentes países.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var. Bu belki farklı ülkelerde farklı anlamlara gelebilir ama,Isso pode ter significados diferentes, em países diferentes.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var. Bu belki farklı ülkelerde farklı anlamlara gelebilir ama,To může v různých zemích znamenat různé věci.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var.사람들의 에너지를 향해 나아가, 그것을 건드려야 하기 때문입니다.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var.אל האנרגיות של עמנו, ועלינו לנצל אותן.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var.من طاقات شعبنا، ونريد أن نستغل تلك الطاقات.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var.この方法は国によって異なるでしょう
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...Đây là quy trình vô cùng phức tạp.