Biz ziyadesiyle mutluyuz.We're extremely happy.
Ziyadesiyle onları tavsiye ederim.I highly recommend them.
Ziyadesiyle onu tavsiye ederim.I highly recommend him.
Onları ziyadesiyle düşündüğünü biliyorum.I know you think highly of them.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.In other words, be respectful, keep your word.
İyi hizmet et, ziyadesiyle dikkatli ve mukayyet ol, sonra kendin bilirsin.Therefore be clear minded and self-controlled so that you can pray.
Babam karşılığını ziyadesiyle öder.My dad will pay you well.
Ve buna ziyadesiyle ihtiyacımız var. Bu belki farklı ülkelerde farklı anlamlara gelebilir ama,That can mean different things in different countries.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Anybody who ever gave anything to Africa got a lot more back.
Dahil olan herkesten ziyadesiyle cömertlk gördüm.I got tons and tons of generosity from everyone involved.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.I think there is something very profoundly right in what these women are doing.
Ziyadesiyle karmaşık işlemlerden oluşan gayet karmaşık bir program bu...This is a tremendously complicated process.
Ve Allah'tan mağfiret iste, çünkü Allah, çok yarlığayıcı, ziyadesiyle esirgeyicidir.And seek God's forgiveness, for God is surely forgiving and kind.
Allah hudutsuz zengindir, ziyadesiyle övgüye layıktır.God is in no need, Praiseworthy.
Allah ziyadesiyle bağışlamakta ve çok esirgemektedir. >> […]And ever is Allah Forgiving and Merciful. — Qur'an, Sura 33 (Al-Ahzab), ayat 59[12]
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.Und nicht bringest uns in Versuchung, sondern löse uns ab dem Üblen.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Prends bien garde, ma fille, à ce que tu diras.
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.Et ne nous induisez point en tentation, mais délivrez-nous du Malin.
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.¡No exageréis en vuestra religión!
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Ten cuidado con lo que dices.
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.Не расточай Свой правый гнев ответный, Меня за прегрешенья не карай!
Mart ve Haziran ayları arasında ziyadesiyle yağmur yağarken yazları kurak ve sıcaktır.Летом, длящимся с марта по июнь, очень жарко.
Bu sebeple halk arasında ziyâdesiyle sayılıp seviliyordu.مما جعله محبوبًا بين الناس.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Figyelj és hallgasd hát szavát!
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.Ladangmu janganlah kautaburi dan kebun anggurmu janganlah kaurantingi.
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.謹しみて、荒怠(すさみ怠る)ことなかれ。
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.事に敏にして言に慎み、有道に就きて正す。
Bu radyo bize ziyadesiyle gerekli." deyip radyonun hemen kurulmasını emretti.早くラジオを入れてください」と2階に電話。
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.我曾勸他們救人要緊,不要做傷天害理的事。
Ziyâdesiyle ilgilenip bize lâf getirmeyin.만사에 혹닉(惑溺)하여 순위를 보내지 말라.
Ziyadesiyle dikkat edip sözünüzü doğru çıkarmalısın.Ja teie olete nii lahked, et peate sõna ka.
Ama aynı zamanda da, ziyadesiyle kırılgan...Ale zároveň vypadá také neskutečně křehce.
Ama aynı zamanda da, ziyadesiyle kırılgan...Mais qui en même temps à l'air extrêmement fragile.
Ama aynı zamanda da, ziyadesiyle kırılgan...لكنها أيضا في نفس الوقت تبدو بالغة الهشاشة
Babam karşılığını ziyadesiyle öder.Mijn vader zal er je goed voor betalen.
Babam karşılığını ziyadesiyle öder.Mio padre pagherebbe bene.
Babam karşılığını ziyadesiyle öder.Môj otec vám dobre zaplatí.
Babam karşılığını ziyadesiyle öder.Můj otec vám dobře zaplatí.
Babam karşılığını ziyadesiyle öder.- Tak, oczywiście.
Babam karşılığını ziyadesiyle öder.Баща ми ще ви плати добре.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.Cred că e ceva profund corect în ceea ce fac aceste femei.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.Hay algo profundamente correcto en lo que estas mujeres hacen.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.Ik denk dat er heel diep iets logisch zit in wat deze vrouwen doen.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.Jag tror att det är någonting fullt förståeligt i det de här kvinnorna gör.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.Je pense qu'il y a quelque chose de très profondément juste dans ce que ces femmes font.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.저는 이 여성들이 하는 행동에는 매우 심각하게 옳은 면이 있다고 생각합니다.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.Sądzę, że coś jest fundamentalnie właściwe w tym, co te kobiety robią.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.Szerintem van valami nagyon mélyen helyes abban, amit ezek a nők tesznek.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.Мисля, че има нещо много дълбоко правилно в онова, което правят тези жени.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.Я думаю, есть что-то фундаментально правильное в том, что делают эти женщины.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.אני חושב שזה דבר נכון בבסיסו מה שנשים אלו עושות.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.أعتقد أن هناك شيئا عميقا جدا في الصحة فيما تقوم به هؤلاء النسوة.
Bence bu kadınların yaptığında ziyadesiyle doğru bir mantık var.深い道理があると思っています それは水漏れするバケツには
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Chiunque abbia donato qualcosa all'Africa ha ricevuto molto di più.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Jeder der Afrika jemals etwas gab bekam viel mehr zurück.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Jokainen, joka on koskaan antanut Afrikalle jotain, on saanut paljon enemmän takaisin.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Każdy, kto kiedykolwiek dał coś Afryce, sam zyskiwał o wiele więcej.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.누구든 단 한번이라도 아프리카에 뭔가 해준다면 그 이상을 되돌려받습니다.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Oricine care a dat cât de puţin Africii a primit mult mai mult în schimb.
Bugüne kadar Afrika'ya birşeyler veren her kim olduysa karşılığını ziyadesiyle almıştır.Quiconque a donné à l'Afrique se l'est vu rendre au centuple.