Washington'u ziyaret ettim ve sonra bu önümüzdeki hafta New York'a gittim.I visited Washington and then went to New York this next week.
Daha önce Kyoto'yu ziyaret ettim.I have visited Kyoto before.
Ben doktoru ziyaret etmeliyim.I must pay a visit to the doctor.
Paris'i bir kez ziyaret ettim.I have visited Paris once.
Onu iki günde bir ziyaret ederim.I call on him every other day.
Roma'yı ziyaret etme fırsatım oldu.I took the opportunity to visit Rome.
Hava ısınıncaya kadar İngiltere'ye olan ziyaretimi erteleyeceğim.I'll put off my visit to England till the weather is warmer.
Uzun süredir kasabayı ilk kez ziyaret ettim.I visited the town for the first time in a long time.
Ben Kyoto'yu ve aynı biçimde Nara'yı ziyaret etmeyi planlıyorum.I am planning to visit Kyoto, and Nara as well.
Nanzenji Tapınağını ziyaret etmeden asla Kyoto'ya gitmem.I never go to Kyoto without visiting the Nanzenji Temple.
Ben Kyoto'yu ziyaret edeceğim.I will visit Kyoto.
Bir öğretmenden daha ziyade bir yazarım.I am a writer rather than a teacher.
Bugünlerde sanat sergisini ziyaret edeceğim.I am going to visit the art exhibition one of these days.
Dün Tony'yi ziyaret ettim.I visited Tony yesterday.
Dün onu ziyaret ettim.I paid him a visit yesterday.
Ben bazen onu ziyaret ederim.I call on him sometimes.
Ben arkadaşımın evinini aralıklarla ziyaret ederim.I visit my friend's house at intervals.
Haftada iki kez büyük babamı ve annemi ziyaret ederim.I visit my grandparents twice a week.
Haftada iki kez anneannemi ziyaret ederim.I visit my grandmother twice a week.
New York'u ilk kez ziyaret ettim.I visited New York for the first time.
Birkaç yıl içerisinde Japonyayı tekrar ziyaret edeceğim.I'll be visiting Japan again in a few years.
Matsushima'yı ziyaret etmeden önce on yıl Sendai'de yaşadım.I had lived in Sendai for ten years before I visited Matsushima.
Geçen hafta tapınağı ziyaret etmeye niyetlenmiştim.I had intended to visit the temple last week.
Zaten Amerika'yı ziyaret ettim.I have already visited America.
Büyük şehirleri ziyaret etmekten hoşlanmam.I don't like visiting big cities.
Hayvanat bahçesini ziyaret edinceye kadar bir zürafa görmemiştim.I had never seen a giraffe till I visited the zoo.
Nara'yı ziyaret ettim.I've visited Nara.
Pazar sabahı onu ziyaret ettim.I visited her on Sunday morning.
Hastanede arkadaşımı ziyaret etmeliyim.I must visit my friend in the hospital.
Hastanedeki arkadaşımı ziyaret etmeliyim.I must visit my friend in the hospital.
Doğduğu köyü ziyaret ettim.I visited the village where he was born.
Onun evini sık sık ziyaret ettim.I often visited his house.
Onu ziyaret etmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to visit him.
Babamın mezarını ziyaret ettim.I visited my father's grave.
Yarın onu ziyaret edeceğim.I am going to call on her tomorrow.
Gelecek hafta Nara'yı ziyaret edeceğim.I will visit Nara next week.
Tokyo'da ziyaret edecek çok arkadaşımız var.We have many friends to visit in Tokyo.
Önümüzdeki Pazar amcamızı ziyaret edeceğiz.We are going to visit our uncle next Sunday.
Önümüzdeki Pazar teyzemizi ziyarete gidiyoruz.We are going to visit our aunt next Sunday.
Yarın Bay Smith'i ziyaret edeceğiz.We will visit Mr Smith tomorrow.
Zamanını ve paranı ziyan etme.Don't waste your time and money.
Babam zaman zaman beni ziyaret eder.My dad drops in on me from time to time.
Londra'ya gelecek ziyaretinde bize uğra.Drop in on us when you next visit London.
Gelecek sefer Nara'yı ziyaret etmeyi umuyorum.I hope to visit Nara next time.
O kulübünü ziyaret ettiğinde eski bir arkadaşına rastladı.He came upon an old friend when he visited his club.
Kagoşima'yı hiç ziyaret etmedim ama bu yaz planlıyorum.I've never visited Kagoshima, but I intend to this summer.
Başbakan Beyaz Saray'a resmi bir ziyarette bulundu.The prime minister paid a formal visit to the White House.
Bu hafta sonu büyükbabamı ziyaret edelim.Let's visit my grandpa this weekend.
Hafta sonunda birbirimizi ziyaret ederdik.We used to visit each other on the weekend.
Amcamı ziyaret etmek için Shikoku'ya gittim.I went to Shikoku to visit my uncle.
O beni ziyaret ettiğinde dışarı gitmek üzereydim.I was about to go out when he called on me.
Baharda pek çok turist Kyoto'yu ziyaret eder.A great many tourists visit Kyoto in spring.
İlkbahar Kyoto'yu ziyaret etmek için en iyi mevsim.Spring is the best season to visit Kyoto.
Tam 6 yıl önce Yeni Zelanda'yı ilk defa ziyaret ettim.It was just 6 years ago that I visited New Zealand for the first time.
Bu sizin ilk ziyaretiniz mi?Is this your first visit here?
Bu senin Japonya'ya ilk ziyaretin mi?Is this your first visit to Japan?
Bu, Japonya'ya ilk ziyaretiniz mi?Is this your first visit to Japan?
Japonya'yı ilk ne zaman ziyaret ettiniz?When did you first come over to Japan?
Kraliçe müzeyi ziyaret etti.The queen visited the museum.
Kraliçe, önümüzdeki sene Çin'i ziyaret edecek.The Queen is to visit China next year.