Ana içeriğe geç
Sözlük

zirveye ile cümle

zirveye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
8000 metreden yüksek 14 zirveye tırmanmayı başaran ilk kişi.Elle est la première femme à avoir réussi à gravir les 14 sommets de plus de 8 000 mètres.
Ayrıca, zirveye teleferik ile çıkılabilir.On peut aussi atteindre le sommet à l'aide d'un téléphérique.
Onların ilişkisi şık bir akşam yemeği ve dans zirveye ulaşır.Il lui promet une belle soirée : un dîner puis une danse.
Ayrıca, zirveye yakın "Atalanı" mevkiide bu park içinde yer almaktadır.Et il est ravi d'être en poste dans une paroisse si proche de la frontière.
Eylül ayında ABD Başkanı Barack Obama bu amaçla zirveye davet edildi.En septiembre, el presidente estadounidense Barack Obama fue invitado a la cumbre con este objetivo.
Zirveye ilk olarak 1950 yılında Jim Maxwell ve Dave Harrah tarafından tırmanılmıştır.La primera ascensión a su cima fue realizada en 1950 por Jim Maxwell y David Harrah.
Dük Jacob Kettler'in yönetimi altında, düklük refah seviyesinde zirveye ulaşmıştır.Bajo el duque Jacob Kettler, el ducado llegó a su máxima prosperidad.
Toplamda yedi düet zirveye yükseldi.Escaló seis de las Siete Cumbres.
Böylece listenin tarihindeki zirveye en büyük üçüncü atlama olmuştur.Se consiguió, así, el tercer ascenso en la historia de la entidad.
İsviçreli Matthias Zurbriggen, 14 Ocak 1897 tarihinde zirveye tırmanan ilk kişi olmuştur.El primero en alcanzar la cima había sido el suizo Mattias Zurbriggen, el 14 de enero de 1897.
28 Nisan 1991'de şarkı, İsveç'in Svensktoppen listesinde zirveye oturdu.El 28 de abril de 1991 llegó al número #1 de la lista de radio sueca Svensktoppen.
Şubat 2009'da, Kilimanjaro Dağı'na şortla 2 günde zirveye ulaştı.En 2001 escaló el monte Kilimanjaro en Tanzania.
8000 metreden yüksek 14 zirveye tırmanmayı başaran ilk kişi.Fue el primero en escalar las 14 cumbres de más de 8000 m de altitud.
Her iki teklide Güney Kore listelerinde zirveye yerleşmiştir.Muy cerca a ambas selecciones se ubica Corea del Sur.
Zirveye ilk olarak 1950 yılında Jim Maxwell ve Dave Harrah tarafından tırmanılmıştır.La prima scalata fu realizzata nel 1950 da Jim Maxwell e Dave Harrah.
Yedi ülke NATO'ya katılım görüşmelerine başlaması için zirveye davet edildi.Insieme i sette giunsero nell'oblio per giungere nella città.
1983 Reinhold Messner dördüncü denemesinde zirveye ulaşmayı başarır.1983 Reinhold Messner traccia una linea nuova di salita nel corso della sua quarta esperienza sulla montagna.
24 Kasım 2017'de de 12 numaraya yükselerek grafikte zirveye ulaştı.Il 24 novembre 2017 è salita al numero 12, diventando la sua posizione più alta.
Zirveye geçiş turistlere serbesttir.Il monte è accessibile ai turisti singoli senza guida.
Türkiye, Pakistan'ın ricası üzerine Hindistan'ı uluslararası bir zirveye çağırmadı.Tuttavia, non chiederà l'adesione di Taiwan all'ONU.
Her iki numarada da zirveye yükseldi.In entrambe le gare ha partecipato con una Alta.
Dük Jacob Kettler'in yönetimi altında, düklük refah seviyesinde zirveye ulaşmıştır.Sotto il comando del duca Giacomo Kettler, il ducato raggiunse il suo periodo di massimo splendore.
Havalimanı 952,457 yolcu taşıyarak 1990 yılında operasyonel zirveye vardı.Nel 1990 all'aeroporto sono transitati 952.457 passeggeri, il numero massimo nella sua storia.
Ayrıca, zirveye teleferik ile çıkılabilir.Può anche viaggiare tramite le linee telefoniche.
Albümden 4 şarkısı Avustralya'da ilk 10'a giren sanatçı, bunlardan ikisini zirveye sokmayı başardı.Per la prima volta 4 canzoni di uno stesso artista, dello stesso album, arrivarono alla top ten.
Bu albümle de Avustralya'da zirveye yerleşen Goodrem, Yeni Zelanda'da da 7 numaraya kadar çıkmıştı.Il singolo ha lanciato le The Veronicas anche in Nuova Zelanda, in cui sono arrivate alla numero sette.
Patika yer yer kaybolsa da zirveye kadar devam etmektedir.И когда при соединении они не сошлись, Дела сжал землю, и от этого образовались земляные горы.
Dük Jacob Kettler'in yönetimi altında, düklük refah seviyesinde zirveye ulaşmıştır.При герцоге Якобе Кеттлере государство достигло вершины процветания.
İki versiyonu da Billboard World Album Chart'te yayınlanmasından sonraki bir hafta zirveye yükseldi.Обе версии дебютировали на вершине мирового альбомного чарта Billboard неделю спустя.
Ancak sonunda zirveye ulaşabilmişlerdir.Однако они были отброшены к ближайшей горе.
2011'de ABD ve Rusya'nın da zirveye ortak olmalarıyla üye sayısı 18'e çıkmıştır.В 2011 году членство было расширено до 18 стран и на форум стали приглашаться лидеры стран США и России.
Ayrıca ilk haftasında da İngiliz listelerinde zirveye yükseldi.Она также в первую неделю возглавила британский чарт.
Kar yağışlı gün sayısı da zirveye doğru artar.Количество снежных дней зависят от рельефа.
Engelberger Dokumente'e göre ise ilk olarak 1744'te dört kişilik bir dağcı ekibi zirveye ulaşmıştır.Согласно другим источникам, впервые гора была покорена командой из четырёх горных туристов в 1744 году.
8.850 metre rakımlı zirveye, 29 Mayıs 1953'te, yerel saatle 11:30'da ulaşmıştır.Они достигли вершины 29 мая 1953 года в 11:30 по местному времени, взойдя на неё с Южного седла.
24 Şubat 2007'de 8 numaradayken, sonraki hafta zirveye ulaşmıştır.С 8 номера 24 февраля 2007 года он продвинулся вперед к 1 строчке на следующей неделе.
Prenslik, Büyük Behram Paşa döneminde zirveye ulaştı (1726–1767).Эмират достиг своего пика развития во время правления эмира Бахрама Паши Великого (около 1726—1767 годов).
Zirveye Hillary ile birlikte Tenzing Norgay da ulaşmıştır.Идти на вершину поэтому были посланы Хиллари и Тенцинг.
Ülkedeki Yahudi düşmanlığı iki dünya savaşı arası dönemde zirveye ulaştı.Вершины славы достиг в период между двумя мировыми войнами.
2012 yılında listede, 13 farklı şarkı zirveye yükseldi.За 2012/13 год к этому скорбному списку добавились 16 имен.
Birleşik Krallık'taki UK R&B Chart listesinde zirveye yükselerek Minaj'ın bu ülkedeki ilk bir numarası oldu.Также «Black Widow» смогла возглавить UK R&B Chart став первым номером один для Азалии в этом чарте.
Albüm ayrıca European Top 100 Albums listesinde zirveye çıktı.Альбом дебютировал на третьей строке в European Top 100 Albums.
Eylül ayında ABD Başkanı Barack Obama bu amaçla zirveye davet edildi.وفي سبتمبر دُعي الرئيس الأمريكي باراك أوباما إلى القمة لهذا الغرض.
Bu albüm ABD'de ikinci sıraya, Kanada'da ise zirveye kadar yükseldi.هذا الألبوم حقق المرتبة الثانية في الولايات المتحدة، أما كندا فقد وصل إلى القمة فيها.
İki hafta sonra ise listede zirveye yerleşti.وسينزل بعد اسبوعين على الإنترنت.
"Kelimât-ı İsmîyye" adı da verilen Bâtıni ilimlerde bir hâyli zirveye tırmandı."عُبدت إلى جانب بعل حمون، وكانت تسمى: وجه بعل.
2011 yılında listede, 14 farklı single zirveye yükseldi.خلال تعداد عام 2011، تم الإعلان عن 24 أسرة مثلية فقط.
Eylül ayında ABD Başkanı Barack Obama bu amaçla zirveye davet edildi.Em setembro, o Presidente dos EUA Barack Obama foi convidado para a cimeira com este propósito.
Dük Jacob Kettler'in yönetimi altında, düklük refah seviyesinde zirveye ulaşmıştır.Sob o governo do próximo duque, Jacob Kettler, o Ducado atingiu o seu ponto mais alto de prosperidade.
Aynı haftada, çıkış single'ı "Hung Up" ise single listesinde zirveye oturdu.Na mesma semana, o seu primeiro single, "Hung Up", ficou no topo da parada de singles.
Bu yoldaki çabaları 1863 yılında yayınladığı “Barbarların kovulması emri” ile zirveye çıkacaktır.Seus esforços resultaram na sua "ordem de expulsar os bárbaros" em 1863.
Haziran 2013'te albüm hem UK Album Chart hem de Billboard 200’de zirveye oturdu.Em junho de 2013, 13 estreou no topo das paradas UK Albums Chart e Billboard 200.
İki hafta sonra ise listede zirveye yerleşti.Depois disso os dois fixaram morada na cidadezinha.
2011 yılında listede, 14 farklı single zirveye yükseldi.Em 2011, tinha caído para 34 nesta tabela nacional.
2011 yılında listede, 14 farklı şarkı zirveye yükseldi.Em 2009, quatorze canções atingiram o topo da tabela.
Ülkedeki Yahudi düşmanlığı iki dünya savaşı arası dönemde zirveye ulaştı.O antissemitismo na América atingiu o seu máximo durante o período entre as duas guerras mundiais.
Burada şöhretini tam anlamıyla zirveye çıkardı.Construiu sua fama em Passo Fundo.
Zirveye ilk olarak 1950 yılında Jim Maxwell ve Dave Harrah tarafından tırmanılmıştır.De top werd voor de eerste keer bereikt in 1950 door Jim Maxwell en Dave Harrah.
Dük Jacob Kettler'in yönetimi altında, düklük refah seviyesinde zirveye ulaşmıştır.Onder leiding van de volgende hertog Jacob Kettler bereikte het hertogdom het hoogtepunt van zijn welvaart.
Fuller her ne kadar Spice Girls'ü yaratmamış olsa da, onların zirveye çıkmasına yardımcı oldu.Fuller was niet de bedenker van de Spice Girls, maar hij zorgde wel voor hun succes.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod