Şarkı uzun bir süre listelerin zirvesinde yer almıştır.Vilu on pikalt olnud laulupidude tunnusfotol.
Süleyman'ın iktidarı (MÖ 10. yüzyıl ortaları) İsrailoğulları'nın siyasi tarihinin zirvesini oluşturur.Ahlemi koduloomuuseum näitab Ahlemi linnaosa ajalugu.
Temmuz 2017’de, SnatchBot Berlin, Almanya’da gerçekleştirilen Chatbot Zirvesine sponsor olmuştur.2017. aasta juulis toetas Snatchbot Berliinis toimunud Chatbot'i tippkohtumist.
Yerinin de Tanrıların yaşadığı Olympos Dağı'nın zirvesi olduğunu düşünerek oraya doğru yola çıkmış.Maaketta keskel kõrgub Olümpose mägi, kus elavad Olümpose jumalad.
Scafell Pike, 978 metre irtifayla İngiltere'nin en yüksek zirvesi.Maa-alale jääb Scafell Pike (978 m) – kõrgeim mägi Inglismaal.
Dünyadaki yirmi beş listenin zirvesine yerleşti.Püstitati 25 maailmarekordit.
Babası da Sarıkız'ı alarak Kaz dağının zirvesine bırakmış.Mooses ajas oma äia karja kõrbe taha Hoorebi mäe juurde.
2008 zirvesinde Arnavutluk ve Hırvatistan resmen NATO'ya davet edildi.2008. aasta aprilli tippkohtumisel kutsuti Horvaatiat ja Albaaniat ametlikult NATO liikmeks.
En yüksek zirvesi 5,642 metrelik Elbrus Dağı'dır.Kõrvalahelik on Kaukasuse kõrgeim osa, seal asub Elbruse mägi kõrgusega 5642 meetrit.
Zulüm ilk zirvesine Haçlı Seferleri sırasında ulaşmıştır.Jaffa langes ristisõdijate kätte Esimeses ristisõjas.
Bu zirve eskiden Sovyetler Birliği'nin parçası olan bir ülkede yapılan ilk NATO zirvesi oldu.See oli esimene Nõukogude Liidus tootmises olnud seeriatank.
Kuzey zirvesinde bir deniz feneri bulunur.Põhjatipul on tuletorn.
2004: Eylemlerimizin zirvesindeydik. Liberyanın Kadından sorumlu Bakanı beni aradı veВ разгара на активизма ни, министърът на равенството между половете в Либерия ме извика и каза:
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,성공의 정점에 서 있던 55세의 가브리엘 샤넬은
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,55-vuotias maineensa huipulla oleva
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,Da hun var 55, på toppen af sin glorie,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,Er toen opeens... ... brak de Tweede Wereldoorlog uit.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.55 év után, dicsősége csúcsán, Gabrielle Chanel bezárja a Cambon utcai üzletét.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.A 55 anni, al culmine della sua gloria,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.A 55 ans, au sommet de sa gloire,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.A los 55 años, en la cumbre del éxito,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.Mit 55 Jahren, auf dem Höhepunkt ihres Ruhmes, schließt Gabrielle Chanel die Türen in der Rue Cambon.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.Na vrhuncu slave pri 55 letih je Gabrielle Chanel zaprla atelje na rue Cambon.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.Vid höjdpunkten av hennes karriär, då hon är 55 år gammal, slår Gabrielle Chanel igen ateljén på Cambon-gatan.
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken, Gabrielle Chanel Cambon sokağındaki atölyeyi kapatır.В 55 лет на пике своей славы
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,La 55 de ani, în culmea gloriei,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,Ở tuổi 55, trên đỉnh cao của thành công và danh vọng,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,V 55 letech, na vrcholu své slávy,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,На 55 години и на върха на славата си,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,У віці 55 років, на піку своєї слави,
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,في ال 55 وفي ذروة مجدها
55 yaşında, şöhretinin zirvesindeyken,ガブリエル シャネルは カンボン通りのアトリエを閉めました
Ablan şu an güzelliğinin zirvesinde.Cette nuna ici, sa beauté est à son paroxysme.
Ablan şu an güzelliğinin zirvesinde.Ez a noona szépsége csúcsán van.
Ablan şu an güzelliğinin zirvesinde.Αυτή η νούνα είναι άνθηση της αιχμή της
Ablan şu an güzelliğinin zirvesinde.هذه النونا في طور تفتحها
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Anh ta thuộc hạng trên cùng trong tầng lớp trung lưu. ngừơi đối lập với anh ta không tốt nghiệp cao đẳng
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Az amerikai felső középosztály tagja.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.È in cima alla classe media americana.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Er ist am oberen Ende der amerikanischen Mittelschicht.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Han er i toppen af den amerikanske middelklasse.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Hij zit aan de bovenkant van de Amerikaanse middenklasse.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Il représente le haut de la classe moyenne américaine.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Je na vrchole americkej strednej triedy.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Jest na szczycie amerykańskiej klasy średniej.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.그는 미국 중산층의 상위에 속합니다.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Su contraparte no fue educado en la universidad y trabaja como obrero; trabaja como dependiente.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Ted je na špičce americké střední třídy.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Είναι στην κορυφή της Αμερικάνικης μεσαίας τάξης.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.Он относится к верхушке американского среднего класса.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.הוא בפסגת מעמד הבינים האמריקאי.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.وهو ينتمي للجزء العلوي من الطبقة الوسطى الأمريكية.
Amerika orta sınıfının zirvesinde.一方でもう1人は 大学卒ではなく
Ancak dağın zirvesine ulaştığı zamanDar când a ajuns în vârful muntelui,
Ancak dağın zirvesine ulaştığı zaman하지만 그가 산봉우리에 다다르자
Ancak dağın zirvesine ulaştığı zamanאך כאשר הגיע לפסגת ההר,
Ancak dağın zirvesine ulaştığı zamanولكنه عندما بلغ قمة الجبل
Ancak dağın zirvesine ulaştığı zaman頂上は無数の旗に覆われていて
Astronotlar uzaya çıkarak ayrılığın zirvesini yaşadılar.A început, cred, cu miscarea de mediu, în anii 1960, care a fost prima trezire in constiinta de masa.
Astronotlar uzaya çıkarak ayrılığın zirvesini yaşadılar.Die Astronauten verließen die Erde und machten diese ultimative Erfahrung der Separation.