Bu size zirvenin etrafında koşulların ne denli çetin olduğuna dair bir fikir verir.エピソードです これがエベレスト登山のルートです
Bu ‘uyuşturucu zirvesi’, uluslararası topluluğun yeni gündemini belirlerken üç anahtarDie Europäische Union spielt bei der Überprüfung der UNGASS-Ziele eine aktive Rolle.
Bu ‘uyuşturucu zirvesi’, uluslararası topluluğun yeni gündemini belirlerken üç anahtarZpráva také zdůraznila potíže při sběru údajů o aktivitách ke
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Aceasta e inaltime numita Dike Route, din Peyrat Dome, sus in comitatul Yosemite.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Có một chỗ leo núi gọi là Dike Route, ở Peyrat Dome, trên vùng Yosemite.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Deze klim heet de "Dijk Route," op de Peyrat koepel, in de Yosemite hooglanden.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Dies ist ein Aufstieg, der "Dike Route" genannt wird, auf dem Peyrat Dome, oben im Yosemite.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Esta es una escalada llamada la Ruta Dike, en Peyrat Dome, en el altiplano de Yosemite.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Ini adalah pendakian bernama Dike Route, di Peyrat Dome, di dataran tinggi Yosemite.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Isto é uma subida chamada Dike Route, em Pywjack Dome, lá nas terras altas do Yosemite.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Questa via è chiamata Dike Route e si trova a Peyrat Dome nella zona alta del parco dello Yosemite.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Ta droga nazywa się Dike Route, na Payrat Dome, na wyżynie Yosemite.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.To je smer z imenom Dike Route v Peyrat Domu, v visokogorju Yosemitov.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Toto je cesta s názvem Dike Route (Hrázová cesta) na Pywiack Dome, v Yosemitské vrchovině.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Toto je cesta s názvom Dike Route, na Peyrat Dome, v Yosemitskej vrchovine.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Αυτό το αναρριχητικό πεδίο ονομάζεται Ντάικ Ρουτ, στο θόλο Πιούακ, ψηλά στα υψίπεδα του Γιοσέμιτι.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Това е изкачване наречено "Дигов път", в Пейрат Дом, във високата част на Йосимити.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Це сходження називається Шлях через перевал, на скелі Купол Півіяк, у Йосеміті.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde Dike Route adında bir tırmanış.Это восхождение названное Путь через перевал, на куполе скалы Пейра, в Йосемите.
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesindeEzt a mászást a Gát Útvonalnak hívják
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesinde이 암벽은 다이크 루트인데
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesindeזהו מסלול טיפוס שנקרא ה"דייק רוט"
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesindeهذا التسلق يسمى بشارع الخندق
Bu Yosemite vadisindeki Peyrat zirvesindeヨセミテのビラドームにあるルートです
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.Ce qui a provoqué des changements de politiques importants était la course au sommet pour l'éducation.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.Chính sách tạo ra sự thay đổi lớn nhất chính là Cuộc chạy đua trong ngành giáo dục.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı. Neden?Věc, která způsobila podstatné změny v politice, byla "Závod na vrchol" ve vzdělávání.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.Ogromne zmiany spowodowała kampania edukacyjna Race to the Top.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.O que provocou mudanças políticas massivas foi a corrida para o topo da educação.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.Schimbările de politici importante s-au datorat programului Race to the Top pentru educație.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.Wat enorme beleidswijzigingen veroorzaakte, was 'Race naar de Top' voor onderwijs.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.Нещото, което предизвика масивни политически промени, беше Състезанието до върха за обучение.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.מה שגרם לשינויי מדיניות מסיביים היה "המירוץ לפסגה" בתחום החינוך.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.ما أدى إلى تغيير السياسة هو السباق إلى قمة التعليم.
Büyük politika değişikliklerine sebep olan şey eğitimde zirveye ulaşma yarışıydı.「トップへの競争」プログラムです 政府が45億ドルを用意して
Bu yüzden tesadüfi seks o kadar da tesadüfi olmuyor. Orgazm sırasında, dopamin seviyesi zirveye ulaşır.Por eso el sexo casual no es tan casual, con un orgasmo obtienes un pico de dopamina;
Çıkışı Dünya Zirvesi, Biyoçeşitlilik Antlaşması ve Cartagena Biyoçeşitlilik Prokotokolü"ne dayanan yasa,ويعود تاريخه إلى ما قبل قمة الأرض، وقبل اتفاقية التنوع الحيوي وقبل ميثاق قرطاجة للسلامة الأحيائية
Çıkışı Dünya Zirvesi, Biyoçeşitlilik Antlaşması ve Cartagena Biyoçeşitlilik Prokotokolü"ne dayanan yasa,カルタヘナバイオセーフティ議定書にも先行しています。、 すべてそれは、遺伝子組み換え作物を規制するためです。
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.이 때는 1990년쯤입니다. 크랙 코카인이 최고로 성했했던 시절이죠.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Asta se întâmpla prin 1990 -- apogeul epidemiei de cocaină pură.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Das war um 1990 - der Höhepunkt der Crack-Epidemie.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Dit speelt zich af rond 1990, tijdens de piek van de crackepidemie.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Era più o meno il 1990, all'apice dell'epidemia di crack.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Estamos em 1990, o pico da epidemia do "crack".
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Esto fue como en los 90, en la cima de la epidemia de crack.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Ez 1990 körül történt, a crack epidémia tetőfokán.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Jest rok 1990, szczyt popularności cracku.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Nous sommes dans les années 90, au pic de l"épidémie de crack.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Tohle je tak r. 1990 - vrchol krackové epidemie.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Βρισκόμαστε περίπου στο 1990, στην ακμή της επιδημίας του κρακ.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Дело происходит примерно в 1990-м — на пике эпидемии крэка.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.Това става около 1990 година - върха на кокаиновата епидемия.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.השנה היא בערך 1990: שיא מגיפת הקראק.
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.كان هذا في ١٩٩٠، وقت ذروة وباء "الكراك كوكايين".
Crack salgınını zirve yaptığı 1990 civarıydı.ギャングは危険な仕事なのでー驚かされるのを嫌います
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.왜냐하면 안지오텐신 전환효소의 유전자가 없는 어느 누구도 8000 미터 산을 무산소로 오른 적이 없기 때문입니다.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Bo nikomu bez genu ACE nie udało się wspiąć na ponad 8 tys. szczyt bez butli z tlenem.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Eftersom ingen har någonsin klättrat upp på en 8.000 meter hög topp utan syre som inte har an ACE-gen.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Mert oxigén nélkül senki sem mászott meg 8000 méter magas csúcsokat, akinek nem volt ACE-génje.
Çünkü ACE geni olmayan hiç kimse, henüz 8000 metrelik bir zirveye oksijensiz tırmanmadı.Nooit heeft iemand een top van 8.000 m bereikt die geen ACE-gen had.