1983 Reinhold Messner dördüncü denemesinde zirveye ulaşmayı başarır.1983-ban Reinhold Messner a negyedik kísérlete során győzedelmeskedik a csúcs fölött.
Albümün çıkış single'ı "Confide in Me", Avustralya single listesinde dört hafta zirvede kaldı.Az albumról kimásolt „Confide in Me” című négy hetet töltött az ausztrál slágerlistákon.
Zirvesinde bir krater gölü bulunmaktadır.A kráterben egy tó található.
Orijinal Yoga Sistemi'nin zirvesidir.A jóga rendszerének első lépcsőfoka.
Musala (Bulgarca Мусала), Bulgaristan'da, Rila Dağı’nın zirvesidir.A Muszala (bolgárul: Мусала) hegycsúcs Bulgáriában, a Rila-hegységben.
Bu süreç 5 dakikada zirve yaptı.A kerék egy fordulatot 5 perc alatt tett meg.
Pop Songs'ta zirvesini 9237 çalınma sayesinde yedinci sırayla yaptı.Legjobb helyezése a hetedik hely volt a Pop Songs-on 9237 játszással.
Elbruz Dağı (5,642 m) volkanik ve Kafkasya'nın en yüksek zirvesidir.Az Elbrusz (5642 m) a Kaukázus legmagasabb (és egyben vulkanikus) hegye.
Dağın iki zirvesi vardır.A hegynek két csúcsa van.
Tahtı Taniquetil'in zirvesindeki Ilmarin'dedir.Trónja Ilmarinban, Taniquetil tetején áll.
Park adını, Newfoundland'da yer alan ikinci en yüksek zirveden (806 m veya 2,644 ft) almaktadır.A park a nevét Újfundland második legmagasabb hegycsúcsáról kapta (806 m), amely a területén található.
Bu başarı Thatcher'ın kariyerinde bir zirveydi.Ez Joy karrierje szempontjából nagy előrelépés volt.
Madende üretim 1920'li yıllarda zirve yaptı.Üzemi termesztése az 1920-as években alakult ki.
Zirvesinin üstünde Berner Oberland ile Wallis'in sınırı geçer.A Falon túl Bran Stark és társai útjáról olvashatunk.
Havzasında bulunan en yüksek nokta 4049 m irtifada olan Piz Bernina zirvesidir.A Graubündeni Alpok legmagasabb pontja a 4049 méteres Piz Bernina.
Kırım Savaşı askeri kariyerinin zirvesi oldu.Kráter csata azonban véget vetett katonai karrierjének.
Dük Jacob Kettler'in yönetimi altında, düklük refah seviyesinde zirveye ulaşmıştır.A következő herceg, Kettler Jakab uralkodása idején érte el a hercegség fejlettségének csúcspontját.
Böylece listenin tarihindeki zirveye en büyük üçüncü atlama olmuştur.Ez az ugrás a negyedik legnagyobb volt a lista történetében.
Zirvesinde kuzeye doğru açılan ve 500 m. genişliğinde bir krater bulunur.A hegy tetején vulkáni kráter található, 500 m szélességben és északi irányból nyitva.
Bu dönemde Soğuk Savaş da zirve noktasındaydı.Ebben az időszak a koreai háború állt a szervezet középpontjában.
"I Gotta Feeling", on dört hafta boyunca zirvede yer aldı.A brit kislemezlistán 4. helyen debütált, összesen 14 hetet töltött el a slágerlistán.
Henüz 30 yaşındaydı ve geri kalan 30 yıllık ömründe mesleğinin zirvesinde kaldı.Ekkor még csak 12 éves volt, de a szerelem emlékét élete végéig megőrizte.
Zirvenin, her yıl yapılması planlanmaktadır.A rendezvény minden évben megrendezésre kerül.
Slippery When Wet Bon Jovi'yi zirveye taşıyan albüm olmuştur.Valley of Bowser - Ez egy külön kis völgy, amit Bowser hozott magával.
R&B listelerinde tam 7 hafta zirvede kaldı.Az R&B listán egy hétig volt helyezett a dal.
Adult Contemporary listelerinde ise Madonna'nın 5. zirve şarkısıdır.Az Adult Contemporary listán ez lett Carey harmadik listavezető száma.
Genellikle Ağustos ayında zirveye çıkar.Általában május környékén érkezik.
1975 - Japon dağcı Junko Tabei, Everest'in zirvesine tırmanan ilk kadın dağcı olma unvanını kazandı.1975 – Az első nőnek – Tabei Dzsunkonak – sikerült megmásznia a Mount Everestet.
Şarkı yayınlandığı sırada, önceki şarkı I Will Always Love You hala zirvede yer almaktaydı.Ekkor írta meg az I Will Always Love You című dalt, melyben Wagonernek ad hálát.
Kulübün zirve yılları 2002 ve 2008 arasında gerçekleşmiştir.A sorozat felújítását az EMEF végezte 1998 és 2002 között.
Zirvedeki Şarkılar, Zeki Müren'in 22 Kasım 1989 yılında çıkardığı stüdyo albümü.A Plastic Surgery Disasters a Dead Kennedys 1982 novemberében rögzített stúdióalbuma.
Özellikle Somebody Like You, tam 8 hafta zirveden inmemişti.Mindezek ellenére mindössze 8 hetet töltött a slágerlistán.
Burada kariyerinin zirvesine çıkmıştır.Mindezek miatt karrierje csúcsán visszavonult.
Bu kültürel akım 9. ve 10. yüzyıllar sırasında zirve yapmıştır.A nemzeti dinasztiák alatt kulturális virágzás a 9. és 10. században tartott.
Rap-Up'tan bir yazar performanstan "zirvenin üzerinde" sözleriyle bahsetti.Egy író a Rap-Up-tól dicsérte az „extravagáns” előadást.
Zirve sonunda Bakü Bildirgesi de yayınlandı.Az adás végén csak részeredményt hirdettek.
Şarkı, Avustralya'da zirveye otururken Amerika Birleşik Devletleri'nde 11 numaraya kadar yükselebildi.A Rise listavezető pozícióba került Ausztráliában, míg az Egyesült Államokban a tizenegyedik helyig jutott.
Bunlar zirveyle hemen hemen aynı sırtta olurlar.Ezek nagyjából azonos távolságban sorakoznak.
Mahallenin zirvesine çıkıldığında, her tarafın yemyeşil olduğu görülür.Amikor felmennek a lakásba, azt látják, hogy az egész fel van forgatva.
Albüm, grubu kariyerinin zirvesine ulaştırmıştır.Ez az album fordulópontot jelent a zenekar pályafutásában.
Avustralya'da şarkı zirveden giriş yaptı.Még Ausztráliában is találtak az ő öntödéjéből származó harangot.
Açlık Oyunları New York Times Best Seller listesinde aralıksız 60 hafta boyunca zirvede kalmayı başarmıştır.Az éhezők viadala több mint hatvan hétig megállás nélkül fent volt a New York Times Best Seller-listáján.
Şarkı birçok Avrupa listesinde zirvede yer aldı.Vendégszerepelt Európa számos színpadán.
2 albümde tüm dünyada sırayla müzik listelerinin zirvesine oturdular.Hangzásában kezd hasonlítani az elkövetkezendő két album zenei világára.
Ancak, 1998'de bir takım Tibet'den doğru dağın ek zirvesine başarıyla tırmanmıştır.Vuonna 1999 eräs retkikunta onnistui kiipeämään vuoren sivuhuipulle Tiibetin puolelta.
Yetersiz haritalamalar nedeniyle, ilk zirveya çıkmaya çalışan ekip dağın yerini bulamamıştır.Epätarkan kartoituksen takia ensimmäinen kiipeämistä yrittänyt retkikunta ei löytänyt edes koko vuorta.
Temmuz 2017’de, SnatchBot Berlin, Almanya’da gerçekleştirilen Chatbot Zirvesine sponsor olmuştur.Heinäkuussa 2017 SnatchBot sponsoroi Saksan Berliinissä pidettyä Chatbot Summit-tapahtumaa.
Albüm ayrıca European Top 100 Albums listesinde zirveye çıktı.Albumi nousi listaykköseksi myös Espanjassa ja Euroopan European Top 100 Albums -listalla.
8000 metreden yüksek 14 zirveye tırmanmayı başaran ilk kişi.Nousu oli samalla ensimmäinen yli 8 000 metrin korkuiselle vuorenhuipulle.
Kikwete en son zirvesinde Zimbabve'deki Robert Mugabe rejimini eleştirmiştir.Hän arvosteli kitkerästi aikalaistaan Zimbabwen Robert Mugabea.
1975 - Japon dağcı Junko Tabei, Everest'in zirvesine tırmanan ilk kadın dağcı olma unvanını kazandı.1975 – Junko Tabei kiipesi ensimmäisenä naisena Mount Everestin huipulle.
Süleyman'ın iktidarı (MÖ 10. yüzyıl ortaları) İsrailoğulları'nın siyasi tarihinin zirvesini oluşturur.Saamelaisten historia on aihe, joka valottaa saamelaisten kansojen vaiheita.
Zirve noktasında 8.000’den fazla müşteri ve 12.000’den fazla makineye sahip bir platform oldu.Huippuhetkinä alustalla on ollut yli 8 000 asiakasta ja yli 12 000 konetta.
Ağrı Dağı iki zirveden oluşur.Pagan koostuu kahdesta kerrostulivuoresta.
Mimari dönemin zirvesinde Lund, 27 kiliseye sahipti.Perinteisen tyylin sprintissä Mononen oli 79:s.
Yaz ayları hariç, tüm yıl zirvesinde kar vardır.Ylhäällä on lunta ympäri vuoden kesällä varjossa.
Monte Perdido'nun zirvesi (Fransızca: Mont Perdu) sınırın İspanya tarafındadır.Ranskan ja Espanjan välisellä rajalla on vuori nimeltä Monte Perdido (ransk.
İsviçreli Matthias Zurbriggen, 14 Ocak 1897 tarihinde zirveye tırmanan ilk kişi olmuştur.Aconcaguan huipulle kiipesi ensimmäisenä Matthias Zubriggen 14. helmikuuta 1897.
İkinci filmde onun büyük kardeşi, Vuruş Zirvesi onu "Bubba" adıyla çağırmasından bilinir.Hänen isoveljensä ”Chop Top” kutsuu häntä ”Bubbaksi” elokuvasarjan toisessa osassa.
Han Hanedanı Çin kültürünün zirvelerinden biri olarak kabul edilir.Seutua pidetään yhtenä kiinalaisen sivilisaation syntyalueista.