Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Než že Duch svatý po městech, kudyž jsem šel, osvědčuje mi, pravě, že vězení a soužení mne očekávají.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Numai, Duhul Sfînt mă înştiinţează din cetate în cetate că mă aşteaptă lanţuri şi necazuri.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.nur daß der heilige Geist in allen Städten bezeugt und spricht, Bande und Trübsal warten mein daselbst.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.razen da mi sveti Duh po vseh mestih priča in pravi, da me čakajo vezi in stiske.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.senão o que o Espírito Santo me testifica, de cidade em cidade, dizendo que me esperam prisões e tribulações.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.seulement, de ville en ville, l`Esprit Saint m`avertit que des liens et des tribulations m`attendent.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.So soltanto che lo Spirito Santo in ogni città mi attesta che mi attendono catene e tribolazioni
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Tylko że Duch Święty po miastach świadczy, powiadając, że mię więzienie i uciski czekają.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.πλην οτι το Πνευμα το Αγιον μαρτυρει εν παση πολει λεγον, οτι δεσμα και θλιψεις με περιμενουσι.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Тільки що Дух сьвятий по городам сьвідкує слово, що кайдани мене та муки ждуть.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.только Дух Святый по всем городам свидетельствует, говоря, что узы и скорби ждут меня.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.אפס כי רוח הקדש מעיד בכל עיר ועיר לאמר כי מוסרות וצרות נכונו לי׃
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.غير ان الروح القدس يشهد في كل مدينة قائلا ان وثقا وشدائد تنتظرني.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.但 知 道 聖 靈 在 各 城 裡 向 我 指 證 、 說 、 有 捆 鎖 與 患 難 等 待 我
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.但 知道 聖靈 在 各 城裡 向 我 指證 、 說 、 有 捆鎖與 患難 等待 我
Birkaç isyancý, Ölüm Yýldýzý'na gizlice girip kendilerini ekipmana zincirlerler.간청하는 편지가 잔뜩 전달되는 장면에서 발을 동동 굴리게 될 겁니다.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."A növények gyártják a hosszú szénláncú keményítőt és a glükózt, éppen a CO2-ból.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."C'est nous qui le voyons ainsi.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."우리가 그렇게 여기죠. 식물들은 CO2로 녹말과 글루코스를 만드느라 아주 바빠요."
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Pero las plantas están ocupadas formando cadenas de almidones y glucosa, a partir del CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Plantele sunt ocupate făcând lanţuri lungi de amidon şi glucoză, exact, din CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Rastliny sú zaneprázdnené vytváraním dlhých reťazcov škrobov a glukózy, priamo z CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Rośliny zajęte są wytwarzaniem długich skrobiowych i glukozowych łańcuchów z CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Tumbuhan sibuk membuat rantai panjang pati dan glukosa, benar, dari CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Wir sehen das so.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Έτσι το βλέπουμε εμείς.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Но растенията са заети с формирането на вериги от нишесте и глюкоза от СО2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."Но это не так. И тогда Джефф придумал, как использовать CO2.
Bitkiler CO2'den uzun nişasta ve glikoz zincirleri yapmakla meşguller."でんぶんとブドウ糖を作り続けるのです 彼が触媒を発見して二酸化炭素からポリカーボネートを
Bırak zincirleriyle yaşasınlar.Forsæt med at leve bundet i kæder.
Bırak zincirleriyle yaşasınlar.(Lebt doch alle in Ketten! / ) "Nein" "Hartman".
Bırak zincirleriyle yaşasınlar.Pozwól żyć im przykutymi łańcuchami.
Bırak zincirleriyle yaşasınlar.Ας τους να ζουν με αλυσίδες..
Bırak zincirleriyle yaşasınlar.Нека си живеят с вериги.
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Det här är en av mataffärer i kedjan som man har öppnat i arbetarområden och som finansieras av oljeintäkter.
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Este es no de los supermercados abiertos en los barrios y financiados con los beneficios del petróleo.
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Este é um dos mercados nas favelas. Fundado pela estatal petrolífera.
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Ez az egyik áruházlánc amit a külkerületekben létrehoztak az olajból származó bevételekből.
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Ini salah satu jaringan supermarket yang dibangun di Barrios didanai dari penghasilan minyak
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Oto jeden z sieciowych supermarketów działających w barrios powstał dziękim zyskom z ropy
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Questa è una delle catene di supermercati creati nei barrios, finanziata dagli entroiti del petrolio.
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Toto je jeden z reťazcov supermarketov postavený v barrios, ktorý je dotovaný z tržieb za ropu.
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Това е една от веригите магазини, създадени в бариосите, финансирана от продажбите на петрола.
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.Это один из сети супермаркетов, созданных в барриос, основанной на доходах от нефти
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.זהו אחד מרשתות הסופרמרקטים שהוקמו בשכונות .ממומן מרווחי הדלק
Bu "barrio"larda kurulmuş ve petrol hasılatından fonlanmış olan, süpermarket zincirlerinden biri.オイルの収入によって 賄われました ここの価格は安く抑えられ
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.Das Leben wird zu einzelnen Zellen, einzelne Zellen werden Fäden, die bilden Ketten und Ketten die Netzwerke.
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.그 줄은 고리로 이어지며, 고리는 네트워크가 됩니다.
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.las cuerdas se transforman en cadenas, las cadenas en redes.
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.le catenelle catene, le catene reti.
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.les cordes deviennent des chaînes, les chaînes un réseau.
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.Liv blir enskilda celler, celler blir trådar, trådar blir kedjor, kedjor blir nätverk.
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.liv bliver til enlige celler; enlige celler bliver til strenge; strenge bliver til kæder; kæder til netværk.
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.פתילים הופכים לשרשרות, השרשרות בונות רשתות.
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.الخيوط تصبح سلاسل، السلاسل تتشابك
Bu dizgiler zincire, zincirler de ağ örgüsüne dönüşür.これが全宇宙に見られる パラダイムなのです
Bu dört amino asit zincirleri oluşur.이것은 4개의 아미노산곁사슬로 만들어졌습니다
Bu dört amino asit zincirleri oluşur.Es besteht aus vier Aminosäurenketten.
Bu dört amino asit zincirleri oluşur.Ini terdiri dari empat rantai asam amino.
Bu dört amino asit zincirleri oluşur.Je tvořen čtyřmi řetězci aminokyselin.