Bakterilerin hücre çeperleri uzun peptidoglikan zincirlerinden oluşur.Hemocyjaniny mięczaków zbudowane są z kompleksów bardzo długich łańcuchów polipeptydowych.
Tek başına protein zincirleri bazen gruplanarak protein kompleksleri oluşturabilir.Proteinkedjor kan ibland gå ihop och ge upphov till proteinkomplex.
Zincirlerle bağlı tutulur.Medaljerna var fästa med kedjor.
Ringe bağlanan zincirlere çeşitli noktalardan birçok silah asılıdır.För skjutvapen finns många olika tävlingsgrenar.
Bu liste Asya'daki süpermarket zincirlerini içermektedir.У цій статті наведено список мереж супермаркетів в Україні.
Aylarca zincirler altında zindanda yattılar.Годинами нерухомо сидів у кріслі.
Uluslararası burger zincirleri ve Çin restoranları ülkenin birçok yerine yayılmıştır.Їх поступово витіснили китайські крамнички і ресторани.
Tedarik zincirleri, değer zincirlerine bağ vardır.Елементи ланцюга поєднані золотими ланцюжками.
Ağır ve hafif zincirlerden oluşur.Виділяють легкі і важкі фашини.
Zincirler o kadar ağırdı ki çocuklar yürüyemiyorlardı.Вокзал був занадто маленького розміру та не справлявся з потоком пасажирів.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Lawrence pochopí, že pily nejsou určeny k přeříznutí řetězů, ale k uříznutí jejich nohou.
Zincirlerle bağlı tutulur.Připevněné na řetězech.
Zincirler o kadar ağırdı ki çocuklar yürüyemiyorlardı.Malé brány byly jednoduché a mohly jimi procházet pouze chodci.
Sonrasında diğer dağ zincirleri ile devam eder.Poté se vrátil zpět k horským kolům.
İç zincirler 20-24 glikoz altbirimden oluşur.Žilnatina je tvořena 20 až 24 páry postranních žilek.
Bazı blok zincirleri her beş saniyede bir yeni blok oluşturur.Unele rețele de tip blockchain construiesc blocuri noi la fiecare cinci secunde.
Blok zincirleri bir değer değişimi protokolü olarak tarif edilmiştir.Blockchainurile au fost descrise ca fiind protocoale de schimb de valoare.
871 Şubat'ta kale düştü ve Sawdan tutuklandı ve zincirlerle Benevento'ya götürüldü.În februarie 871, citadela a capitulat, iar Sawdan a fost capturat și dus în lanțuri la Benevento.
Ringe bağlanan zincirlere çeşitli noktalardan birçok silah asılıdır.Un meci single în care deasupra ringului sunt agățate cu ajutorul unor lanțuri diverse arme.
Zincirlerle bağlı tutulur.Apoi, șicanele s-au tinut lanț.
Biz, gerçekdışı zincirlerle gerçekten bağlanmışız.A valós számok közelíthetők lánctörtekkel.
Zincirler o kadar ağırdı ki çocuklar yürüyemiyorlardı.A malomkövei olyan nehezek, hogy ember nem tudott őrölni velük.
Linux ve UNIX zincirlerinde MIPS ler bogoMIPS olarak referans edilir.Linuxos és unixos körökben a MIPS-re gyakran mint bogoMIPS hivatkoznak.
Mahkemenin satışa karar vermesiyle Scripps-Howard zincirleri sahibi Roy Howard tarafından gazete satın alındı.Lehden osti Roy Howard omaa Scripps-Howard-mediaketjuaan varten.
Senin mutluluğunun ve istikbalinin yegane yaratıcısı, İhanetin bütün zincirlerini kıralım!Ainoana onnesi seppänä, kuin myös tulevaisuutesi, Murtakaamme kaikkialla petoksen kahleet.
Ares ve Afrodit tekrar birlikte olduklarında düzenek çalışarak ikiliyi zincirler.Sekä Acheron että Surprise korjataan jälleen kuntoon.
İki temsilciyi zincirlere vurdurdu.Kaksi niistä osui presidenttiin.
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.Ο Λόρενς αντιλαμβάνεται ότι τα πριόνια δεν προορίζονται για τις αλυσίδες, αλλά για τα πόδια τους.
Biz, gerçekdışı zincirlerle gerçekten bağlanmışız.Ήταν συνεχώς δεμένα με σιδερένιες αλυσίδες.
Böyle ribozom zincirleri poliribozomları oluştururlar.Τα νουκλεοτίδια σχηματίζουν τις αλυσίδες πολυνουκλεοτιδίων.
Bazen kötü özellikler taşır ve insanları tutsak edip yeraltında zincirlerle bağlar.Οι άνδρες είναι φυλακισμένοι και έχουν αλυσίδες στον αστράγαλο.
Zincirler o kadar ağırdı ki çocuklar yürüyemiyorlardı.Το σχοινί ήταν σχετικά μικρό, και οι επιβαίνοντες δεν ήταν σε θέση να φτάσουν στο έδαφος.
Joker onu zorla zincirler.Ποιος θα τολμήσει να με δέσει με αλυσίδες!
Tek başına protein zincirleri bazen gruplanarak protein kompleksleri oluşturabilir.Individuelle proteinkæder kan nogle gange gruppere sig og danne et proteinkompleks.
Proteinler (polipeptit olarak da adlandırılabilirler), amino asitlerden oluşan zincirlerdir.Proteiner er basalt set kæder af aminosyrer.
İki temsilciyi zincirlere vurdurdu.Begge to blev lagt i kapellet.
Devlete ait olan çok amaçlı market zincirleri KNI ve bağlı ortağı Pilersuisoq, Sisimiut merkezli şirketlerdir.KNI og dets datterselskab Pilersuisoq, der står for en kæde af statsejede butikker, har hovedsæde i byen.
Zincirlerle bağlanmış yedi azgın köpeği Ak Denizin ötesinde kıyamet gününü beklemektedir.De syv dødssyndene har fått gode anmeldelser og har oppnådd femmere, blant annet i Aftenposten.
Bazı blok zincirleri her beş saniyede bir yeni blok oluşturur.Beberapa blockchain menghasilkan blok baru rata-rata setiap lima detik.
Blok zincirleri, sistemik riski ve finansal sahtekarlığı azaltma potansiyeline sahiptir.Blockchain memiliki potensi mengurangi risiko sistemik dan penipuan keuangan.
Bitcoin ve diğer birçok kripto para birimleri açık (halka açık) blok zincirleri kullanır.Bitcoin dan banyak cryptocurrency lainnya menggunakan blockchain terbuka (publik).
En büyük, en bilinen genel blok zincirlerinden bazıları Bitcoin ve Ethereum'dur.Beberapa blockchain publik terbesar dan paling dikenal adalah Bitcoin dan Ethereum.
Yan zincirlerin ve uç grupların değiştirilmesi, çeşitli retinoid sınıflarını oluşturur.Pergantian rantai samping dan kelompok akhir menciptakan berbagai kelas retinoid.
Bu durumda, çatal bölünmüş bir Ethereum ve Ethereum Classic zincirleri ile sonuçlandı.Fork tersebut berakhir dengan pemisahan yang menciptakan rantai Ethereum dan rantai Ethereum Classic.
Teoride, eski farklı sistemler tamamen blok zincirler ile değiştirilebilir.Secara teori, disparate system dapat sepenuhnya digantikan oleh blockchain.
Tüm erken blok zincirleri izinsiz olduğu için, blok zinciri tanımlaması üzerinde tartışmalar ortaya çıkmıştır.Karena semua blockchain awal tidak memiliki izin, kontroversi pun muncul atas definisi blockchain.
Finansal şirketler, merkezi olmayan blok zincirlerine öncelik vermemiştir.Perusahaan-perusahaan keuangan masih belum memprioritaskan blockchain terdesentralisasi.
Tedarik zincirleri, değer zincirlerine bağ vardır.Rantai suplai menghubungkan rantai nilai.
Joker onu zorla zincirler.Kemudian Sengoku membentaknya dengan tegas.
Ayrıca, bu yan zincirler protein gibi başka molekül türlerine de bağlanabilir.Ngoài ra, các chuỗi này có thể gắn kết với một phân tử loại khác, chẳng hạn như protein.
Tedarik zincirleri, değer zincirlerine bağ vardır.Chuỗi cung ứng liên kết các chuỗi giá trị.
Zincirlerinizi bıraktığınızı söyleyebilirsiniz, zaten sizin olmayan bir şeyi sıkı sıkıya tutmaktaydınız.Tiếng tiêu của anh đã thu hồn, đoạt phách của cô khiến cô say đắm không còn làm chủ được mình.
Joker onu zorla zincirler.Nô lệ chèo bị xích.
Zincirlerle bağlı tutulur.彼によって鎖に繋がれている。
Biz, gerçekdışı zincirlerle gerçekten bağlanmışız.そしてそれが無限連鎖で繋がっていくこと。
(Aria: Condotta ell'era in ceppi - "Onu zincirlere bağlayıp sürükleyip götürdüler").また、胸を強く叩き過ぎて胸骨を骨折したことがある。
Joker onu zorla zincirler.ジョーカーはその縛られたスートを持つ。
Bazı blok zincirleri her beş saniyede bir yeni blok oluşturur.数秒おきにあらゆるブロックが再生していく。
Lawrence'a göre bu testereler zincirleri kesmek için değil kendi ayaklarını kesmek için gönderilmiştir.この漫画での臏刑は脚を切断する刑ではなく膝蓋骨の切除となっており、装具を使って立ち上がることができる。
En büyük, en bilinen genel blok zincirlerinden bazıları Bitcoin ve Ethereum'dur.ブロックチェーンの代表的なものとしては、Bitcoin や Ethereum などが挙げられる。