Delikanlı, zincirlerini kopar ve at!Młodzieńcze, zerwij swoje łańcuchy i odrzuć je.
Delikanlı, zincirlerini kopar ve at!Nuori mies, vapaudu kahleista ja heitä ne sivuun.
Delikanlı, zincirlerini kopar ve at!Unge man, bryt sönder dina kedjor och kasta bort dem.
Delikanlı, zincirlerini kopar ve at!Unge mand, spræng dine kæder, og smid dem væk.
Delikanlı, zincirlerini kopar ve at!Νεαρέ, σπάσε τις αλυσίδες σου και πέτα τες μακριά!
Delikanlı, zincirlerini kopar ve at!Молодой человек, освободитесь от оков и сбросьте их!
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?Nun, in unserer DNA, in einer menschlichen DNA, denkt ihr vielleicht, hey, Sal,
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?Teraz, v našej DNA, v ľudskej DNA, dalo by sa povedať, hej, Sal,
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?Така, тази нишка ето тук кодира AЦТГ (аденин, цитозин, тимин, гуанин).
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?עכשיו, בDNA שלנו, בDNA האנושי
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?إذاً الآن في حمضنا النووي (DNA) ، في الخمض النووي للإنسان
Diyebilirsiniz ki, DNA'mızda insan DNA'sında bu küçük zincirlerden moleküle kadar nasıl gidebiliriz?これらの分子の鎖が人間、『私』になるの?」 という疑問が浮かんできます。
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.De kommer att knytas till tRNA-molekyler.
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.Este RNAt, quiere ligarse a esta parte del ARNm. ¿Por qué?
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.Jsou mnohem delší, než ty moje.
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.Katakan saja bahwa itu adalah untain yang terpisahkan.
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.Mas ele só vai puxar para cima aqui e anexar a esta molécula de mRNA.
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.Povedzme, že to je prvok, ktorý má rozdeliť.
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.Powiedzmy, że ma GGAC.
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.Sagen wir, dass ist der Strang der abgebrochen ist.
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.Имам предвид, все пак...
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.Скажем - это та отщепленная цепь
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.נגיד שזהו הגדיל אחרי שניפרד מהשני
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.لنقل أن هذا هو الخيط الذي انفصل
Diyelim ki ayrılacak zincir bu.そして、何が起こるかというと、 これがまず転写されるのです。
Diyelim ki birisi size 1inci haftada zincirleme mektup gönderiyor.Powiedzmy, że ktoś wysyła list "łańcuszek" w pierwszym tygodniu.
Diyelim ki birisi size 1inci haftada zincirleme mektup gönderiyor.Řekňeme, že v prvním týdnu někdo rozeslal řetězovou zprávu.
Diyelim ki birisi size 1inci haftada zincirleme mektup gönderiyor.Да речем, че някой изпраща верижно писмо в седмица 1.
Diyelim ki birisi size 1inci haftada zincirleme mektup gönderiyor.チェーンレターを送ったとします。 第1週は、誰かが 10 人にチェーン レターを送ります。
DNA zincirini oluşturanA, T, C, 그리고 G 의 약병들이 있습니다.
DNA zincirini oluşturanאלו פשוט בקבוקים של איי, טי, סי וג'י--
DNA zincirini oluşturanمجرد قناني من A و T وC وG --
DNA zincirini oluşturan私たちの DNA の鎖を作る
Dolayısıyla buradaki en uzun zincir, hept-, yedinin ön eki.그러므로 이 분자의 가장 긴 사슬은, hept-는 일곱이라는 의미의 접두어입니다.
Dolayısıyla buradaki en uzun zincir, hept-, yedinin ön eki.V tomto případě je nejdelší řetězec heptan, hept- je předpona pro 7.
Dolayısıyla buradaki en uzun zincir, hept-, yedinin ön eki.Οπότε η μεγαλύτερη αλυσίδα εδώ, επτ- είναι το πρόθεμα για το επτά.
Dolayısıyla buradaki en uzun zincir, hept-, yedinin ön eki.Какая самая длинная цепь здесь? "Гепт" - это префикс для семи С.
Dolayısıyla buradaki en uzun zincir, hept-, yedinin ön eki.ذلك هو أطول سلسلة هنا، البادئة هي هبت يعنى سبعة
‘Dolaylı arazi kullanımı değişimleri’ denilen zincirleme etkileyebilir.Bioenergi: alla typer av energi som erhålls från biomassa, inklusive biobränslen.
‘Dolaylı arazi kullanımı değişimleri’ denilen zincirleme etkileyebilir.Bioenergía: todos los tipos de energía derivada de la biomasa, incluidos los biocombustibles.
‘Dolaylı arazi kullanımı değişimleri’ denilen zincirleme etkileyebilir.Bioénergie : tout type d'énergie dérivée de la biomasse, dont les biocarburants.
‘Dolaylı arazi kullanımı değişimleri’ denilen zincirleme etkileyebilir.Men risiciene inden for Europa kan mindskes gennem det rette valg af afgrøder og forvaltning.
‘Dolaylı arazi kullanımı değişimleri’ denilen zincirleme etkileyebilir.Prst in rastline so med največjimi skladišči CO na zemlji —
‘Dolaylı arazi kullanımı değişimleri’ denilen zincirleme etkileyebilir.Προς το παρόν, οι ανανεώσιμες πηγές ενέργειας θα εξοικονομούσε.
‘Dolaylı arazi kullanımı değişimleri’ denilen zincirleme etkileyebilir.Дори и този въпрос е спорен.
Dört hem grubu var ve globins aslında. protein yapıları, geri kalanı açıklayan dört peptid zincirleriEs gibt vier Häme und die Globine beschreiben den Rest davon: Proteinstrukturen, vier Peptidketten.
Dört hem grubu var ve globins aslında. protein yapıları, geri kalanı açıklayan dört peptid zincirleriJsou tam 4 hemové skupiny a zbytek je v podstatě globin - bílkovinné struktury, čtyři peptidové řetězce.
Dört hem grubu var ve globins aslında. protein yapıları, geri kalanı açıklayan dört peptid zincirleri네 개의 헴 그룹이 있고 글로빈은 본질적으로 다른 나머지를 표현합니다 단백질 분자구조 네 개의 펩티드 사슬
Dört hem grubu var ve globins aslında. protein yapıları, geri kalanı açıklayan dört peptid zincirleriИмаме четири хем групи и глобините описват останалото - протеиновите структури четирите пептидни вериги.
Dört hem grubu var ve globins aslında. protein yapıları, geri kalanı açıklayan dört peptid zincirleriЧотири гемові групи та глобіни характеризують протеїнові структури, чотири пептидних ланцюга.
Dört hem grubu var ve globins aslında. protein yapıları, geri kalanı açıklayan dört peptid zincirleriאת ארבעת שרשרות הפפטיד. טוב, קבוצת ההֵם הזו - היא די מעניינת. למעשה זה מבנה של פּוֹרפֶרין.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Chúng ta thường nhìn thế giới không theo một hệ thống kết hợp, mà theo những sự kiện riêng lẻ.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Emme tapaa katsoa maailmaa kokonaisuutena, jollainen se on, vaan yksittäisinä tapahtumina.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.우리는 세계를 통합된 체계로 보는것이 아니라 일련의 개별적인 문제들로 보는 경향이 있습니다
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Solemos ver el mundo no como el sistema integrado que es sino como una serie de temas individuales.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Tindem să privim lumea nu ca pe sistemul integrat care este, ci ca pe o serie de chestiuni individuale.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.Как правило, мы смотрим на мир не как на единую систему, которой он является, а как на отдельные проблемы.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.אנחנו נוטים להסתכל על העולם, לא בתור המערכת המשולבת שהוא, אלא כשורה של נושאים פרטניים.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.نميل إلى النظر إلى العالم، ليس كالنظام المتكامل الذي هو عليه، لكن كسلسلة من المشاكل المنفردة.
Dünyaya entegre bir sistem olarak değil de, birbirinden ayrı olaylar zinciri olarak bakma eğilimindeyiz.個別の問題が多く発生していると 考えてしまいがちです さまざまな占拠による抗議運動や