Anahtar zinciriniz taranırken bir hata oluştuHiba történt a kulcsgyűjtemény feldolgozása közben
Anahtar zinciriniz taranırken bir hata oluştuMed pregledovanjem vašega šopa ključev je prišlo do napake
Anahtar zinciriniz taranırken bir hata oluştuOcorreu um erro ao analisar o seu porta- chaves
Anahtar zinciriniz taranırken bir hata oluştuPodczas skanowania twojego zbioru kluczy wystąpił błąd
Anahtar zinciriniz taranırken bir hata oluştuUne erreur est survenue durant l'analyse de votre trousseau de clés
Anahtar zinciriniz taranırken bir hata oluştuОшибка поиска в ваших ключах
Anahtar zinciriniz taranırken bir hata oluştuПід час сканування вашого сховища ключів сталася помилка
Anahtar zinciriniz taranırken bir hata oluştu鍵リングをスキャン中にエラーが発生しました。
Ancak bilinçaltımızda, kurtulduğumuzu sandığımız o zincirler hala duruyordu우리의 무 의식에서 우리가 생각 하는 그 모든 체인 했다 삼진 왔다 의식 하지 않고 아직 거기에 있었다
Ancak bilinçaltımızda, kurtulduğumuzu sandığımız o zincirler hala duruyorduOhne zu merken, dass in unserem Unterbewusstsein die Ketten die wir los zu sein glaubten, immer noch da waren.
Ancak bilinçaltımızda, kurtulduğumuzu sandığımız o zincirler hala duruyorduبدون إدراكنا أنه في عقلنا اللاواعي، كل هذه القيود والسلاسل التي اعتقدنا أنها قد تكسرت لازلت هناك
Ancak bilinçaltımızda, kurtulduğumuzu sandığımız o zincirler hala duruyordu我々を本当に奮い立たせるのは
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.iba že mi Svätý Duch osvedčuje po mestách a hovorí, že ma čakajú putá a súženie.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.오직 성령이 각 성에서 내게 증거하여 결박과 환난이 나를 기다린다 하시나
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.kun, at den Helligånd i hver By vidner for mig og siger, at Lænker og Trængsler vente mig.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.men bare at den Hellige Ånd i by efter by vidner for mig og sier at bånd og trengsler venter mig.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Než že Duch svatý po městech, kudyž jsem šel, osvědčuje mi, pravě, že vězení a soužení mne očekávají.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Numai, Duhul Sfînt mă înştiinţează din cetate în cetate că mă aşteaptă lanţuri şi necazuri.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.nur daß der heilige Geist in allen Städten bezeugt und spricht, Bande und Trübsal warten mein daselbst.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.razen da mi sveti Duh po vseh mestih priča in pravi, da me čakajo vezi in stiske.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.senão o que o Espírito Santo me testifica, de cidade em cidade, dizendo que me esperam prisões e tribulações.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.seulement, de ville en ville, l`Esprit Saint m`avertit que des liens et des tribulations m`attendent.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.So soltanto che lo Spirito Santo in ogni città mi attesta che mi attendono catene e tribolazioni
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Tylko że Duch Święty po miastach świadczy, powiadając, że mię więzienie i uciski czekają.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.πλην οτι το Πνευμα το Αγιον μαρτυρει εν παση πολει λεγον, οτι δεσμα και θλιψεις με περιμενουσι.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.Тільки що Дух сьвятий по городам сьвідкує слово, що кайдани мене та муки ждуть.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.только Дух Святый по всем городам свидетельствует, говоря, что узы и скорби ждут меня.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.אפס כי רוח הקדש מעיד בכל עיר ועיר לאמר כי מוסרות וצרות נכונו לי׃
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.غير ان الروح القدس يشهد في كل مدينة قائلا ان وثقا وشدائد تنتظرني.
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.但 知 道 聖 靈 在 各 城 裡 向 我 指 證 、 說 、 有 捆 鎖 與 患 難 等 待 我
Ancak Kutsal Ruh, beni zincirler ve sıkıntıların beklediğine dair her kentte beni uyarıyor.但 知道 聖靈 在 各 城裡 向 我 指證 、 說 、 有 捆鎖與 患難 等待 我
Ancak sıkıntı şu ki, bir zincirleme etki olduğunda, tamamı sıkıntıya girer.Co je možná problém všech těchto bank, že je to kaskáda, po které jedou.
Ancak sıkıntı şu ki, bir zincirleme etki olduğunda, tamamı sıkıntıya girer.そこには、ただ滝があり、彼らはその下に行きます。 しかし、これらの全てのローンは他の銀行に、
Aslında, sadece zincir kuralının tersi olduğunu göreceksiniz. -Ale zobaczysz, że to swego rodzaju odwrotna reguła łańcuchowa.
Aslında, sadece zincir kuralının tersi olduğunu göreceksiniz. -하지만 당신은 친절 볼 거 야 그냥 여의 역방향 체인 규칙입니다.
Aslında, sadece zincir kuralının tersi olduğunu göreceksiniz. -Mas você vai ver que isso é um tipo de regra da cadeia reversa.
Aslında, sadece zincir kuralının tersi olduğunu göreceksiniz. -Pero verás que es tipo de las regla de la cadena inversa.
Aslında, sadece zincir kuralının tersi olduğunu göreceksiniz. -אבל תראו שזה רק היפוך של חוק השרשרת.
Aslında, sadece zincir kuralının tersi olduğunu göreceksiniz. -ولكنك سترى أنها نوعاً ما تعتمد على قاعدة السلسة المعكوسة.
Aslında, sadece zincir kuralının tersi olduğunu göreceksiniz. -適応できます。 この関数、(1+v^2)
Aslında tek yaptığımız şey zincir ve çarpma kurallarını uygulamak.אך אנו משתמשים רק השרשרת ואת הכללים המוצר.
Aslında tek yaptığımız şey zincir ve çarpma kurallarını uygulamak.لكننا نستخدم قاعدة السلسلة وقاعدة حاصل الضرب
Ayrıca 10 NADH oluşturuyorlar ve bunların her biri elektron taşıma zincirinde üçer tane ATP'ye dönüşüyorlar. -10개의 NADH를 생산하고, 이것들은 이상적인 상황에서 세 개의 ATP를 생성시킵니다.
Ayrıca 10 NADH oluşturuyorlar ve bunların her biri elektron taşıma zincirinde üçer tane ATP'ye dönüşüyorlar. -Están produciendo también, combinados, 10 NADHs, que cada uno puede producir tres ATPs en una situación ideal,
Ayrıca 10 NADH oluşturuyorlar ve bunların her biri elektron taşıma zincirinde üçer tane ATP'ye dönüşüyorlar. -Powstaje też łącznie 10 cząsteczek NADH, a każda z nich, w idealnych warunkach, daje po 3 cząsteczki
Ayrıca 10 NADH oluşturuyorlar ve bunların her biri elektron taşıma zincirinde üçer tane ATP'ye dönüşüyorlar. -שהחברים האלה לא רק מייצרים שני ATP בכל אחד מהשלבים האלה.
Ayrıca 10 NADH oluşturuyorlar ve bunların her biri elektron taşıma zincirinde üçer tane ATP'ye dönüşüyorlar. -هم ينتجون أيضا ، مجتمعين ، 10 NADH وكل منها تنتج 3 ATP في الظروف المثالية
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Gdy w dodatku widzę chińskich monet zwisająca z dewizka, sprawa staje się jeszcze prostsze.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Ha ezen kívül látok kínai érme lóg az óra-lánc, az ügyet válik, még egyszerűbb.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.때, 또한, 문제, 시계 체인에 매달려 중국 동전을 볼 수
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Ko je, poleg tega vidim kitajsko kovanec visi iz vašega uro-verigo, se zadeva postane še bolj preprosto.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Kun lisäksi näen kiinalainen kolikko roikkumassa kellosi-ketju, asia entistäkin yksinkertainen.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.När dessutom ser jag en kinesisk mynt hängande från din klocka-kedjan, ärendet blir ännu enklare.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Når du derudover ser jeg en kinesisk mønt hængende fra dit ur-kæde, sagen bliver endnu mere simpelt.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Quando, inoltre, vedo una moneta cinese appeso l'orologio a catena, la questione diventa ancora più semplice.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.Wanneer bovendien zie ik een Chinese munt opknoping van uw horloge-keten, de zaak wordt het nog eenvoudiger.
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.כאשר, בנוסף, אני רואה המטבע הסיני תלויה שרשרת שעון שלך, את העניין
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.عندما ، بالإضافة إلى ذلك ، أرى عملة الصينية تتدلى من سلسلة ساعتك ، الأمر
Ayrıca, ben olsun, saat zinciri sarkan bir Çin para daha basit hale gelir.さらに簡単になる。"氏Jabezウィルソンは大きく笑った。
Azami sertifika zinciri uzunluğu aşıldı.A tanúsítványlánc hosszabb a megengedettnél.