Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Ľudia, ktorých priťahujú tieto kurzy, majú zvyčajne hackerskú povahu.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Mensen die zich aangetrokken voelen tot deze cursussen hebben meestal een hackermentaliteit.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Những người bị cuốn hút vào những khóa học này thường thích làm "hacker."
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Oamenii care sunt atrași de aceste cursuri au de obicei o mentalitate de hacker.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Orang-orang yang tertarik dengan kuliah-kuliah ini biasanya mempunyai mentalitas sebagai hacker.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Zainteresowani takimi kursami mają mentalność hakerów.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Οι άνθρωποι που ελκύονται προς αυτά τα μαθήματα έχουν συνήθως τη νοοτροπία του χάκερ.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Люди, которые увлекались проектом, обладали хакерским менталитетом.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Хората, които са привлечени в тези курсове, обикновено имат ум на хакери.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.לאנשים שנמשכים לקורסים הללו יש בדרך כלל מנטליות של האקרים.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.الناس الذين ينجذبون إلى هذه الدورات عادة لديهم عقلية هاكر (قرصان الانترنت).
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.ハッカー精神を 持っています 物事の働く仕組みを 知りたがり
Bu zihniyet fark yarattı, kendinden önceki değişiklik girişimlerinden ayrıldı.변화를 만들어내기 전에, 우리가 생각하고 정부가 우리에게
Bu zihniyet fark yarattı, kendinden önceki değişiklik girişimlerinden ayrıldı.Práve v tomto sa líšili od mnohých starších iniciatív, ktoré sa snažili o zmenu.
Bu zihniyet fark yarattı, kendinden önceki değişiklik girişimlerinden ayrıldı.І це основна відмінність від тих ініціатив, що мали місце раніше, для досягнення змін.
Bu zihniyet fark yarattı, kendinden önceki değişiklik girişimlerinden ayrıldı.ובעוד שזה היה ההבדל המרכזי, בין היוזמות מלפני, ליצור שינוי,
Bu zihniyet fark yarattı, kendinden önceki değişiklik girişimlerinden ayrıldı.وھذا ھو الاختلاف الجوھري بين العديد من المبادرات السابقة الرامية إلى إجراء التغيير.
Bu zihniyet fark yarattı, kendinden önceki değişiklik girişimlerinden ayrıldı.私たちが持っていた考え方や 政府が唱えていた考えと 違うものです
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Aber dieses Selbstverständnis ist weiterhin treu zu dem Boden und zu dem Land aus dem es entstanden ist.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ale tento postoj je stabilně věrný půdě a zemi, ve které se vylíhnul.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ale toto myslenie neprestáva byť verné zemi a krajine, z ktorej vzišlo.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ám ez a gondolkodási mód továbbra is hű marad a talajhoz, az anyaföldhöz, amelyből kifejlődött.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Însă această mentalitate a rămas credincioasă pământului şi terenului din care a luat naştere.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.하지만 이 사고방식은 그것이 발생한 지역에서 충실하게
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Lecz ta mentalność pozostała lojalna wobec ziemi i kraju z których wzięła swój początek.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Maar deze mentaliteit bleef trouw aan de bodem en het land waar ze uit voortkwam.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Mais cette mentalité continue à être fidèle au sol et à la terre desquels elle a émergé.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Ma questa mentalità ha continuato ad essere fedele alla terra che l'ha vista nascere.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Mas esta mentalidade continuou fiel ao solo e à terra do qual emergiu.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Nhưng tư tưởng này vẫn sẽ trung thành với đất nước và vùng lãnh thổ mà nó bắt nguồn.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Pero este modo de pensar ha seguido siendo fiel al suelo y a la tierra que lo vio nacer.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Tetapi pola pikir ini terus menjadi setia kepada daratan dan negeri dimana itu muncul.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Αλλά αυτή η νοοτροπία παραμένει πιστή στο έδαφος και στη γη από την οποία ξεπήδησε.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.І цей спосіб мислення залишається вірним тій землі, яка його породила.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Но този мироглед остана верен на пръстта и земята, от които изникна.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.Но это новое сознание продолжает быть плоть от плоти той земли, на которой оно родилось.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.אך דרך מחשבה זו המשיכה להיות נאמנת לאדמה ולארץ
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.ولكن ھذا التوجه بقي مخلصا لتراب الأرض
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.それが生まれた 風土に 忠実です
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Apakah dia adalah objek yang terlalu umum fungsinya ?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Còn những thứ quá thực dụng thì sao?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Czy to przedmiot użytkowy?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Est-ce un objet utilitaire ?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Este un obiect de uz zilnic?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?¿Es un objeto útil?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?É um objeto utilitário?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?È un oggetto utilitario?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Használati tárgy?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Is het een gebruiksvoorwerp?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Ist es ein Gebrauchsgegenstand?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?그건 실용적인 물건인가요?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Είναι χρηστικό αντικείμενο;
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?А если это предмет практичный?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?А якщо це практичний предмет?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Утилитарен обект ли е?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?האם זהו חפץ שימושי?
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?هل هو شيء نفعي؟
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?その場合保護されるに値しません
Hindu zihniyeti'nde, meydana gelen köklü değişimlerden biridir.인적자원으로 바뀐 것은 근본적 의식변화 때문입니다.
Hindu zihniyeti'nde, meydana gelen köklü değişimlerden biridir.la a-i vedea drept capital uman, a fost una dintre schimbările fundamentale ale gândirii indiene.