Ana içeriğe geç
Sözlük

zihniye ile cümle

zihniye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Jiems suteiktas protas ir sąžinė ir jie turi elgtis vienas kito atžvilgiu kaip broliai.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Neid on õnnistatud mõistuse ning südametunnistusega ning peaksid üksteise vastu käituma vennalikkuse vaimus.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.A Alice se vymykala částečně proto, že samozřejmě byla žena, což byla v padesátých letech poměrně vzácnost.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Alice가 보기 드문 의사였던 건, 물론, 1950년대에 여의사는 꽤 드물었기 때문이죠.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Alice era insolita in parte, ovviamente, perché era una donna, cosa abbastanza rara negli anni '50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Alice era poco corriente en parte, claro, por ser mujer, lo que era muy raro en los años 50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Alice menjadi luar biasa, sebagian karena dia seorang wanita, sesuatu yang cukup jarang di tahun 1950-an.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.E Alice era invulgar, em parte porque, claro, ela era uma mulher, o que era muito raro nos anos de 1950.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Era neobișnuită în parte pentru că era femeie ceea ce era destul de rar în anii '50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Och Alice var ovanlig åtminstone för att hon var en kvinna i yrket, vilket var ovanligt på 1950-talet.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Und zum Teil war Alice ungewöhnlich, weil sie eine Frau war, was für die 1950er ziemlich selten war.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Và Alice khác thường phần lớn tất nhiên bởi vì cô ấy là phụ nữ, một điều rất hiếm trong thập niên 50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Ze was ongewoon, deels omdat ze een vrouw was, wat in de jaren 50 zeldzaam was.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Η Άλις ήταν ασυνήθιστη εν μέρει, φυσικά, επειδή ήταν γυναίκα, πράγμα σπάνιο τη δεκαετία του '50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Алис беше необекновена от части, защото, разбира се, беше жена, което беше много рядко за онези години.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Конечно, отчасти её необычность заключалась в том, что она была женщиной-врачом — редкость в 1950-х.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.אליס היתה יוצאת-דופן, גם בגלל שהיתה אישה, דבר די נדיר באותה תקופה.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.وأليس كانت استثنائيةً جزئيًا لأنها، بالطبع، كانت امرأة، و الذي كان شيء نادرًا جدًا في الخمسينيات.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.その当時では珍しく 彼女が女医であったことです 彼女は目立っていました
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Ale jest to rzecz nieodzowna dla praktycznie wszystkim Węgrów.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Dar neapărat, este tipică aproape oricărui maghiar.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.De okvetlenül jellemző majdnem minden magyarra.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Je však typické pre prakticky všetkých Maďarov.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.사실상 모든 전형적인 헝가리인들에게는 필연적인 것 입니다.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Maar het is tegen wil en dank een typisch aan haast alle Hongaren.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Mais par la force des choses, il caractérise presque tous les Hongrois.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Mas é típica de praticamente todos os húngaros.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Nhưng đó là điều tất yếu đối với hầu hết người Hungary.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Pero sí lo es para virtualmente todos los húngaros.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Αλλά είναι εν δυνάμει ο τρόπος που σκέφτονται όλοι σχεδόν οι Ούγγροι.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Но волей-неволей является типичным практически для всех венгров.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Но пък е със сигурност типичен за почти всички унгарци.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.אבל הוא בלתי נמנע בעצם לכל ההונגרים.
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.لكنها بحكم الضروره نموذج للفضيله عند الهنغاريين .
Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.だから「Jó napot, pacák!」ってね
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.A legtöbb amerikai számára ez nem egy tipikus világnézet.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir. Ama tüm Macarlar için zorunlu bir zihniyettir.Für die meisten Amerikaner keine typische Einstellung, aber notwendigerweise typisch für alle Ungarn.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Ce n'est pas un état d'esprit habituel à la plupart des Américains.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Đó không phải là quan điểm điển hình đối với hầu hết người Mỹ.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Het is niet een typische gedachtenkader voor de meeste Amerikanen.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.이는 미국인들의 전형적인 사고방식과는 크게 다르나,
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Não é um estado de espírito típico da maioria dos americanos.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Nie jest to typowy sposób myślenia dla większości Amerykanów.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Nie je to typické zmýšľanie väčšiny Američanov.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.No es una actitud de vida típica para la mayoría de los americanos.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Nu este un mod de gândire specific americanilor.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Αυτός δεν είναι ο τρόπος σκέψης των περισσότερων Αμερικανών.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Такое внутреннее устройство не слишком типично для большинства американцев.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.Това е далеч от типичния американски начин на мислене.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.זה אינו הלך מחשבה טיפוסי לרוב האמריקאים.
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.أنها ليست العقليه النموذجيه لكثير من الآمريكيين
Bu Amerikalılar'da rastlanan bir zihniyet değildir.これは典型的な アメリカ人の考え方ではありません しかし事実 ハンガリー人全体に 共通する必然的典型です
Bu bağımlılık zihniyetinden kurtulmak zorundayız.Debemos alejarnos de esta mentalidad de dependencia.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Die Leute, die an diesem Kurs Interesse zeigen, haben normalerweise eine Hacker-Mentalität.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Jellemzően olyanokat vonzanak az ilyen kurzusok, akiket a hacker mentalitás jellemez.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.이런 강좌에 이끌린 사람들은 보통 해커의 정신을 갖고 있어요.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Las personas atraídas por estos cursos por lo general tienen mentalidad de 'hacker'.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Le persone che vengono attirate da questi corsi hanno di solito una mentalità da hacker.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Les gens qui sont attirés par ces cours ont typiquement un profil de hacker.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.Lidé, které zajímají tyto kurzy, mají obvykle mentalitu hackera.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod