Ana içeriğe geç
Sözlük

zihniye ile cümle

zihniye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onun aşırı sömürge zihniyeti var. O, İspanyol kültürü için deli oluyor.She has an extreme colonial mentality. She is crazy for Spanish culture.
Tom'un zihniyetini beğeniyorum.I like Tom's mindset.
Fadil, o sırada Dania'yla aynı zihniyet çerçevesine sahipti.Fadil had the same mindframe at that time as Dania.
Bu nedenle hemen çalışmalıyız ve zihniyeti oturtmalıyız.Then she has to study and make up her mind.
Ve bu şimdi altyapının kabul gördügü zihniyetteki bir degişimdir.And that is a change in the mindset where infrastructure is now accepted.
Bu kurslara ilgi duyan insanlarda genellikle bir hacker zihniyeti var.The people who are attracted to these courses typically have a hacker mentality.
Size bir şey söylemek istiyorum, Internet ve dijital bağlantı yeni bir zihniyet yarattı.I want to tell you something, that the Internet and connectivity has created [a] new mindset.
Fakat bu zihniyet içinden çıktığı toprağa ve ülkeye sadık kalmaya devam etti.But this mindset has continued to be faithful to the soil and to the land that it emerged from.
Kurumsal zihniyette oluşan değişiklikten de söz ettiler.They also said that there's a change in the corporate mentality.
Sadece bu da değil, açlığı dönüştürmek bir fırsat, ama sanıyorum zihniyeti değiştirmemiz gerekiyor.Not only that, transforming hunger is an opportunity, but I think we have to change our mindsets.
Faydacı zihniyetle mi hazırlanmıştır?Is it a utilitarian object?
Zihniyetim çok farklı.My mindset is too different.
Zihniyet hala geleneksel cinsiyet rolleriyle ilişkili basmakalıplarla şekillenmektedir.The mentality is still determined by stereotypes relating to traditional gender roles.
Bu bağımlılık zihniyetinden kurtulmak zorundayız.We have to get away from this mindset of dependency.
Bu insanlar farklı bir zihniyete sahipler, Protestan etiğine göre yetiştirilmişler.These people have a different mentality; they’ve been raised on the Protestant ethic.
Belgrad'daki konferansın katılımcılarından, "zihniyet" değişikliği çağrısıBelgrade conference attendees call for change in "mentality"
Kostiç, "Sırbistan'ın finansman sorunu yok; Sırbistan'ın zihniyet sorunu var." diye ekliyor.Kostic adds "Serbia doesn't have a problem with financing; Serbia has a problem with mentality."
Zihniyet değişimi eğitimle başlar.The change of mentality starts with education.
Yazar, böyle bir zihniyetle "aldığımız madalyalar bile büyük ikramiye!" diyor.With that kind of mentality in the air, he writes, "even the medals we did get are a bonus!"
Lidiaz'a göre, ülkedeki baskın zihniyet başarıyı desteklemiyor.According to Lidiaz, the reigning mentality in the country is not one that promotes achievement.
Erdoğan, "Uygulama için zihniyet değişikliğine ihtiyaç vardır ve bu kolay olmayacaktır" dedi."Implementation will require a change in mentality and this will not be easy," Erdogan said.
Bu yüzden SDS bir kez daha geçmişin ve engellemeci zihniyetin partisi olduğunu kanıtlamaktadır."The SDS will thus prove once again that it is the party of the past and of obstructionism".
Son derece uluslararası bir zihniyetteler.They have a very international frame of mind.
Bu bir zihniyet, kabiliyet eksikliği, yönetim yapısı, yöntem, alışkanlıklar ve atalet meselesi."It's a matter of mentality, lack of ability, management structure, methods, habits and inertia."
Bir yakın komşularız, bu da benzer bir zihniyet ve adetleri birbirine bağlıyor." dedi.We are close neighbours, which binds a similar mentality and customs," said Avdo, a Bosniak fan.
Woo-sik genç bir çocuk gibi görünüyor ama onun zihniyet ve kişilik olgun.Woo-sik appears to be a young boy but he is mature in his mindset and personality.
Brezilya'daki toprak sahipleri hala kölelik zihniyetine sahipti.The land owners in Brazil still had a slavery mentality.
Astlarının sık sık planlarına kapılmasına neden olan maceracı bir zihniyete sahiptir.She has a mind for adventure which often leads her subordinates to be swept into her plans.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Sie sind mit Vernunft und Gewissen begabt und sollen einander im Geist der Brüderlichkeit begegnen.
Bütün gelişme aşamalarında zihniyet tarihine eleştiriler yöneltilmiştir.Wie ich jetzt die Kritik der reinen Vernunft entwicklungsgeschichtlich lese.
Bu nedenle hemen çalışmalıyız ve zihniyeti oturtmalıyız.C’est pour cela qu’elle devait servir à penser et résonner.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Están dotados de razón y de conciencia, y deben tratarse los unos a los otros con espíritu de fraternidad.
Jean Piaget, çocuk zihniyetinin yetişki­nin zihniyetiyle hiçbir ilişkisi olmadığını öne sürmüştür.Jean Piaget introduce los Procesos Mentales del niño.
Aynı zamanda Azerbaycan, çağdaş bir cemiyet kurmaya, Avrupalı bir zihniyetle çalışmaya azmetmiştir.L'Azerbaigian ha inoltre implementato un nuovo stile organizzativo al fine di modernizzare il suo esercito.
Üç Zihniyet, 1940.Illusioni, 1910
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Они наделены разумом и совестью и должны поступать в отношении друг друга в духе братства.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.وهم قد وهبوا العقل والوجدان وعليهم أن يعاملوا بعضهم بعضاً بروح الإخاء.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.São dotados de razão e consciência e devem agir em relação uns aos outros com espírito de fraternidade.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Są oni obdarzeni rozumem i sumieniem i powinni postępować wobec innych w duchu braterstwa.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.De har utrustats med förnuft och samvete och bör handla gentemot varandra i en anda av gemenskap.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Вони наділені розумом і совістю й повинні діяти один щодо іншого в дусі братерства.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Az emberek ésszel és lelkiismerettel bírván, egymással szemben testvéri szellemben kell hogy viseltessenek.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Heille on annettu järki ja omatunto, ja heidän on toimittava toisiaan kohtaan veljeyden hengessä.
Üç Zihniyet, 1940.Kolme seuranäytelmää, 1910.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Είναι προικισμένοι με λογική και συνείδηση και οφείλουν να συμπεριφέρονται μεταξύ τους με πνεύμα αδελφοσύνης.
Bu eser sadece edebi bakımdan değil, metot ve zihniyet bakımından da daha önceki eserlerden çok farklıdır.Denne generation var dog ikke kun optisk og teknisk meget anderledes end forgængeren.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.De er utstyrt med fornuft og samvittighet og bør handle mot hverandre i brorskapets ånd.
Bu nedenle hemen çalışmalıyız ve zihniyeti oturtmalıyız.Her må man tenkte logisk og bruke hjernen skikkelig.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Mereka dikaruniai akal dan hati nurani dan hendaknya bergaul satu sama lain dalam semangat persaudaraan.)
Bunun sebebi ise yerel halkın bağnaz bir zihniyete sahip olmasıdır.Oleh karenanya, pasti memiliki kearifan lokal yang luhur.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.理性と良心を授けられており、お互いに兄弟愛の精神をもって行動すべきである。
Bu nedenle hemen çalışmalıyız ve zihniyeti oturtmalıyız.そのため判断力と集中力が必要となる。
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.他们赋有理性和良心,并应以兄弟关系的精神互相对待。
17. yüzyıldan itibaren, bu zihniyeti altüst edecek iki gelişme yaşandı.17세기에 들어 2가지 혁신에 의해 포도주 숙성에 대한 인식이 크게 달라졌다.
“Doğru Zihniyet”; kinden arınma, zararsız olma düşüncesini benimsemektedir.설일체유부에 따르면, 불해(不害)는 다른 이를 손상시키고 괴롭히지 않는 것을 본질로 하는 의식작용(마음작용)이다.
Bu nedenle hemen çalışmalıyız ve zihniyeti oturtmalıyız.לכן עליהם לטהר את הנשמה ולחזור לרוחניות.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Те са надарени с разум и съвест и следва да се отнасят помежду си в дух на братство.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Ona su obdarena razumom i sviješću i trebaju jedno prema drugome postupati u duhu bratstva.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Sú obdarení rozumom a svedomím a majú sa k sebe správať v duchu bratstva. tabuľka
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Obdarjena so z razumom in zavestjo in morajo eno proti drugemu postopati v duhu bratstva.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod