Ana içeriğe geç
Sözlük

zihni ile cümle

zihni kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu büyü insanların zihnine girmeye yarar.마법은 사람의 마음을 바꾼다.
SİZE ZİHNİN YAŞAMINI GÖSTERECEĞİM!!"לְאֶרֶץ אַחֶרֶת יְצָאוּנִי בָנַי!"
Sanat ona göre insan zihni için gerekli bir işlevdir ve iş birliğine dayanan bir etkinliktir.הוא תיאר את האמנות כבעלת תפקיד הכרחי במוח האדם, וסבר שהיא פעילות שדורשת שיתוף פעולה.
En azından sadece zihni yetenekleri yerine getirebilmelidir.בצורה זו המוח הקטן מאפשר גם למידת מיומנויות מוטוריות.
Bu nedenle hemen çalışmalıyız ve zihniyeti oturtmalıyız.לכן עליהם לטהר את הנשמה ולחזור לרוחניות.
Zihni Sinir tiplemesini yarattı.המוח בנוי מתאי עצב.
Sorduğu zaman ise bunları ayırmadan, hepsini zihnimden yapar, öyle neticesini söylerdim.כשאני אומר שאני רוצה לפרוש כאן אז אני אומר את זה מכל הלב ובאמת מתכוון לזה.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Те са надарени с разум и съвест и следва да се отнасят помежду си в дух на братство.
Ama her kişi bir parçasını zihninde bırakmaktadır.Всеки от тях е оставил частица от себе си.
Çünkü "bu ayrıcalığın acayipliğidir ve her ayrıcalıklı konum insanın kalbini ve zihnini öldürür.Това е особеността на привилегията и на всяка привилегирована позиция – да убие интелекта и сърцето на човека.
Sekine, "zihnin ve düşüncelerin toplu olması" anlamına gelmektedir.Например: "Притежавай единство на сърцето и ума".
Güldem bu mektubu okumamıştır, zihninde yaşamıştır.Роуз дори няма негова снимка, но той съществува само в паметта ѝ.
Zihninizi Sınayın.Научете си репликите.
Zihnefendardır yani başkalarının zihninin içini görebilir.Може ли човек да живее в сянката на друг човек ?
Zihninizi arayışla rahatsız etmeyin.И не използвай ума си, за да призоваваш Буда.
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.Нечестиви мисли минали през главата му.
Wollstonecraft zihnini Blood ile olan arkadaşlığının açtığını söyler.Уолстънкрафт по-късно приписва на Фани Блъд отварянето на ума си.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Ona su obdarena razumom i sviješću i trebaju jedno prema drugome postupati u duhu bratstva.
"Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihninin gücüyle yönetir."Bog – bez napora, on protresa sve stvari pomoću mišljenja svog uma.
Eğer dışsal nesnelere bağımıysak, içsel zihnimiz tedirgin olacaktır.Miješat ćemo se u unutarnje stvari BiH, to je naša obveza.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Sú obdarení rozumom a svedomím a majú sa k sebe správať v duchu bratstva. tabuľka
Rahatça oturun, gevşeyin, gözlerinizi kapayın zihninizi her türlü düşünce ve duygudan arındırın.Bav sa a... buď tvorivý—pozri kam ťa tvoja myseľ a nápady zoberú.
Yalnızca zihni saf ve kararlı hale gelen kişi Tanrı'ya ulaşabilir.No slobodné a definitívne rozhodnutie je však vyhradené len božskej vôli.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Obdarjena so z razumom in zavestjo in morajo eno proti drugemu postopati v duhu bratstva.
O halde zihnin yetkinliği, bedenin yetkinliğinden geçecektir.Vaše fizično nasilje bomo prestrezali z močjo duše.
"Hiçbir zorluk çekmeksizin her şeyi zihninin gücüyle yönetir."Nihče ji nima ničesar očitati za vse razen za njeno katoliško vero."
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.V glavi ji odzvanjajo babičine zadnje besede.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Jiems suteiktas protas ir sąžinė ir jie turi elgtis vienas kito atžvilgiu kaip broliai.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Neid on õnnistatud mõistuse ning südametunnistusega ning peaksid üksteise vastu käituma vennalikkuse vaimus.
Eğer kişi basit bir meraktan fazla ilgi gösteremiyorsa, öğreti onun zihninde hep "gizli" kalacaktır.Või kui õpetust saladuses hoida ei saa, peab terve mõistus selle maha laitma.
LİMON : Yanan bir kalbi ve zihni yatıştırır, tazeler.Koorest ja kändudest toodeti vaiku ja tõrva.
Ahlak nedir ve nereden gelir. Psikolojideki en berbat fikir zihnin doğduğumuzda boş bir levha gibi olduğudur.Zapomeňte na představu, že mysl novorozence je prázdný list.
Aksine dil, insanların zihninde, birbirleriyle olan ilişkilerinden doğar언어라는 것은 오히려 인간간의 상호작용에서 비롯된 인간 마음에서 나타난다는 것을 깨닫게 되는 거죠.
Aksine dil, insanların zihninde, birbirleriyle olan ilişkilerinden doğarTaal ontstaat eerder uit menselijke breinen die op elkaar inspelen.
Aksine dil, insanların zihninde, birbirleriyle olan ilişkilerinden doğarוששפה צומחת ממוחות אנושיים שמדברים ביניהם.
Aksine dil, insanların zihninde, birbirleriyle olan ilişkilerinden doğarوأن اللغة، في الواقع، تنشأ من تفاعل العقول البشرية بعضها ببعض.
Aksine dil, insanların zihninde, birbirleriyle olan ilişkilerinden doğar言語が絶え間なく変わっていくことを考えれば これは明らかです
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.A Alice se vymykala částečně proto, že samozřejmě byla žena, což byla v padesátých letech poměrně vzácnost.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Alice가 보기 드문 의사였던 건, 물론, 1950년대에 여의사는 꽤 드물었기 때문이죠.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Alice era insolita in parte, ovviamente, perché era una donna, cosa abbastanza rara negli anni '50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Alice era poco corriente en parte, claro, por ser mujer, lo que era muy raro en los años 50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Alice menjadi luar biasa, sebagian karena dia seorang wanita, sesuatu yang cukup jarang di tahun 1950-an.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.E Alice era invulgar, em parte porque, claro, ela era uma mulher, o que era muito raro nos anos de 1950.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Era neobișnuită în parte pentru că era femeie ceea ce era destul de rar în anii '50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Och Alice var ovanlig åtminstone för att hon var en kvinna i yrket, vilket var ovanligt på 1950-talet.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Und zum Teil war Alice ungewöhnlich, weil sie eine Frau war, was für die 1950er ziemlich selten war.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Và Alice khác thường phần lớn tất nhiên bởi vì cô ấy là phụ nữ, một điều rất hiếm trong thập niên 50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Ze was ongewoon, deels omdat ze een vrouw was, wat in de jaren 50 zeldzaam was.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Η Άλις ήταν ασυνήθιστη εν μέρει, φυσικά, επειδή ήταν γυναίκα, πράγμα σπάνιο τη δεκαετία του '50.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Алис беше необекновена от части, защото, разбира се, беше жена, което беше много рядко за онези години.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.Конечно, отчасти её необычность заключалась в том, что она была женщиной-врачом — редкость в 1950-х.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.אליס היתה יוצאת-דופן, גם בגלל שהיתה אישה, דבר די נדיר באותה תקופה.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.وأليس كانت استثنائيةً جزئيًا لأنها، بالطبع، كانت امرأة، و الذي كان شيء نادرًا جدًا في الخمسينيات.
Alice'in sıradışı oluşundaki bir sebep elbette, 1950'li yıllardaki zihniyete inat, onun bir kadın oluşuydu.その当時では珍しく 彼女が女医であったことです 彼女は目立っていました
Alzheimer hastalığı ve ilaç bağımlılığıdır. Zihninizi yıkan ve sizi şuursuz bırakan inmeleri düşünün.Alzheimerova nemoc, drogová závislost či mrtvice, která vám může poškodit mysl nebo vás připravit o vědomí.
Ama aslında bu bir dürtü. Zihnin motorundan, zihninDe éppenséggel egy hajtóerő, amely az elme motorjából jön.
Ama aslında bu bir dürtü. Zihnin motorundan, zihnin하지만 사실 사랑은 욕구입니다. 마음의 모터에서 나옵니다.
Ama aslında bu bir dürtü. Zihnin motorundan, zihninאך למעשה זהו דחף. הוא מגיע ממנוע המוח,
Ama aslında bu bir dürtü. Zihnin motorundan, zihninولكن فى واقع الأمر هي قوة دفع مصدرها القوة المحركة بالمخ
Ama aslında bu bir dürtü. Zihnin motorundan, zihnin但實際上,佢係一個驅動器。佢來自於意念中嘅摩打
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod