Zihninizi Sınayın.Тренируйте ум!
Okçulukta, okçuluk zihnini geride bırakmamak bir hastalıktır.Болезнь сама по себе не вызывает умственную отсталость.
Sonra zihni geçmişe dalar.Память в прошлое летит.
Marksizmin genel hatları 1844'ün sonlarında Marx'ın zihninde oluşmuştu.الشكل العام للماركسية تكون حتماً في عقل ماركس في أواخر عام 1844.
Kendimi unutuyorum ve zihnim bulanıyor.أنه يغيظني ويفقع مرارتي .
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.وهم قد وهبوا العقل والوجدان وعليهم أن يعاملوا بعضهم بعضاً بروح الإخاء.
Zihinsel imge, dış dünyanın kişinin zihnindeki temsilidir.حيث يعكس الشكل الخارجي للإنسان ما بداخل قلبه.
İzmir Şehir Tiyatrosu'nda birlikte çalıştığı Zihni Rona ile evlendi.تزوجت عليا رونا بزهني رونا حيث أنها عملت مع في مسرحية " مدينة إزمير ".
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.فتقوم بادخال معلومات خاطئة عن سوزان في عقله.
Encümen üyesi Zihni Aldırmaz, soruşturmalar tamamlanana dek başkan vekili olarak atanmıştır.وقد تم تعيين عضو الهيئة ذهنى ألدرماز في منصب نائب الرئيس لحين الانتهاء من التحقيقات.
SİZE ZİHNİN YAŞAMINI GÖSTERECEĞİM!!"بعدها ارسل بيته في إجازة طبية !!.
"Zihnin yaşamı" terimi senaryonun bu noktasında yoktur, ama filmde söylenir.A frase "life of the mind" ("vida da mente") não aparece no roteiro naquele momento, mas é dito no filme.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.São dotados de razão e consciência e devem agir em relação uns aos outros com espírito de fraternidade.
“Ben” derken, bunun daima değişen varlığa (beden ve zihnimize) ait bir duyum olduğunu unutmamamız gerekir.Fazem-nos esquecer, passageiramente, o sofrimento e a insensatez da vida”.
Bane, onlara Jocelyn'in, Clary gölge dünyasını göremesin diye onun zihnini bloklamasını istediğini söyler.Bane diz que Jocelyn pediu a ele para bloquear o mundo dos Caçadores de Sombras da mente de Clary.
Ancak bu yapıtın asıl üstünlüğü ve ebedi değeri, büyük bir kişinin zihninin sadık bir yansıması olmasındadır.Mas seu valor supremo consiste no fato de representar fielmente o reflexo da mente de um grande homem.
Hiç kimse bizim zihnimizi okuyamaz ve sadece ilettiklerimizi bilirler.Mas os computadores não conseguem pensar, eles somente executam as instruções que fornecemos.
Ayrıca bir vargdır, yani ulukurdunun zihnine girebilir.Ela é uma murmuradora, portanto pode entrar na mente das pessoas.
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.Além disso, bota juízo na cabeça do pai.
Jean Grey’e saldırır ama Jean zihniyle onu etkiden kurtarır.Mas Jean Grey o ajuda a recuperar a sanidade mental.
Docter, duygular oluştuğunda insan zihninde neler olduğunu hayal etti.Ele imaginou o que acontece na mente humana, quando as emoções assumem.
Zihninizi arayışla rahatsız etmeyin.Não procure o teu interesse.
Jor-El in hayalet zihninin yardımıyla Lois gemiden kaçar.Clark e Lois escapam da nave de Zod com a ajuda de Jor-El.
Bu yüzden Sara'yı alıkoyar ve onun zihnine ulaşmaya çalışır.Para isso, tenta ganhar a confiança dela, o que lhe dará aval de penetrar a sua mente.
Zihnin hasta olduğu vakit tedavisi için neden acele etmezsin?Como nunca mais adoecer Porque é que as pessoas engordam?
İnsan zihni, bu nedenle boş bir levha (tabula rasa) gibidir.Een man ervan beschuldigen argr te zijn, werd als scolding (schelden) aanzien.
L.Feuerbach'a göre tanrı, insan zihninin bir yansıtmasıdır.Feuerbach was van mening dat God enkel een menselijke projectie was.
Ama insanların zihninde her zaman Super Sonic olarak kalacaktır.Hij toont zich altijd in de vorm van een zwevend hoofd op een monitor.
Töz ikiciler (substance dualist) zihnin bağımsız bir töze sahip olduğunu savunurlar.Substantiedualisten stellen dat de geest een onafhankelijk bestaande substantie is.
Zihnin berraklaşıp hafızanın gelişmesi gibi.Ontwikkelen van het geheugen.
Sekine, "zihnin ve düşüncelerin toplu olması" anlamına gelmektedir.Hij hoopt dat “gezond verstand en realisme” de toon zullen zetten.
Bodhisattva Sila Sutra der ki, "Zihnimizin özü aslında saftır."Borsato: "De spanning op hun gezichten is echt.
SİZE ZİHNİN YAŞAMINI GÖSTERECEĞİM!!"Moet je me zien in mijn pakje!"
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Są oni obdarzeni rozumem i sumieniem i powinni postępować wobec innych w duchu braterstwa.
Zihninizi arayışla rahatsız etmeyin.Nie włamuj się do umysłów.
Voldemort Harry'nin zihnine Sirius'un bakanlık binasında işkence gördüğüne dair yanlış görüntüler nakleder.Harry ma wizję o Syriuszu torturowanym przez Voldemorta w Departamencie Tajemnic.
O halde zihnin yetkinliği, bedenin yetkinliğinden geçecektir.Mój umysł przejmuje władzę nad ciałem.
Zihni sürekli güç ve savaş için çalışır.Jej myślenie nastawione jest wyłącznie na wojnę i siłę.
Eğer dışsal nesnelere bağımıysak, içsel zihnimiz tedirgin olacaktır.Gdy zewnętrznie człowiek jest przywiązany do form, jego wewnętrzny umysł jest niespokojny.
"Zihni Göktay: 'Kıskançlıktan deliriyorlar'".Men deras bedyranden präglades av ursinne och avundsjuka.”
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.De har utrustats med förnuft och samvete och bör handla gentemot varandra i en anda av gemenskap.
Wollstonecraft zihnini Blood ile olan arkadaşlığının açtığını söyler.Wollstonecraft föreställde sig att hon skulle leva i en kvinnlig utopi med Blood.
Traudl Junge'nin anılarında kendisinin zihninin çok karışık olduğu söylenir.Traudl Junge berättar om sitt liv.
"Nietzsche'nin zihninde yolculuk ", Bülent Usta, Radikal Kitap, 3 Ağustos 2007 ."Leve Robin Hood", Expressens webbplats, 23 augusti 2007.
Acı geçmişi zihnine asla silinmeyecek bir şekilde kazınmıştır ama geleceğinden de umutludur.Man kommer aldrig att vara fri om vrede från det förflutna, fortfarande får vistas inombords.
Akıl ve vicdana sahiptirler ve birbirlerine karşı kardeşlik zihniyeti ile hareket etmelidirler.Вони наділені розумом і совістю й повинні діяти один щодо іншого в дусі братерства.
Zihninizi Sınayın.Пригоди розуму.
Sanat ona göre insan zihni için gerekli bir işlevdir ve iş birliğine dayanan bir etkinliktir.Він вважав, що людина є діяльною істотою, а її праця є джерелом добробуту.
Zihninizi arayışla rahatsız etmeyin.Намагайся не нав'язувати своєї думки.
Sonra dayısının zihnine sahte anılar koymuştur.На зборах засновників обраний його головою.
Riley'in zihninde Neşe, Üzüntü, Korku, Öfke ve Tiksinti olmak üzere beş temel duygu yaşamaktadır.U Riley v hlavě žije pět emocí Radost, Smutek, Strach, Vztek a Nechuť.
Zihninizi Sınayın.Trénujte svůj mozek!
Kendimi unutuyorum ve zihnim bulanıyor.Byl Supilem omámen a byla mu vymazána paměť.
Diğer her şey zihniniz sükuna kavuştuğunda doğru bir şekilde olacaktır.Jedině až pravou lásku najdeš, bude vše jak má být.
Geçmişte yaşadığı psikolojik travmaları zihninden atmakta zorlanan Charlie (Logan Lerman), liseye başlar.Charlie (Logan Lerman) je nervózní z toho, že začíná první rok na střední škole.
En azından sadece zihni yetenekleri yerine getirebilmelidir.Teprve pak mohl uplatnit své umělecké nadání.
Anna'yı iyileştirirler fakat zihninden Elsa ile geçirdikleri sihir ile ilgili güzel anıları siler.Annu vyléčili trolové, kteří jí také vymazali vzpomínky na kouzla.
Zihinbendarlar'ın zihnine Zihnefend ile girilemez.To ovšem bez Kateřinina vědomí.
Kendimi unutuyorum ve zihnim bulanıyor.Mă topesc în neființă, dispar.
Zihninizi Sınayın.Dezlănțuiți-vă imaginația.