Tabii ki, sihrin fantezisini tecrübe edebilir zihniniz ile dünyayı kontrol edebilirsiniz.Очевидно можете да изживеете фантазията на магията и да контролирате света с вашата мисъл.
Tabii ki, sihrin fantezisini tecrübe edebilir zihniniz ile dünyayı kontrol edebilirsiniz.Ясно, что с фантастикой и чудом можно делать опыты и управлять миром посредством мозга.
Tabii ki, sihrin fantezisini tecrübe edebilir zihniniz ile dünyayı kontrol edebilirsiniz.אתם יכולים לחוות את הנפלאות של הקסם ולשלוט בעולם עם המוח שלכם.
Tabii ki, sihrin fantezisini tecrübe edebilir zihniniz ile dünyayı kontrol edebilirsiniz.وبصورة عامة يمكننا ان نعيش عالماً سحريا وان نتحكم بكل شيء بواسطة أدمغتنا
Tabii ki, sihrin fantezisini tecrübe edebilir zihniniz ile dünyayı kontrol edebilirsiniz.心で世界をコントロールすることだってできます それからまた 色や 光や
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.Bien, ahora, si no me dejaron engañar a sus mentes, entonces podrán hacer esto.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.Được rồi, bây giờ nếu các bạn không bị tôi lừa, thì các bạn đã có thể làm như thế này.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.In regula, acum, daca nu mi-ati permis sa va induc in eroare, ar trebui sa puteti sa faceti asta.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.이제, 제가 여러분의 마음을 속이는걸 원하지 않으신다면, 아마 이정도는 손쉽게 하실 수 있겠죠?
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.OK, a teraz, jeśli nie pozwoliliście mi oszukać swojego umysłu powinniście być w stanie zrobić to.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.Oké, als ik jullie niet voor de gek heb kunnen houden, kunnen jullie allemaal dit doen.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.OK, maintenant, si vous ne m'aviez pas laissé tromper vos esprits, vous seriez capables de faire ceci.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.OK, most, ha nem hagyták magukat megtéveszteni, akkor képesek lesznek erre.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.Ok, wenn sie mir nicht erlaubt haben, ihren Geist zu täuschen, können Sie alle das hier machen.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.Ωραία, τώρα, αν δεν μου επιτρέπατε να εξαπατήσω τα μυαλά σας, θα μπορούσατε όλοι να κάνετε αυτό.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.И ако не сте ми позволили да ви заблудя, всички ще можете да направите това.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.Теперь, если вы не позволили мне обмануть ваш разум, вы все сможете сделать так.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.אוקיי, עכשיו, אם לא נתתם לי לרמות את מוחכם, אתם אמורים להיות מסוגלים לעשות את זה.
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.حسناً. إذا كنتم قد منعتموني من التلاعب بأذهانكم ... فسوف يكون بإمكانكم القيام بهذا
Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz.このように出来るはずです (笑)
Tanrı bile ona yardım edemez... Zihninizde kibir varsa... egoЯ не думаю что он преуспеет в чём-то. даже Бог не может помочь если в твоём уме есть высокомерие, эго.
Tasarımcı' nın zihnini gerçekten açtı.마음을 정말로 열리게 했습니다.
Tasarımcı' nın zihnini gerçekten açtı.באמת פתחו את ראשו של המעצב.
Tasarımcı' nın zihnini gerçekten açtı.قد وسعت أفق المصممين.
Tasarımcı' nın zihnini gerçekten açtı.科学から影響を受けた
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.A tervek a természetben vannak, nem valakinek az agyában.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Der Entwurf ist in der Natur, aber er ist nicht in irgendjemandes Kopf.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Design je v přírodě, ale není v ničí hlavě.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Design-ul este în natură și nu în capul cuiva.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.El diseño esta allí en la naturaleza, pero no está en la cabeza de nadie.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Het design is in de natuur, maar niet in iemands hoofd.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Il progetto è nella natura, ma non è nella testa di nessuno.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.설계는 그 본질 속에 있는 것이지, 누군가의 머리 속에 있는 게 아닙니다.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Le dessein est dans la nature, et pas dans la tête de quelqu'un.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.O "design" existe na natureza, mas não existe na cabeça de ninguém.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil. Olmak zorunda da değil.Suunnittelu asustaa luonnossa, mutta se ei ole kenenkään päässä, sen ei tarvitse olla.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Projektowanie istnieje w naturze, ale nie w czyjejś głowie.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Rancangan ada di alam, tapi bukan di dalam kepala siapapun.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Ο σχεδιασμός υπάρχει από την φύση και δεν βρίσκεται στο κεφάλι κανενός.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Дизайн существует в природе, но это не в голове у каждого.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.Проектът е там, в природата, но не е в ничия глава.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.התכנון נמצא בטבע, אך לא בראשו של מישהו.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.التصميم هناك في الطبيعة، ولكنه ليس في عقل اي شخص.
Tasarım, doğada mevcut; ama kimsenin zihninde değil.その必要もない
Televizyonun, küresel bir kamp ateşi olduğunu düşünüyorum. Etrafında oturuyoruz ve zihnimizi biçimlendiriyor.A televízó pedig úgy gondolom olyan, mint egy globális tábortűz: körbeüljük és közben formálja az elménket.
Televizyonun, küresel bir kamp ateşi olduğunu düşünüyorum. Etrafında oturuyoruz ve zihnimizi biçimlendiriyor.Telewizja jest jak globalne ognisko. skupia nas i kształtuje umysły.
Televizyonun, küresel bir kamp ateşi olduğunu düşünüyorum. Etrafında oturuyoruz ve zihnimizi biçimlendiriyor.Y creo que la televisión es como una fogata global, nos sentamos alrededor de ella y moldea nuestras mentes.
Tüm ihtilaller önce halkın zihnindeki bir değişimle başlar ve bu olmadan anlamlı bir direniş mümkün olamaz.Všechny revoluce začínají v posunu v myšlení obyvatel a žádný další smysluplný odpor bez toho není možný.
Tüm kadınları zihnime getirerek,... ...hafızamda bedenlerini oluşturdum yeniden.Je recréais de mémoire
Tüm kadınları zihnime getirerek,... ...hafızamda bedenlerini oluşturdum yeniden.Recordando todo de las mujeres, reproducía partes de sus cuerpos usando mi memoria.
Tüm kadınları zihnime getirerek,... ...hafızamda bedenlerini oluşturdum yeniden.Richiamando i miei ricordi di ogni donna, ho riprodotto a memoria ogni parte dei loro corpi.
Tüm kadınları zihnime getirerek,... ...hafızamda bedenlerini oluşturdum yeniden.Φέρνονταs στο μυαλό μου όλεs αυτέs τιs γυναίκεs... αναπαρήγαγα τα μέλη του σώματόs τουs.
Tüm kadınları zihnime getirerek,... ...hafızamda bedenlerini oluşturdum yeniden.Вспоминая всех своих женщин, я воспроизвел части их тел по памяти.
Uyarıları zihnine işle, Bilgi dolu sözlere kulak ver.Add a te elmédet az erkölcsi tanításra, és a te füleidet a bölcs beszédekre.
Uyarıları zihnine işle, Bilgi dolu sözlere kulak ver.Aplica o teu coração � instrução, e os teus ouvidos �s palavras do conhecimento.
Uyarıları zihnine işle, Bilgi dolu sözlere kulak ver.Aplica tu corazón a la enseñanza y tus oídos a las palabras del conocimiento
Uyarıları zihnine işle, Bilgi dolu sözlere kulak ver.Bøi ditt hjerte til tukt og dine ører til kunnskaps ord!
Uyarıları zihnine işle, Bilgi dolu sözlere kulak ver.Deschide-ţi inima la învăţătură, şi urechile la cuvintele ştiinţei.
Uyarıları zihnine işle, Bilgi dolu sözlere kulak ver.Gib dein Herz zur Zucht und deine Ohren zu vernünftiger Rede.
Uyarıları zihnine işle, Bilgi dolu sözlere kulak ver.Hãy chuyên lòng về sự khuyên dạy , Và lắng_tai nghe các lời tri_thức .