Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.Qui vedete i disegni in bianco e nero, ma nella mia mente sono colorati.
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.Sketsanya di sini hitam-putih, tetapi di dalam pikiran saya mereka berwarna - warni.
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.Tässä luonnoksessa numerot ovat mustavalkoisia, mutta mielessäni jokaisella on väri.
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.Tyto náčrty jsou černobílé, ale v mé mysli mají své barvy.
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.Τα σχέδια είναι σε μαύρο και άσπρο, αλλά στο μυαλό μου έχουν χρώμματα.
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.Здесь рисунки чёрно-белые, но в моём представлении они цветные.
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.Скиците са в черно и бяло тук, но в съзнанието ми те са цветни.
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.Тут малюнки є чорно-білими, але у моїй уяві вони мають кольори.
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.האיורים כאן בשחור-לבן, אבל בראשי הם צבעוניים.
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.هناك الخطوط تبدو بيضاء وسوداء ولكن في عقلي لها ألوان معينة
Çizimler burada siyah-beyaz ama benim zihnimde renkleri var.僕の頭の中では色がついていて 3は緑
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Devin teribil de emoţionat pe măsură ce mintea şi ochii se plimbă de-a lungul acestui lucru.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Estou a ficar terrivelmente entusiasmado à medida que a minha mente e os meus olhos percorrem estas coisas.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Estoy muy entusiasmado cuando mi mente y mis ojos se detienen en estas cosas.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Hihetetlenül izgatott leszek, ahogy az elmém és a szemem végigpásztázik ezeken a dolgokon.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Ich werde furchtbar aufgeregt, wenn mein Geist und meine Augen über diese Dinge gleiten.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Ik raak nu vreselijk opgewonden terwijl mijn geest en ogen over deze dingen strijken.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Jeg bliver helt begejstret, når min hjerne og øjne observerer disse detaljer.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Jestem niezmiernie podekscytowany, gdy patrzę na takie rzeczy i skupiam na nich uwagę.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Je suis terriblement excité quand mes yeux et mon esprit passent sur ces choses.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Jsem neskutešně vzrušený, když má mysl a mé oči přeletí přes tyto věci.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.제 마음과 제 눈으로 이런 것을 볼 때마다 전 몹시 신이 납니다.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Mi emoziono moltissimo mentre la mia mente e miei occhi osservano questi particolari.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Saya menjadi sangat bersemangat saat pikiran dan mata saya melihat benda-benda ini.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Tôi thấy vô cùng thích thú khi trí óc và đôi mắt tôi lướt nhìn qua nó.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Ενθουσιάζομαι πάρα πολύ καθώς το μυαλό μου και τα μάτια μου επεξεργάζονται την εικόνα.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Почвам да се вълнувам страшно много, докато умът ми и очите ми преминават през тези неща.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Я начинаю ужасно волноваться, когда и разумом и глазами пробегаю по таким вещам.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.Я неймовірно схвильований, коли мій розум та мої очі ковзають такими речами.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.אני מתרגש להפליא בזמן שמוחי ועיניי עוברים על דברים אלו.
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.انا اتحمس بشدة الآن حيث ان عيني تجول حول هذه الدراجة الآلية و ترسل الى دماغي ذلك
Çok heyecanlanıyorum zihnim ve gözlerim bu şeyler arasında hareket ederken.すごくわくわくします チタンのロックワイヤーです
Çünkü , ilişkiye gidersen, bu büyük olasılık zihnin hayal gücünün tetiklemesiyle olacak, ızdırap çekeceksin.Mert ha kapcsolatra hajtasz, arra gyakran csak az elméd és a fantáziád késztet, és szenvedni fogsz.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüBởi vì tội lỗi là kết quả của một tâm hồn lệch lạc.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüKarena kejahatan adalah hasil dari pikiran yang menyimpang.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünü범죄는 왜곡된 마음의 산물이기 때문에,
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüMert a bűntény a torz elme szüleménye.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüOmdat misdaad het product is van een verwrongen geest.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüParce que le crime est le résultat d'un esprit déformé.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüPentru că crima e produsul unei minţi deformate.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüPerché il crimine è il prodotto di una mente distorta.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüPonieważ zbrodnia jest produktem skrzywionego umysłu.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüPorque el crimen es producto de una mente distorsionada.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüPorque o crime é o produto duma mente distorcida.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüPretože zločin je výsledok narušenej mysle.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüProtože zložin je výsledek narušené mysli.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüWeil Kriminalität das Ergebnis verwirrter Gedanken ist.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüΕπειδή το έγκλημα είναι το προϊόν ενός διαστρεβλωμένου μυαλού.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüПотому что преступление - продукт извращенного сознания.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünü- Тому, що злочин це продукт скаліченої свідомості.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüТъй като престъплението е продукт на изкривено съзнание.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüכי פשע הוא תוצר של נפש משובשת.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünüلأن الجريمة هي نتاج ذهن مشوش.
Çünkü suç karışık bir zihnin ürünü歪んだ心に向き合い制御する必要があります
Çünkü zihnin bir şeyle meşgul olsa bile, şimdiden gözlerini üstünden ayıramadığın biri varsa, 'Hımmm'...Parce que, même si tu as des choses à faire dans ta tête, tu vois, que tu as déjà quelqu'un en vue.
Çünkü zihnin bir şeyle meşgul olsa bile, şimdiden gözlerini üstünden ayıramadığın biri varsa, 'Hımmm'...Pretože ak máte v mysli zámer, vidíte, keď už na niekoho zamierite pozornosť:
Çünkü zihnin bir şeyle meşgul olsa bile, şimdiden gözlerini üstünden ayıramadığın biri varsa, 'Hımmm'...Αν έχεις κάποιο πρόγραμμα στο νου σου, αν έχεις ήδη βάλει στο μάτι κάποιον, "Χμμ".
"Çürümekte olan insan zihni" için de."Az emberi elme rothadása."
"Çürümekte olan insan zihni" için de."Der Verfall des menschlichen Geistes."
"Çürümekte olan insan zihni" için de."Forrådnelsen af menneskesindet".