Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Също така, трябва да спрем да криминализираме умствените заболявания.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Также нужно прекратить криминализацию психических заболеваний.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.כמו כן, עלינו להפסיק להתייחס למחלות הנפש כאל פשע.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.و علينا أن نتوقف عن تجريم المرض النفسي
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.これは全国的な悲劇でありスキャンダルですが
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.50対35は大きな差です 11対9はどうでしょう?
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Je hebt een mentaal model.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.자, 봅시다. 여러분은 멘탈 모델을 갖고 있습니다.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Látják, van egy elméleti modelljük.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Se där, du har en mental modell.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Sehen Sie? Sie haben ein mentales Modell.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Tutaj macie model umysłowy.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Vedete, avete un modello mentale.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Vedeţi, aveţi un model mental.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Veis, tenéis un modelo mental.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Vous voyez, vous avez un modèle mental.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Разбирате ли, имате ментален модел.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.Смотрите, у вас есть ментальная модель.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.אתם מבינים, יש לכם מודל מחשבתי.
Bakın, bir zihinsel modeliniz var.انظر ، لديك نموذج عقلي.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Elle ne regarde pas exactement loin de vous, mais vous devez imaginer mentalement son monde.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.그녀가 여러분으로부터 눈길을 돌리고 있는 것은 아닙니다. 하지만 여러분은 정신적으로 그녀의 세계를 상상해야 합니다.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.No esquivan la mirada exactamente, sino que hay que imaginarse su mundo.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Non sta esattamente guardano da un'altra parte, ma dovete immaginare mentalmente il suo mondo.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Nu se uită neapărat în altă parte decât la voi, dar vă obligă să vă imaginați mental lumea ei.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Sie blickt nicht etwa von einem weg, aber man muss sich ihre Welt mental vorstellen.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Spogląda odwrócona w nieco innym kierunku i zmusza nas, abyśmy wyobrazili sobie jej świat.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Ze kijkt niet echt van je weg, maar je moet je haar wereld in de geest voorstellen.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Она не отводит глаз полностью, мысленно вы наверняка представляете её мир.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.Тя не е отвърнала поглед от вас, но трябва да си представите нейния свет.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.היא לא לגמרי מסתכלת הרחק מכם, אבל אתם צריכים לדמיין את העולם שלה.
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.إنها لا تنظر بعيداً عنكم فعلياً لكن يتوجب عليكم تخيل عالمها ذهنياً
Bakışlarını tam olarak sizden kaçırmıyor, ama onun dünyasını zihinsel olarak hayal etmek zorundasınız.彼女の世界を 想像させるためです 彼女がいる より高次の 平穏な世界について
Bazıları - en önemliler - zihinsel.A jeszcze inne, najważniejsze, umysłowe.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Algunas de ellas, las más importantes, son mentales.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Altre ancora -- le più importanti -- sono mentali.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Einige - die wichtigsten - sind psychisch.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Jotkin niistä-- tärkeimmät-- ovat henkisiä.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.몇몇은 -가장 중요한- 정신적으로 강한 성향을 가지고 있습니다
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Nogle af dem -- de vigtigste -- er mentale.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Quelques-unes -- les plus importantes -- sont psychologiques.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Sommige - de belangrijkste - zijn mentaal.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Unele - cele mai importante - sunt mentale.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Некоторые — самые важные — психические.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.Някои от тях... най-важните... са ментални.
Bazıları - en önemliler - zihinsel.بعضها الآخر -أهمها- شخصي
Bazıları - en önemliler - zihinsel.これらの条件をクリアして
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Họ không vận chuyển bản thân một cách vật lý mà bằng cách tâm lý.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Ils ne se téléportaient pas physiquement, ils se téléportaient mentalement.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.사람들이 물리적으로 스스로를 이동하는 것은 아니었지만, 정신적으로 자아를 이동하는 것이죠.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Não estavam a transportar-se fisicamente, mas transportavam-se mentalmente.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Nem fizikailag transzportálják magukat, mentálisan transzportálják magukat.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Ne že by se přemísťovali fyzicky, přemísťovali se mentálně.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Nie przenosimy fizycznych ciał, tylko własne umysły.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Nie, že by sme sa premiestňovali fyzicky, ale mentálne.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Niso se sami fizično tansportirali, so se pa transportirali mentalno.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.No los llevaban consigo físicamente pero sí en la mente.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Non trasportavano se stessi fisicamente, si trasportavano mentalmente.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Nu se transportau fizic în altă parte, se transportau mental.
Belki kendilerini fiziksel olarak ışınlamıyorlardı, ama zihinsel olarak ışınlanıyorlardı.Sie haben sich nicht physisch fortbewegt, sie haben sich mental fortbewegt.