Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Потокът е това състояние на мозъка, при което човека е напълно погълнат от това, което прави.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Altfel, psihic, n-am putea face față.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Altrimenti, mentalmente, non ce la faremmo.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Anders, kom je de dag niet door.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Ansonsten käme man geistig nicht durch den Tag.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Caso contrário, mentalmente, não conseguiríamos chegar ao fim do dia.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Ellers ville man, mentalt, ikke være i stand til at komme igennem dagen.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.그렇지 않으면 매일 정신적으로 하루 하루를 지내기 힘들어집니다.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Másképp, mentálisan nem lennénk képesek átvészelni a napot.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Muussa tapauksessa päivistä ei selviäisi kunnossa henkisesti.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Nếu không vì tinh thần ta không chống chọi được hết ngày.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Protože jinak bychom nebyli schopni projít každodenním životem.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Si no, mentalmente no podríamos soportar ni un día.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Sinon, mentallement, vous ne pourriez pas survivre à une journée.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.W innym razie, mentalnie, nie byłbyś w stanie przebyć dnia.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Αλλιώς δε θα μπορούσες να βγάλεις τη μέρα, πνευματικά.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.В противном случае, человеку простоне удастся пережить даже один день.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Иначе, психологически няма да можем да преживеем деня.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.אחרת, מבחינה נפשית, אי-אפשר להמשיך.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.إن لم تقم به، لن تكون قادراً على تسيير أمورك عقلياً.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.しかし何か新しいことを しようという時は
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.E allora, si fece un promemoria.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.E naquela ocasião, ele havia feito uma nota mental.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.I wtedy, poczynił ważne obserwację,
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.그리고 돌아 와서, 그는 마음에 새겨두었습니다 .
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.Und er hatte sich eine Überlegung gemacht.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.И още тогава си бил направил мислена бележка.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.И тогда он сделал мысленную заметку.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.وفي وقتها، قام بعمل لنفسه.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.彼は、いい大砲があれば、この暴動を止められる
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Boala mintală poate să ucidă şi în moduri mai directe. Cel mai evident exemplu e sinuciderea.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Claro, las enfermedades mentales también pueden matar de maneras más directas.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.물론 정신병이라는게 더 직접적인 사망의 원인일 수도 있죠. 가장 대표적인 예가 자살입니다.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Maar psychische aandoeningen kunnen ook directer aanleiding geven tot overlijden.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Ma naturalmente il disagio psichico, può uccidere in altri modi. Il più evidente è il suicidio.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Mas, claro, as doenças mentais também podem causar mais mortes de forma direta.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Nhưng tất nhiên, bệnh tâm thần cũng có thể giết người một cách trực tiếp hơn Ví dụ rõ ràng nhất là tự sát.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Звісно, психічні розлади можуть й безпосередньо призвести до смерті. Найочевидніший приклад - це самогубство.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.Конечно, психические расстройства могут приводить непосредственно к смерти.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.אך כמובן שמחלות נפש יכולות להרוג גם בצורות ישירות יותר. הדוגמה הברורה ביותר היא התאבדות.
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.لكن بالطبع المرض النفسي يمكن أن يقتل بطرق مباشرة أيضا وأوضح مثال هو الانتحار
Ancak zihinsel hastalıklar daha dolaysız yoldan da ölüme sebep olabiliyor tabii.最も分かりやすいのは自殺ですね 私が驚いたように ここにいる方々も驚くと思うのですが
Anlatıcı: Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.해설: 이 흐름은 정신상태를 나타내는 것으로
Anlatıcı: Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Narrátor: " A flow az az állapot, amikor a személy teljesen belemerül abba, amit éppen csinál.
Anlatıcı: Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.صوت مذيع: التدفق هو الحالة النفسية للالظهور
Anlatıcı: Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.出現する心理的状態のことです
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Abba kell hagynunk az elmebetegség kriminalizálását.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Además, debemos dejar de criminalizar las enfermedades mentales.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Außerdem müssen wir aufhören, Geisteskrankheiten zu kriminalisieren.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Aussi, nous devons cesser de faire de la maladie mentale un crime.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Dále je třeba přestat kriminalizovat duševní nemoci.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.De asemenea, trebuie să încetăm să-i învinovățim pe bolnavii mintali.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Igualmente, temos que deixar de criminalizar a doença mental.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Inoltre, dobbiamo smetterla di criminalizzare la malattia mentale.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.또한, 우리는 정신병을 죄처럼 여기는 걸 멈추어야 합니다.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Ngoài ra, cũng cần phải ngăn chặn sự kì thị đối với những bệnh lý thần kinh.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Przestańmy też traktować choroby psychiczne jak przestępstwa.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Vi måste också sluta kriminalisera psykisk sjukdom.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.We moeten ook stoppen met het criminaliseren van geestesziekte.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Επίσης, πρέπει να σταματήσουμε να ενοχοποιούμε τις ψυχασθένειες.