Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.Nemôžete mať vedomú myseľ, ak nemáte interakciu medzi mozgovým kmeňom a telom.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.Nie ma świadomego umysłu bez interakcji pomiędzy pniem mózgu, a ciałem.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.Non possiamo avere una mente cosciente se non esiste interazione tra il tronco encefalico e il corpo.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.No tendrán una mente consciente si no tienen la interacción entre el tronco encefálico y el cuerpo.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.Nu poţi avea o minte conştientă dacă nu ai interacţie între trunchiul cerebral şi corp.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.Sie können keinen bewussten Geist haben ohne die Interaktion zwischen Hirnstamm und Körper.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.Не можем да имаме будно съзнание, ако го няма взаимодействието между мозъчния ствол и тялото.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.Не получится получить сознательный разум без взаимосвязи между стволом головного мозга и телом.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.Свідомий розум неможливий без взаємодії між стовбуром мозку і організмом.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.לא יכול להיות מוח בעל תודעה ללא יחסי הגומלין שבין גזע המוח והגוף.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.لا يمكن ان يكون لك عقل واعي ان لم يوجد لديك التفاعل مابين جزع الدماغ و الجسم.
Beyinsapıyla vücut arasında iletişim olmasaydı şuurlu bir zihine sahip olamazdınız.相互作用がなかったら 意識は失われるでしょう もうひとつ興味深いことは
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.A mente consciente tem fome de sucesso e prestígio.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.A tudatos elme éhezi a sikert és presztízst.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Das Bewusstsein sehnt sich nach Erfolg und Prestige.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Het bewuste brein verlangt naar succes en prestige.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.의식적인 마음은 성공과 명성에 목말라하죠.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.La mente consciente tiene hambre de éxito y prestigio.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.La mente cosciente ha fame di successo e prestigio.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.L'esprit conscient a faim de réussite et de prestige.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Mintea conştientă e înfometată de succes şi prestigiu.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Pikiran sadar selalu membutuhkan kesuksesan dan prestise.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Świadomy umysł pragnie sukcesu i prestiżu.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Trí óc tỉnh táo ham muốn thành công và uy tín.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Vědomá mysl je lačná po úspěchu a prestiži.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Vedomie túži po úspechu a prestíži.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Το ενσυνείδητο διψάει για επιτυχία και κύρος.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Свідомість жадає успіху і престижу.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.Съзнателният ум жадува за успех и престиж.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.המוח המודע רעב להצלחה ויוקרה.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.العقل الواعي متجوع للنجاح والحظوة.
Bilinçli zihin başarı ve prestije açtır.無意識レベルで求めるのは
Bilinç olarak konuş, zihin olarak konuşma.Fala como a consciência, não fales como a mente.
Bilinç olarak konuş, zihin olarak konuşma.Parle en tant que conscience, ne parle pas en tant que mental.
Bilinç olarak konuş, zihin olarak konuşma.Vorbește în deplină Conștiență.
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içeren그녀의 집 책장에는 DSM 설명서가 한 권 있었는데 *DSM: 진단과 통계 연감
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içeren DSM kitapçığı vardı.Ήμουν στο σπίτι μιας φίλης και στο ράφι της είχε το εγχειρίδιο διαφορικής διάγνωσης ψυχικών διαταραχών.
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içeren DSM kitapçığı vardı.На полиці в неї був довідник з психічних розладів ("DSM Manual").
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içerenועל המדף היה לה עותק של "ספר האבחנות הפסיכיאטריות",
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içerenكان لديها على رف المكتبة نسخة من دليل DSM
Bir arkadaşımın evindeydim, kitaplığında zihinsel rahatsızlıkları içerenこれは精神障害を診断する マニュアルで
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.Dans l'esprit d'un homme et d'une femme, nous regardons constamment la contradiction entre mâle et femelle.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.En las mentes de un hombre y una mujer miramos constantemente la contradicción entre masculino y femenino.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.I manden og kvindens sind leder vi konstant efter modsætningen mellem mand og kvinde.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.In den Köpfen eines Mannes und einer Frau sehen wir immer nur den Unterschied zwischen männlich und weiblich.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.În mintea unui bărbat şi a unei femei, căutăm constat contradicţia dintre mascul şi femelă.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.남자와 여자의 마음에서, 우리는 끊임없이 남성과 여성의 모순을 보고 있으면서
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.Nella mente di un uomo e di una donna, cerchiamo costantemente la contraddizione tra uomo e donna.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.W umyśle mężczyzny i kobiety ciągle patrzymy na sprzeczność pomiędzy tym, co męskie i żeńskie.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.В душе мужчины и женщины мы постоянно видим противоречие между мужским и женским началом.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.В ума на един мъж и една жена постоянно гледаме противоречието между мъжко и женско.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.У думках чоловіка і жінки ми увесь час є свідками протистояння чоловічого і жіночого начал.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.במוחם של גבר ואישה, לעולם אנו נחפש אחר הקונפליקט בין זכר לנקבה.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.في عقل الرجل وعقل المرأة، نحن دوما في مواجهة التناقض بين الذكر والأنثى.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.常に男性と女性の 矛盾があります 私たちはその中で調和を見いだそうとするのです
Bir kere yerinizi, evinizi, bulduğunuz zaman çevrenizin bu zihinsel haritasını oluşturmaya başlarsınız.Eens je nieuwe thuis gevonden, maak je een cognitieve kaart van je omgeving.
Bir kere yerinizi, evinizi, bulduğunuz zaman çevrenizin bu zihinsel haritasını oluşturmaya başlarsınız.Először megtaláljuk a bázisunkat, az otthonunkat, kezdjük felépíteni környezetünk kognitív térképét.
Bir kere yerinizi, evinizi, bulduğunuz zaman çevrenizin bu zihinsel haritasını oluşturmaya başlarsınız.Kaum haben Sie Ihren Bezugspunkt, Ihr Zuhause, beginnen Sie, eine kognitive Karte Ihrer Umgebung zu erstellen.
Bir kere yerinizi, evinizi, bulduğunuz zaman çevrenizin bu zihinsel haritasını oluşturmaya başlarsınız.Keď nájde svoju základňu, váš domov, začnete si vytvárať kognitívnu mapu okolia.
Bir kere yerinizi, evinizi, bulduğunuz zaman çevrenizin bu zihinsel haritasını oluşturmaya başlarsınız.일단 여러분의 터전, 집을 찾은 뒤에는 환경에 관한 인지 지도를 만듭니다.