Ana içeriğe geç
Sözlük

zihin ile cümle

zihin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
'Ahh hayır benimki zihin , ama benimki reddedilme korkusu.' Vayy, çok büyük bu!O, ne, ale můj je mysl, ale můj je strach z odmítnutí...aaaah, tento je velký...
'Ahh hayır benimki zihin , ama benimki reddedilme korkusu.' Vayy, çok büyük bu!Да нет же, меня беспокоят мысли, а меня - страх быть отвергнутым... о, эта проблема действительно серьёзная.
"akıl kuramı" devresi veya "zihinsel devre" olarak biliniyor."정신화 회로"라고 불리는 것의 일부임이 아주 잘 알려진 영역이죠.
"akıl kuramı" devresi veya "zihinsel devre" olarak biliniyor.Teil eines "Theory of Mind"- oder "Mentalisierungs"-Schaltkreises.
"akıl kuramı" devresi veya "zihinsel devre" olarak biliniyor.כחלק ממה שנקרא "תיאוריית מעגלי המוח", או "מעגל החשיבה."
"akıl kuramı" devresi veya "zihinsel devre" olarak biliniyor.ممّا يسمّى بدائرة نظريّة العقل، أو الدائرة التعقليّة.
"akıl kuramı" devresi veya "zihinsel devre" olarak biliniyor.よく知られています つまり それは 他人の行動を推測するのに 使われる回路です
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Chủ đề là sự xuất hiện của tình trạng trí tuệ trong đó con người đắm chìm vào chính dòng chảy do mình tạo ra.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Flow è lo stato mentale di apparizione in cui la persona è completamente immersa in quello che sta facendo.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Flow er den mentale tilstand af åbenbaring hvor personen er fuldt fordybet i det, som han eller hun laver.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Flow este starea mentala a aparitiei in care o persoana este complet implicata in ceea ce face.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Flow is de mentale toestand waarin de persoon volledig ondergedompeld is in datgene waar hij mee bezig is.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Flow je duševní stav zjevení, kdy je člověk plně zaujat tím, co dělá.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Flow to stan umysłu, w którym osoba go doświadczająca zatraca sie w pełni w tym co robi.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.FLOW (זרימה) היא המצב המנטלי של התגלות בו האדם שקוע לגמרי במה שהוא עושה.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Man nennt einen Geisteszustand Fluss, wenn die Person ganz in das, was sie tut, eingetaucht ist.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.O fluir é o estado mental da aparição em que a pessoa está completamente imersa no que está a fazer.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Потік - це психічний стан піднесення, коли людина повністю занурена в те, що вона робить.
Akış, kişinin kendini tamamen yaptığı şeye kaptırdığında ortaya çıkan zihinsel durumdur.Потокът е това състояние на мозъка, при което човека е напълно погълнат от това, което прави.
Aksi takdirde zihin her zaman, "şşş"... ve sen gidersin ....Jinak je tu stále mysl "sssss" a vy jdete...
Aksi takdirde zihin her zaman, "şşş"... ve sen gidersin ....Persze te azt monod:
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Altfel, psihic, n-am putea face față.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Altrimenti, mentalmente, non ce la faremmo.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Anders, kom je de dag niet door.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Ansonsten käme man geistig nicht durch den Tag.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Caso contrário, mentalmente, não conseguiríamos chegar ao fim do dia.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Ellers ville man, mentalt, ikke være i stand til at komme igennem dagen.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.그렇지 않으면 매일 정신적으로 하루 하루를 지내기 힘들어집니다.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Másképp, mentálisan nem lennénk képesek átvészelni a napot.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Muussa tapauksessa päivistä ei selviäisi kunnossa henkisesti.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Nếu không vì tinh thần ta không chống chọi được hết ngày.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Protože jinak bychom nebyli schopni projít každodenním životem.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Si no, mentalmente no podríamos soportar ni un día.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Sinon, mentallement, vous ne pourriez pas survivre à une journée.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.W innym razie, mentalnie, nie byłbyś w stanie przebyć dnia.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Αλλιώς δε θα μπορούσες να βγάλεις τη μέρα, πνευματικά.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.В противном случае, человеку простоне удастся пережить даже один день.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Иначе, психологически няма да можем да преживеем деня.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.אחרת, מבחינה נפשית, אי-אפשר להמשיך.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.إن لم تقم به، لن تكون قادراً على تسيير أمورك عقلياً.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.しかし何か新しいことを しようという時は
Altı yaşına geldiğinde başkalarının zihin halini anlar.A los seis, los niños tienen la habilidad de atribuir estados mentales a otros.
Altı yaşına geldiğinde başkalarının zihin halini anlar.Bij ongeveer zes jaar hebben kinderen de faciliteit om mentale toestanden toe te kunnen schrijven.
Altı yaşına geldiğinde başkalarının zihin halini anlar.Потому что она думает, неправильно, что мяч до сих пор в корзине, Но я знаю, что он переместился в коробку.
Altı yaşına geldiğinde başkalarının zihin halini anlar.لأنها تعتقد، بشكل خاطئ، أن الكرة لاتزال في الصندوق لكنني أعرف، أنه تم تحريك الكرة لتوضع في الصندوق
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.E allora, si fece un promemoria.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.E naquela ocasião, ele havia feito uma nota mental.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.I wtedy, poczynił ważne obserwację,
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.그리고 돌아 와서, 그는 마음에 새겨두었습니다 .
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.Und er hatte sich eine Überlegung gemacht.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.И още тогава си бил направил мислена бележка.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.И тогда он сделал мысленную заметку.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.وفي وقتها، قام بعمل لنفسه.
Ama bundan önce, o zihinsel bir not yazdı.彼は、いい大砲があれば、この暴動を止められる
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.A kik azonban a zsidók közül nem hivének, felindíták és megharagíták a pogányoknak lelkét az atyafiak ellen.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ale kteříž z Židů nepovolní byli, ti zbouřili a zdráždili mysli pohanů proti bratřím.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Ale Židia, ktorí neposlúchali, vzbúrili a rozdráždili duše pohanov proti bratom.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Dar Iudeii cari n'au crezut, au întărîtat şi au răzvrătit sufletele Neamurilor împotriva fraţilor.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.Die ungläubigen Juden aber erweckten und entrüsteten die Seelen der Heiden wider die Brüder.
Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar.그러나 순종치 아니하는 유대인들이 이방인들의 마음을 선동하여 형제들에게 악감을 품게 하거늘
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod