Ana içeriğe geç
Sözlük

zift ile cümle

zift kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Ziftleyebilir misin?Can you pitch?
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."IBM machine putting a tar-like substance on the cards.
Zift tavandan geliyor."The tar is from the roof."
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Their kids are in the water; they're getting tar all over their clothes and their sandals--
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Its streams will be turned into pitch, its dust into sulfur, And its land will become burning pitch.
Başka bir tarifte şaraba deniz suyu, zift ve reçine eklenmesi gerekiyordu.Another recipe called for the addition of seawater, pitch and rosin to the wine.
Queensland Üniversitesinde ziftin viskozitesini gösteren zift damlası deneyi.The University of Queensland pitch drop experiment, demonstrating the viscosity of bitumen.
Pechelbronn (Zift Çeşmesi) petrolün Avrupa'da ilk olarak bulunduğu ve kullanıldığı yerin adıdır.Pechelbronn war der erste Ort in Europa, an dem Erdöl gewonnen wurde.
'Küçük yavrular bile gemi için zift taşıyorlardı.Manche Beyliks hatten jedoch kleinere Flotten zur Seeräuberei.
'Küçük yavrular bile gemi için zift taşıyorlardı.Oba maszty miały bomy do łodzi.
Siyah rengi ve parlaklığı zifte benzetilmiştir bu nedenle İngilizcede 'Pitchblende' olarak da bilinir.Chutná mírně štiplavě, po pepři, proto je v němčině označována jako Pfifferling.
Pechelbronn (Zift Çeşmesi) petrolün Avrupa'da ilk olarak bulunduğu ve kullanıldığı yerin adıdır.Európában Pechelbronn volt az első hely, ahol olajkitermelést végeztek.
'Küçük yavrular bile gemi için zift taşıyorlardı.Orang Lanun juga menggunakan rentaka pada perahunya.
'Küçük yavrular bile gemi için zift taşıyorlardı.一些避風塘也供船艦上下貨。
Curie sistematik çalışmalar için iki uranyum minerali seçti , zift ve torbernite dahil.Систематичните проучвания на Кюри включват два уранови минерала, настуран и халколит.
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar."서로 말하되 자, 벽돌을 만들어 견고히 굽자 하고 이에 벽돌로 돌을 대신하며 역청으로 진흙을 대신하고"
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.ויאמרו איש אל רעהו הבה נלבנה לבנים ונשרפה לשרפה ותהי להם הלבנה לאבן והחמר היה להם לחמר׃
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.وقال بعضهم لبعض هلم نصنع لبنا ونشويه شيا. فكان لهم اللبن مكان الحجر وكان لهم الحمر مكان الطين.
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.他 們 彼 此 商 量 說 、 來 罷 、 我 們 要 作 磚 、 把 磚 燒 透 了 。 他 們 就 拿 磚 當 石 頭 、 又 拿 石 漆 當 灰 泥
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.他 們 彼此 商量 說 、 來罷 、 我 們 要 作磚 、 把 磚燒 透了 。 他 們 就 拿 磚當石頭 、 又 拿 石漆 當 灰泥
Böylece yađ, köpük gibi suyun üstüne çýkar sonra kazýnýr ve zift elde edilir.엄청난 에너지를 쏟아붓고 막대한 오염물질을 쏟아내며 (마야 롤빈 가니 / 도미니온 신문) 타르 샌드에서 석유를 뽑아내는 이유는
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.A gyerekeik a vízben vannak; összekátrányozzák a ruhájukat és a szandáljukat. Minden csupa kosz.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Anaknya berada di air, dan mendapat tar di baju dan sandalnya. Semuanya kacau.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Con cái họ đang tắm dưới biển, chúng bị dính đầy nhựa đường trên áo quần và dép. Thật lộn xộn.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Copiii lor sunt în apă, au smoală pe haine şi pantofi. E un dezastru.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Heidän lapsensa ovat vedessä töhrimässä vaatteensa ja sandaalinsa.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Hun kinderen gaan er in, en er komt teer over hun kleertjes en sandalen.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Ich deti sú vo vode; decht sa im zachytáva na oblečenie a na sandále. Je to bordel.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Ihre Kinder sind im Wasser, der Teer bedeckt ihre Kleider und Sandalen. Es ist eine Schweinerei.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.I loro figli sono in acqua, con il catrame sui vestiti, sui sandali. E' un disastro.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Jejich děti jsou ve vodě; dehet se jim chytá na oblečení i na sandály. Je to svinstvo.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.그들의 아이들은 물에 들어가서 타르를 묻힙니다. 옷과 샌들 전체에요. 완전 엉망이죠.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Leurs enfants ressortent de l'eau leurs vêtements et sandales recouverts de goudron.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Sus niños están en el agua; tienen alquitrán por toda la ropa y las sandalias.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor. Tam anlamıyla rezillik.Ich dzieci się kąpią, ich ubrania umorusane są smołą.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor. Tam anlamıyla rezillik.原油が残っている所に行くと もっとめちゃくちゃで
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Децата им са във водата, имат катран по дрехите и сандалите.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.Их дети в воде, деготь покрывает их одежду и сандалии. Это очень неприятно.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.הילדים שלהם במים; הזפת מגיעה אליהם ומכסה את בגדיהם וסנדליהם. איזו טינופת.
Çocukları suda katrana, zifte bulanıyor, tüm giysilerine, sandaletlerine yapışıyor.佢哋啲細路仲玩水 成身衫同拖鞋都係油,真係好亂
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.A obráceni budou potokové její v smolu, a prach její v siru, a země její obrátí se v smolu hořící.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.A tak budú obrátené jej potoky na smolu a jej prach na síru, a jeho, Edomova zem sa obráti na horiacu smolu.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Da werden Edoms Bäche zu Pech werden und seine Erde zu Schwefel; ja sein Land wird zu brennendem Pech werden,
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.De rivieren van Edom zullen gevuld zijn met brandende pek en de grond zal met vuur zijn bedekt.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Edomin purot muuttuvat pieksi ja sen multa tulikiveksi; sen maa tulee palavaksi pieksi.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.És változnak patakjai szurokká, és pora kénkõvé, és lészen földe égõ szurokká.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.In potoki Edomovi se premene v smolo in prah njegov v žveplo, in zemlja njegova bo kakor goreča smola.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.I obrócą się potoki jej w smołę, a proch jej w siarkę, a ziemia jej obróci się w smołę gorejącą;
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.I torrenti di quel paese si cambieranno in pece, la sua polvere in zolfo, la sua terra diventerà pece ardente
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.에돔의 시내들은 변하여 역청이 되고 그 티끌은 유황이 되고 그 땅은 불 붙는 역청이 되며
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Og Edoms bekker skal bli til bek, og dets jord til svovel; dets land skal bli til brennende bek.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Sus arroyos se convertirán en brea, y su polvo en azufre. Su tierra llegará a ser brea ardiente
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.И превратятся реки его в смолу, и прах его – в серу, и будет земля его горящею смолою:
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.Потоците на Едом ще се превърнат в смола. И пръстта му в сяра, И земята му ще стане пламтяща смола
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.ונהפכו נחליה לזפת ועפרה לגפרית והיתה ארצה לזפת בערה׃
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.وتتحول انهارها زفتا وترابها كبريتا وتصير ارضها زفتا مشتعلا.
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.以 東 的 河 水 要 變 為 石 油 、 塵 埃 要 變 為 硫 磺 、 地 土 成 為 燒 著 的 石 油
Edom dereleri zifte, toprağı kükürde dönecek; ülkenin her yanı yanan zift olacak.以東 的 河水 要 變為 石油 、 塵埃 要 變為 硫磺 、 地土 成 為燒 著 的 石油
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Az IBM-gép kátrányszerű anyagot rak a kártyákra.
"IBM makinası kartların üstüne zift gibi bir şey döküyor."Cái máy IBM thả một chất giống nhựa đường lên các thẻ.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod