Gördüğünüz her şey, derin denizin zifiri karanlığında gerçekleşiyor.Všetko, čo tu vidíte, sa odohráva v čiernočiernej tme hlbokého mora.
Gördüğünüz her şey, derin denizin zifiri karanlığında gerçekleşiyor.Wszystko rozgrywa się w mroku głębiny.
Gördüğünüz her şey, derin denizin zifiri karanlığında gerçekleşiyor.Όλα όσα θα δείτε διαδραματίζονται στο πυκνό σκοτάδι της βαθιάς θάλασσας.
Gördüğünüz her şey, derin denizin zifiri karanlığında gerçekleşiyor.Всё это происходит в кромешной тьме на дне океана.
Gördüğünüz her şey, derin denizin zifiri karanlığında gerçekleşiyor.Всичко, което виждате, се разиграва в катранената чернилка на дълбокото море.
Gördüğünüz her şey, derin denizin zifiri karanlığında gerçekleşiyor.כל מה שאתם רואים פה מתרחש בחושך מוחלט של קרקעית הים.
Gördüğünüz her şey, derin denizin zifiri karanlığında gerçekleşiyor.كل شيء تراه هو لعب في الظلام الدامس في أعماق البحار.
Gördüğünüz her şey, derin denizin zifiri karanlığında gerçekleşiyor.光は我々の持ち込んだものしか届きません
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Bij het ondergaan van de zon viel Abram in een diepe slaap en kreeg een angstige droom.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Da Solen så var ved at gå ned, faldt der Dvale over Abram, og se, Rædsel faldt over ham, et stort Mørke.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.És lõn naplementekor, mély álom lepé meg Ábrámot, és ímé rémülés és nagy setétség szálla õ reá.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.In ko se je solnce nagibalo, se loti Abrama trdno spanje, in glej, strah in tema velika ga obideta.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Ketika matahari mulai terbenam, Abram tertidur nyenyak. Tiba-tiba ia diliputi rasa takut yang amat sangat
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.해질 때에 아브람이 깊이 잠든 중에 캄캄함이 임하므로 심히 두려워하더니
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Kun aurinko oli laskemaisillaan, valtasi raskas uni Abramin, ja katso, kauhu ja suuri pimeys valtasi hänet.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.La apusul soarelui, un somn adînc a căzut peste Avram; şi iată că l -a apucat o groază şi un mare întunerec.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Mentre il sole stava per tramontare, un torpore cadde su Abram, ed ecco un oscuro terrore lo assalì
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Ora, ao pôr do sol, caiu um profundo sono sobre Abrão; e eis que lhe sobrevieram grande pavor e densas trevas.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Vả , khi mặt_trời vừa lặn , thì Áp - ram ngủ_mê ; nầy một cơn kinh_hãi , tối_tăm nhập vào mình người .
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.Vả, khi mặt trời vừa lặn, thì Áp-ram ngủ mê; nầy một cơn kinh hãi, tối tăm nhập vào mình người.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.А около захождането на слънцето, дълбок сън нападна Аврама; и, ето, ужас, като страшен мрак, го обзе.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.При захождении солнца крепкий сон напал на Аврама, и вот, напал на него ужас и мрак великий.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.ויהי השמש לבוא ותרדמה נפלה על אברם והנה אימה חשכה גדלה נפלת עליו׃
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.ولما صارت الشمس الى المغيب وقع على ابرام سبات. واذا رعبة مظلمة عظيمة واقعة عليه.
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.日 頭 正 落 的 時 候 、 亞 伯 蘭 沉 沉 的 睡 了 . 忽 然 有 驚 人 的 大 黑 暗 落 在 他 身 上
Güneş batarken Avram derin bir uykuya daldı. Üzerine dehşet verici zifiri bir karanlık çöktü.日頭正落 的 時候 、 亞伯蘭 沉沉 的 睡了 . 忽然 有 驚人 的 大 黑暗 落在 他 身上
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktıHolmes lövés a diát az egész eleje a lámpáját, s hagyta ránk a pályán sötétben -
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktı홈즈는 자신의 랜턴의 전면에 걸쳐 슬라이드를 촬영하고 피치 어둠에서 우릴 떠나 -
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktıהולמס ירה להחליק על החלק הקדמי של הפנס שלו והשאיר אותנו בחשיכה מוחלטת -
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktıقتل هولمز الشريحة عبر واجهة له فانوس وتركونا في ظلام دامس --
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktı私が前に経験したことのないような絶対的な闇。
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Az istentelenek útja pedig olyan, mint a homály, nem tudják miben ütköznek meg.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Brezbožnih steza je podobna temi: ne vedo, ob kaj se bodo spoteknili.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Calea celor răi este ca întunerecul gros: ei nu văd de ce se vor poticni.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Cesta bezbožných je ako mrákava; nevedia, o čo zavadia a klesnú.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Cesta pak bezbožných jako mrákota; nevědí, na čem se ustrčiti mohou.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Còn nẻo kẻ gian ác vẫn như tăm tối; Chúng nó chẳng biết mình vấp ngã vì đâu.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Còn nẻo kẻ gian_ác vẫn như tăm_tối ; Chúng_nó chẳng biết mình vấp_ngã vì đâu .
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.De goddelozen tasten echter rond in het duister, zonder te weten waarover zij struikelen.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Der Gottlosen Weg aber ist wie Dunkel; sie wissen nicht, wo sie fallen werden.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.De ugudeliges vei er som det dype mørke; de vet ikke hvad de snubler over.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Droga zaś niepobożnych jest jako ciemność; nie wiedzą, o co sií otrącić mogą.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.El camino de los impíos es como la oscuridad; no saben en qué tropiezan
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Gudløses Vej er som Mørket, de skønner ej, hvad de snubler over,
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Jumalattomain tie on kuin pimeys: eivät he tiedä, mihin kompastuvat.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.악인의 길은 어둠 같아서 그가 거쳐 넘어져도 그것이 무엇인지 깨닫지 못하느니라
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.La via degli empi è come l'oscurità: non sanno dove saranno spinti a cadere
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.La voie des méchants est comme les ténèbres; Ils n`aperçoivent pas ce qui les fera tomber.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.men de ogudaktigas väg är såsom tjocka mörkret: de märka icke det som skall vålla deras fall.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.O caminho dos ímpios é como a escuridão: não sabem eles em que tropeçam.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Η οδος των ασεβων ειναι ως το σκοτος δεν γνωριζουσι που προσκοπτουσιν.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Путь же беззаконных – как тьма; они не знают, обо что споткнутся.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Пътят на нечестивите е като тъмнина; Не знаят от що се спъват.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.דרך רשעים כאפלה לא ידעו במה יכשלו׃
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.اما طريق الاشرار فكالظلام. لا يعلمون ما يعثرون به
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.惡 人 的 道 、 好 像 幽 暗 . 自 己 不 知 因 甚 麼 跌 倒
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.惡人 的 道 、 好像 幽暗 . 自己 不知 因 甚 麼 跌倒
Mavilik ve sonra iki saat zifirî karanlık. Bir sonraki yansı, bir sonraki video lütfen.Μπλε, και για τις επόμενες δύο ώρες, μαυρίλα. -επόμενη διαφάνεια, επόμενο βίντεο παρακαλώ.
Mavilik ve sonra iki saat zifirî karanlık. Bir sonraki yansı, bir sonraki video lütfen.ואח"כ למשך שעתיים, חשכה מוחלטת. הסרטון הבא בבקשה.
Mavilik ve sonra iki saat zifirî karanlık.Et puis pendant 2 h, le noir total.