Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Rút họ khỏi sự tối tăm và bóng sự chết, Cũng bẻ gãy xiềng của họ.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Rút họ khỏi sự tối_tăm và bóng sự chết , Cũng bẻ gãy xiềng của họ .
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Tirou-os das trevas e da sombra da morte, e quebrou-lhes as prisões.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.und führte sie aus der Finsternis und Dunkel und zerriß ihre Bande:
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Vyviedol ich zo tmy a z tône smrti a ich povrazy potrhal.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Vyvodí je z temností a stínu smrti, a svazky jejich trhá.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Wywodził ich z ciemności, i z cienia śmierci, a związki ich potargał.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.εξηγαγεν αυτους εκ του σκοτους και εκ της σκιας του θανατου και τα δεσμα αυτων συνετριψεν.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Изведе ги из тъмнината и мрачната сянка. И разкъса оковите им.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.יוציאם מחשך וצלמות ומוסרותיהם ינתק׃
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.اخرجهم من الظلمة وظلال الموت وقطع قيودهم.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.他 從 黑 暗 中 、 和 死 蔭 裡 、 領 他 們 出 來 、 折 斷 他 們 的 綁 索
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.他 從 黑暗 中 、 和 死蔭裡 、 領 他 們出來 、 折斷 他 們的綁索
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ale zaranek jest im jako cieó śmierci; jeźli ich kto pozna, przypada na nich strach cienia śmierci.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Baginya, pagi sangat menakutkan, tapi gelap yang dahsyat, menyenangkan.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Buổi sáng vốn là bóng chết cho chúng nó thay thảy, Vì chúng nó biết sự kinh hãi về bóng sự chết,
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Buổi_sáng vốn là bóng chết cho chúng_nó thay_thảy , Vì chúng_nó biết sự kinh_hãi về bóng sự chết ,
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ale hned v jitře přichází na ně stín smrti; když jeden druhého poznati může, strachu stínu smrti okoušejí.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ciertamente el amanecer es para ellos densa oscuridad, porque conocen los terrores de la densa oscuridad
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.For dem er Mørket Morgen, thide er kendt med Mørkets Rædsler.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.For nattens mørke er morgen for dem alle; de er velkjente med nattemørkets redsler.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Kajti najbolj črna tema jim je vsem jutro, ker vsak izmed njih je vešč grozotam črne teme.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.그들은 다 아침을 흑암 같이 여기니 흑암의 두려움을 앎이니라
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.l'alba è per tutti loro come spettro di morte; quando schiarisce, provano i terrori del buio fondo
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Lebo im všetkým dovedna je ráno tôňou smrti, pretože znajú hrôzy temna smrti.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Pentru ei, dimineaţa este umbra morţii, şi cînd o văd, simt toate spaimele morţii.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Pois para eles a profunda escuridão é a sua manhã; porque são amigos das trevas espessas.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Pour eux, le matin c`est l`ombre de la mort, Ils en éprouvent toutes les terreurs.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Sillä pimeys on heille kaikille aamun vertainen, koska pimeyden kauhut ovat heille tutut." -
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Sõt inkább a reggel nékik olyan, mint a halálnak árnyéka, mert megbarátkoztak a halál árnyékának félelmeivel.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ty det svarta mörkret räknas av dem alla såsom morgon, med mörkrets förskräckelser äro de ju förtrogna.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.διοτι η αυγη ειναι εις παντας αυτους σκια θανατου εαν τις γνωριση αυτους, ειναι τρομοι σκιας θανατου.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Защото за всички тях зората е като мрачната сянка; Понеже познават ужасите на мрачната сянка.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.Ибо для них утро – смертная тень, так как они знакомы с ужасами смертной тени.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.כי יחדו בקר למו צלמות כי יכיר בלהות צלמות׃
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.لانه سواء عليهم الصباح وظل الموت. لانهم يعلمون اهوال ظل الموت.
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.他 們 看 早 晨 如 幽 暗 . 因 為 他 們 曉 得 幽 暗 的 驚 駭
Çünkü zifiri karanlık, sabahıdır onların, Karanlığın dehşetiyle dostturlar.他 們看 早晨 如 幽暗 . 因為 他 們曉 得 幽暗 的 驚駭
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Dás um passo em falso e a escuridão espera por ti.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Det dunkla mörkret väntar den oförsiktige.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Det dunkle mørke venter den uforsigtige.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Gettati senza paura nell'oscurità totale che ti attende.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Loikkaa eteenpäin varomattomasti, ja sysimusta pimeys odottaa sinua.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Rzuć się beztrosko przed siebie, a atramentowa ciemność już czeka.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Si no tienes cuidado, caerás en un abismo de oscuridad.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Αν δεν προσέχεις, σε περιμένει μαύρο σκοτάδι.
Dikkatsizce ileri atılırsan seni bekleyen şey zifiri karanlık.Стоит совершить неосторожный прыжок - и тебя ждёт тьма.
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktıHolmes lövés a diát az egész eleje a lámpáját, s hagyta ránk a pályán sötétben -
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktı홈즈는 자신의 랜턴의 전면에 걸쳐 슬라이드를 촬영하고 피치 어둠에서 우릴 떠나 -
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktıהולמס ירה להחליק על החלק הקדמי של הפנס שלו והשאיר אותנו בחשיכה מוחלטת -
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktıقتل هولمز الشريحة عبر واجهة له فانوس وتركونا في ظلام دامس --
Holmes onun fener ön genelinde slayt vurdu ve zifiri karanlıkta bıraktı私が前に経験したことのないような絶対的な闇。
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Az istentelenek útja pedig olyan, mint a homály, nem tudják miben ütköznek meg.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Brezbožnih steza je podobna temi: ne vedo, ob kaj se bodo spoteknili.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Calea celor răi este ca întunerecul gros: ei nu văd de ce se vor poticni.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Cesta bezbožných je ako mrákava; nevedia, o čo zavadia a klesnú.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Cesta pak bezbožných jako mrákota; nevědí, na čem se ustrčiti mohou.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Còn nẻo kẻ gian ác vẫn như tăm tối; Chúng nó chẳng biết mình vấp ngã vì đâu.
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.Còn nẻo kẻ gian_ác vẫn như tăm_tối ; Chúng_nó chẳng biết mình vấp_ngã vì đâu .
Kötülerin yoluysa zifiri karanlık gibidir, Neden tökezlediklerini bilmezler.De goddelozen tasten echter rond in het duister, zonder te weten waarover zij struikelen.