Ana içeriğe geç
Sözlük

zifiri karanlık ile cümle

zifiri karanlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
15
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.Ngọn đèn của kẻ rủa cha_mẹ mình Sẽ tắt giữa vùng tăm_tối mờ_mịt .
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.Njemu, ki preklinja očeta svojega ali mater svojo, ugasne svetilnica v črnih teminah.
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.O que amaldiçoa a seu pai ou a sua mãe, apagar-se-lhe-á a sua lâmpada nas, mais densas trevas.
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.Orang yang mengutuk orang tuanya, hidupnya akan lenyap seperti lampu yang padam di malam yang gelap
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.Si quelqu`un maudit son père et sa mère, Sa lampe s`éteindra au milieu des ténèbres.
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.Wer seinem Vater und seiner Mutter flucht, des Leuchte wird verlöschen mitten in der Finsternis.
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.Ο λυχνος του κακολογουντος τον πατερα αυτου η την μητερα αυτου θελει σβεσθη εν βαθει σκοτει.
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.Кто злословит отца своего и свою мать, того светильник погаснет среди глубокой тьмы.
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.Светилникът на този, който злослови баща си или майка си, Ще изгасне в най-мрачната тъмнина.
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.מקלל אביו ואמו ידעך נרו באישון חשך׃
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.من سبّ اباه او امه ينطفئ سراجه في حدقة الظلام
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.咒 罵 父 母 的 、 他 的 燈 必 滅 、 變 為 漆 黑 的 黑 暗
Annesine ya da babasına sövenin Işığı zifiri karanlıkta sönecek.咒罵 父母 的 、 他 的 燈必滅 、 變為 漆黑 的 黑暗
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Amikor kicsit beljebb mentünk, voltak olyan alagutak... amikben teljesen vaksötét volt.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.När vi fick i form av lite längre, det fanns stora delar av tunnlar som var absolut, absolut kolsvart.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Toen we wat verder kwamen, waren er hele secties van tunnels... die absoluut pikzwart waren.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.W miarę jak szliśmy dalej coraz więcej było korytarzy gdzie panowała absolutna, absolutna ciemność.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Μόλις προχωρήσαμε λίγο παρακάτω, υπήρχαν ολόκληρα τμήματα από σήραγγες ήταν κυριολεκτικά, πίσσα στο σκοτάδι.
Biraz ilerledikten sonra, tünel kısmına gelmiştik. Orası kesinlikle ama kesinlikle zifiri karanlıktı.Када смо ушли мало дубље, тамо се налазило мноштво тунела. који су били тотално мрачни.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.(96:2) Облако и мрак окрест Его; правда и суд – основание престолаЕго.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Felhõ és homályosság van körülte; igazság és jogosság az õ székének erõssége.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Ia dikelilingi awan dan kegelapan; keadilan dan hukum adalah azas pemerintahan-Nya
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.구름과 흑암이 그에게 둘렸고 의와 공평이 그 보좌의 기초로다
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Les nuages et l`obscurité l`environnent, La justice et l`équité sont la base de son trône.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Mây và tối tăm ở chung quanh Ngài; Sự công bình và sự ngay thẳng làm nền của ngôi Ngài.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Mây và tối_tăm ở chung_quanh Ngài ; Sự công_bình và sự ngay_thẳng làm nền của ngôi Ngài .
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Moln och töcken omgiva honom, rättfärdighet och rätt äro hans trons fäste.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Norii şi negura îl înconjoară, dreptatea şi judecata sînt temelia scaunului Său de domnie.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Nube y oscuridad hay alrededor de él; la justicia y el derecho son el fundamento de su trono
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Nubi e tenebre lo avvolgono, giustizia e diritto sono la base del suo trono
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Nuvens e escuridão estão ao redor dele; justiça e eqüidade são a base do seu trono.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Oblak a mrákava je vôkol neho; spravedlivosť a súd postaťou jeho trónu.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Oblak a mrákota jest vůkol něho, spravedlnost a soud základ trůnu jeho.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Oblaki in tema ga obdajajo, pravičnost in sodba sta podstava njegovemu prestolu.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Obłok i ciemność około niego; sprawiedliwość i sąd są gruntem stolicy jego.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Om Hem heen zijn wolken en duisternis. Recht en rechtvaardigheid vormen de basis waarop Hij regeert.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Pilvi ja pimeys on hänen ympärillänsä, vanhurskaus ja oikeus on hänen valtaistuimensa perustus.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Skyer og mørke er rundt omkring ham, rettferd og rett er hans trones grunnvoll.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Skyer og Mulm er om ham, Retfærd og Ret er hans Trones Støtte;
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Wolken und Dunkel ist um ihn her; Gerechtigkeit und Gericht ist seines Stuhles Festung.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Νεφελη και ομιχλη ειναι κυκλω αυτου δικαιοσυνη και κρισις η βασις του θρονου αυτου.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.Облак и мрак са около Него; Правда и съд са основа на престола Му.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.ענן וערפל סביביו צדק ומשפט מכון כסאו׃
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.‎السحاب والضباب حوله. العدل والحق قاعدة كرسيه‎.
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.密 雲 和 幽 暗 、 在 他 的 四 圍 . 公 義 和 公 平 、 是 他 寶 座 的 根 基
Bulut ve zifiri karanlık sarmış çevresini, Doğruluk ve adalettir tahtının temeli.密雲 和 幽暗 、 在 他 的 四 圍 . 公義 和 公平 、 是 他 寶座 的 根基
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.(106:14) вывел их из тьмы и тени смертной, и расторгнул узы их.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.førte dem ud af Mørket og Mulmet og sønderrev deres Bånd.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.han förde dem ut ur mörkret och dödsskuggan, och deras bojor slet han sönder.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Han førte dem ut av mørke og dødsskygge og rev sønder deres bånd.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Hän vei heidät ulos pimeydestä ja synkeydestä, hän katkaisi heidän kahleensa.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Hij leidde hen uit die diepe duisternis, waarin zij leefden, en verbrak alles waarmee zij zaten vastgebonden.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Ia membawa mereka keluar dari kegelapan, dan mematahkan belenggu mereka
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.I -a scos din întunerec şi din umbra morţii, şi le -a rupt legăturile.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Il les fit sortir des ténèbres et de l`ombre de la mort, Et il rompit leurs liens.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.izpeljal jih je iz temin in smrtne sence in raztrgal je njih vezi.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Kihozá õket a setétségbõl és a halálnak árnyékából, köteleiket pedig elszaggatá.
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.흑암과 사망의 그늘에서 인도하여 내시고 그 얽은 줄을 끊으셨도다
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Li fece uscire dalle tenebre e dall'ombra di morte e spezzò le loro catene
Çıkardı karanlıktan, zifiri karanlıktan, Kopardı zincirlerini.Los sacó de las tinieblas, de la densa oscuridad, y rompió sus cadenas
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod