Ana içeriğe geç
Sözlük

zeytinyağı ile cümle

zeytinyağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Używa buteleczek z ciemnego szkła, na wierzch oliwy dając nieszkodliwy gaz.
Küçük şişeler kullanmış, camları boyalı. Zeytinyağı şişesinin tepe noktasına asal gazı doldurmuş.Използва мънички шишенца от оцветено стъкло, покрива зехтина с инертен газ.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.[4:15] Nato reče: To sta dva sinova olja [Ali: dva maziljenca.], ki stojita pri Gospodarju vse zemlje.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.,,Aceştia sînt cei doi unşi, cari stau înaintea Domnului întregului pămînt.``
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Då sade han: »Dessa äro de två oljesmorda som stå såsom tjänare inför hela jordens Herre.»
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Então ele disse: Estes são os dois ungidos, que assistem junto ao Senhor de toda a terra.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.És mondá nékem: Ezek ketten az olajjal felkenettek, a kik az egész föld Ura mellett állnak.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Et il dit: Ce sont les deux oints qui se tiennent devant le Seigneur de toute la terre.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Hän sanoi: "Nämä ovat ne molemmat öljyllä voidellut, jotka seisovat kaiken maan Herran edessä".
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Hij vertelde mij: "Zij stellen de twee gezalfden voor die vccr de Here van de hele aarde staan."
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.I rzekł: Teć są one dwie oliwy, które są u Panującego na wszystkiej ziemi.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.가로되 이는 기름 발리운 자 둘이니 온 세상의 주 앞에 모셔 섰는 자니라 하더라
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Người bèn nói rằng : Ấy_là hai người chịu xức dầu , đứng bên Chúa của cả đất .
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Người bèn nói rằng: Ấy là hai người chịu xức dầu, đứng bên Chúa của cả đất.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.«Questi, soggiunse, sono i due consacrati che assistono il dominatore di tutta la terra»
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Så sagde han: "Det er de to med Olie salvede, som står for al Jordens Herre."
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Tedy řekl: To jsou ty dvě olivy, kteréž jsou u Panovníka vší země.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Und er sprach: Es sind die zwei Gesalbten, welche stehen bei dem Herrscher aller Lande.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Vtedy riekol: To sú dve deti oleja, ktoré stoja pred Pánom celej zeme.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Y él dijo: --Éstos son los dos que fueron ungidos con aceite y que están delante del Señor de toda la tierra
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Τοτε ειπεν, Ουτοι ειναι οι δυο κεχρισμενοι, οι παρισταμενοι πλησιον του Κυριου πασης της γης.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.И сказал он: это два помазанные елеем, предстоящие Господу всей земли.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.Тогава каза: Те са двамата помазани, които стоят при Господаря на целия свят.
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.ויאמר אלה שני בני היצהר העמדים על אדון כל הארץ׃
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.فقال هاتان هما ابنا الزيت الواقفان عند سيد الارض كلها
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.他 說 、 這 是 兩 個 受 膏 者 站 、 在 普 天 下 主 的 旁 邊
Melek, ‹‹Bunlar bütün dünyanın Rabbi'ne hizmet eden, zeytinyağıyla kutsanmış iki kişidir›› diye açıkladı.他 說 、 這是兩個 受膏者站 、 在 普天下 主 的 旁邊
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.bẻ ra từ miếng và chế dầu trên . Ấy_là của lễ chay .
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.bẻ ra từ miếng và chế dầu trên. Ấy là của lễ chay.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Breek het in stukken en giet er olie overheen; het is een spijsoffer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Darabold azt el, és önts reá olajat, ételáldozat ez.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.du skal bryde det i Stykker og hælde Olie derover. Det er et Afgrødeoffer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Du skal bryte det i stykker og helle olje på det; det er et matoffer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Du skall bryta sönder det i stycken och gjuta olja därpå. Det är ett spisoffer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Em pedaços a partirás, e sobre ela deitarás azeite; é oferta de cereais.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.조각으로 나누고 그 위에 기름을 부을지니 이는 소제니라
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.la cual partirás en pedazos, y derramarás aceite sobre ella. Es una ofrenda vegetal
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.la farai a pezzi e sopra vi verserai olio: è un'oblazione
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Paloittele se palasiksi ja vuodata öljyä sen päälle; se on ruokauhri.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Polámeš ju na kusy a naleješ na ňu oleja. To je obilná obeť.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Połamiesz ją na kęsy, i polejesz ją oliwą; ofiara to śniedna jest.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Roti yang dipersembahkan itu harus dibelah-belah, lalu dituangi minyak zaitun
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Rozlámeš ji na kusy a naleješ na ni oleje, obět suchá jest.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.S'o frîngi în bucăţi, şi să torni untdelemn pe ea; acesta este un dar adus ca jertfă de mîncare.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Tu le rompras en morceaux, et tu verseras de l`huile dessus; c`est une offrande.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.und sollst's in Stücke zerteilen und Öl darauf gießen, so ist's ein Speisopfer.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Zdrobi jo v grižljaje in vlij nanjo olja: jedilna daritev je.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Θελεις διαμερισει αυτην εις τμηματα και θελεις επιχυσει επ' αυτης ελαιον ειναι προσφορα εξ αλφιτων.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.Да го пречупиш на уломъци и да го полееш с масло; това е хлебен принос.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.разломи ее на куски и влей на нее елея: это приношение хлебное.
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.פתות אתה פתים ויצקת עליה שמן מנחה הוא׃
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.تفتها فتاتا وتسكب عليها زيتا. انها تقدمة
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.分 成 塊 子 、 澆 上 油 、 這 是 素 祭
Onu sunarken parçalara ayırıp üzerine zeytinyağı dökeceksin. Bu tahıl sunusudur.分成 塊子 、 澆 上油 、 這是 素祭
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.Alt det bedste af Olien, Mosten og Kornet, Førstegrøden deraf, som de giver HERREN, giver jeg dig.
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.그들이 여호와께 드리는 첫 소산 곧 제일 좋은 기름과 제일 좋은 포도주와 곡식을 네게 주었은즉
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.Ti dò anche tutte le primizie che al Signore offriranno: il meglio dell'olio, il meglio del mosto e del grano
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.Vse najboljše od olja in vse najboljše od mošta in žita, njih prvine, ki jih dajejo GOSPODU, sem dal tebi.
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.Все лучшее из елея и все лучшее из винограда и хлеба, начатки их, которые они дают Господу, Я отдал тебе;
‹‹RABbe verdikleri ilk ürünleri -zeytinyağının, yeni şarabın, tahılın en iyisini- sana veriyorum.כל חלב יצהר וכל חלב תירוש ודגן ראשיתם אשר יתנו ליהוה לך נתתים׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod