Ana içeriğe geç
Sözlük

zeytin ağacı ile cümle

zeytin ağacı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Hän on niinkuin viinipuu, joka pudottaa raakaleensa, niinkuin öljypuu, joka varistaa kukkansa.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.han ryster som Ranken sin brue af og kaster som Olietræet sin Blomst.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Hij zal lijken op een onvruchtbare wijnstok en op een olijfboom zonder bloesem.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Ia seperti pohon anggur yang gugur buahnya, seperti pohon zaitun yang rontok bunganya
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Jako winna macica utraci niedojrzałe grona swoje, a jako oliwa kwiat swój zrzuci.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.포도열매가 익기 전에 떨어짐 같고 감람 꽃이 곧 떨어짐 같으리라
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Lehullatja, mint a szõlõvesszõ az õ egresét, elhányja, mint az olajfa az õ virágát.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Người bỏ quây trái cây xanh mình như một cây nho; Người làm rụng hoa mình như cây Ô li-ve.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Người bỏ quây trái cây_xanh mình như một cây nho ; Người_làm rụng hoa mình như cây Ô li - ve .
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Sacudirá as suas uvas verdes, como a vide, e deixará cair a sua flor como a oliveira.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Sarà spogliato come vigna della sua uva ancor acerba e getterà via come ulivo i suoi fiori
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Va fi ca o viţă despoiată de roadele ei încă verzi, ca un măslin ale cărui flori au căzut.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Zmarí jako vinič svoj nedozrelok; svrhne svoj kvet ako oliva.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Zmaří, jako vinný kmen nezralý hrozen svůj, a svrže květ svůj jako oliva.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Θελει αποβαλει την αωρον σταφυλην αυτου ως η αμπελος, και θελει ριψει το ανθος αυτου ως η ελαια.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Сбросит он, как виноградная лоза, недозрелую ягоду свою и, как маслина, стряхнет цвет свой.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.Ще изрони неузрялото си грозде като лозата, И ще хвърли цвета си като маслината.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.יחמס כגפן בסרו וישלך כזית נצתו׃
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.يساقط كالجفنة حصرمه وينثر كالزيتون زهره.
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.他 必 像 葡 萄 樹 的 葡 萄 、 未 熟 而 落 、 又 像 橄 欖 樹 的 花 、 一 開 而 謝
Asma gibi koruğunu dökecek, Zeytin ağacı gibi çiçeğini dağıtacaktır.他 必 像 葡萄樹 的 葡萄 、 未熟 而 落 、 又 像 橄欖樹 的 花 、 一開而謝
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››A dvě olivy při něm, jedna po pravé straně dčbánu olejného, a druhá po levé straně jeho.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››A dve olivy pri ňom, jedna z pravej strany nádoby a jedna na jej ľavej strane.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››desuden to Olietræer ved Siden af den, et til højre, et andet tilvenstre for Oliekarret."
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Di sebelah kiri dan kanan kaki lampu itu ada dua pohon zaitun.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Due olivi gli stanno vicino, uno a destra e uno a sinistra»
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Dwie też oliwy przytem, jedna po prawej stronie czaszy, a druga po lewej stronie jej.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››e junto a ele há duas oliveiras, uma � direita do vaso de azeite, e outra � sua esquerda.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››En ik zie twee olijfbomen staan aan weerszijden van het reservoir.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››És mellette két olajfa: egyik az olajtartó jobb oldalán, a másik pedig annak bal oldalán.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››et il y a près de lui deux oliviers, l`un à la droite du vase, et l`autre à sa gauche.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››in dve oljki zraven njega, ena ob desni strani oljenke in druga ob levi plati njeni.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Ja kaksi öljypuuta sen ääressä, toinen öljyastian oikealla, toinen vasemmalla puolella."
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››그 등대 곁에 두 감람나무가 있는데 하나는 그 주발 우편에 있고 하나는 그 좌편에 있나이다 하고
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Och två olivträd sträcka sig över den, ett på högra sidan om skålen och ett på vänstra.»
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››og to oljetrær står ved siden av den, ett på oljekarets høire side og ett på dets venstre side.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Ỡ kề bên lại có hai cây ô - li-ve , một cây ở bên hữu cái chậu , và một cái ở bên tả .
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Ỡ kề bên lại có hai cây ô-li-ve, một cây ở bên hữu cái chậu, và một cái ở bên tả.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Şi lîngă el sînt doi măslini, unul la dreapta vasului, şi altul la stînga lui.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››Sobre él hay dos olivos, uno a la derecha del depósito, y otro a su izquierda
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››und zwei Ölbäume dabei, einer zur Rechten der Schale, der andere zur Linken.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››και δυο ελαιαι επανωθεν αυτης, μια εκ δεξιων του δοχειου και μια εξ αριστερων αυτης.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››и две маслины на нем, одна с правой стороны чашечки, другая с левой стороны ее.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››и край него две маслинени дървета, едно отдясно на чашата е едно отляво й.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››ושנים זיתים עליה אחד מימין הגלה ואחד על שמאלה׃
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››وعندها زيتونتان احداهما عن يمين الكوز والاخرى عن يساره.
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››旁 邊 有 兩 棵 橄 欖 樹 、 一 棵 在 燈 盞 的 右 邊 、 一 棵 在 燈 盞 的 左 邊
Ayrıca kandilliğin yanında, biri zeytinyağı tasının sağında, öbürü solunda iki zeytin ağacı da var.››旁邊 有 兩 棵 橄欖樹 、 一 棵 在 燈盞 的 右邊 、 一 棵 在 燈盞 的 左邊
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Det hendte engang at trærne vilde salve sig en konge, og de sa til oljetreet: Vær konge over oss!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Die Bäume gingen hin, daß sie einen König über sich salbten, und sprachen zu dem Ölbaum: Sei unser König!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Drevesa so šla, da si pomazilijo kralja, in so dejala oljki: Kraljuj nad nami!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Engang tog Træerne sig for at salve sig en Konge. De sagde da til Olietræet: Vær du vor Konge!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Foram uma vez as árvores a ungir para si um rei; e disseram � oliveira: Reina tu sobre nós.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.하루는 나무들이 나가서 기름을 부어 왕을 삼으려 하여 감람나무에게 이르되 너는 우리 왕이 되라 하매
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Los árboles iban a elegir un rey sobre ellos y dijeron al olivo: "¡Reina sobre nosotros!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Puut lähtivät voitelemaan itsellensä kuningasta. Ja he sanoivat öljypuulle: `Ole sinä meidän kuninkaamme`.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Raz boly odišly stromy pomazať nad sebou kráľa a povedaly olive: Kraľuj nad nami!
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Sešlo se některého času dříví, aby pomazalo nad sebou krále. I řekli olivě: Kraluj nad námi.
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Si misero in cammino gli alberi per ungere un re su di essi. Dissero all'ulivo: Regna su di noi
Bir gün ağaçlar kendilerine bir kral meshetmek istediler; zeytin ağacına gidip, ‹Gel kralımız ol› dediler.Zeszły się drzewa, aby pomazały nad sobą króla, i rzekły do oliwnego drzewa: Króluj nad nami.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod