Ana içeriğe geç
Sözlük

zenginlik ile cümle

zenginlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Belki de sahip olduğu güç olan zenginlikten dolayı kibirli.Mungkin dia arogan karena kekuasaannya, yakni kekayaannya
Belki de sahip olduğu güç olan zenginlikten dolayı kibirli.Penso que a arrogância dele vinha do poder que tinha, não é? Pela riqueza que tinha!
Belki de sahip olduğu güç olan zenginlikten dolayı kibirli.Perhaps he was arrogant because of the power he had, which was his wealth.
Belki de sahip olduğu güç olan zenginlikten dolayı kibirli.Vielleicht war er wegen seiner Macht so arrogant, die sein Augenlicht war.
Belki de sahip olduğu güç olan zenginlikten dolayı kibirli.Ίσως ήταν υπερόπτης λόγω της δύναμης που είχε, λόγω του πλούτου του.
Belki de sahip olduğu güç olan zenginlikten dolayı kibirli.Возможно, он был спесив, потому что имел власть, обеспеченную его богатством
Belki de sahip olduğu güç olan zenginlikten dolayı kibirli.Може би беше арогантен, заради силата, която притежаваше: богатството си."
Belki de sahip olduğu güç olan zenginlikten dolayı kibirli.אולי הוא נהיה גאוותן .בגלל כל הכוח שיש בידיו
Ben her zaman zengin olmak istemediğimizi söylerim. Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.Saya selalu bilang: kita tak ingin kaya Tujuan kita bukan kekayaan materi
Ben her zaman zengin olmak istemediğimizi söylerim. Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.,תמיד אמרתי שאנו לא רוצים להיות עשירים .השאיפה שלנו היא לא רווחה חומרית
Ben her zaman zengin olmak istemediğimizi söylerim. Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.それは尊厳とともに暮らし もちろん貧困からの脱出です
Benim için bu çok basit. Zenginlik, şöhret ve güç ile ilgili değil.Không liên quan gì đến sức khỏe, danh vọng hay quyền lực cả.
Benim için bu çok basit. Zenginlik, şöhret ve güç ile ilgili değil.제겐 간단해요. 부나 명예나 힘이 아니라
Benim için bu çok basit. Zenginlik, şöhret ve güç ile ilgili değil.Nie chodzi o bogactwo, sławę czy władzę.
Benim için bu çok basit. Zenginlik, şöhret ve güç ile ilgili değil.בעיני זה פשוט מאד. זה לא קשור בעושר, תהילה וכוח.
Benim için bu çok basit. Zenginlik, şöhret ve güç ile ilgili değil.وهو بسيطٌ جداً وهو ليس عن الثروة أو الشهرة أو السلطة
Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.Eu digo-lhes que não queremos ser ricos, a nossa meta não é a riqueza material.
Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.Il nostro scopo non è la ricchezza materiale.
Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.Náš cieľ nie je materiálne bohatstvo, ale dôstojný život.
Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.Our aim is not material wealth.
Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.Vårt mål är inte material rikedom.
Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.Ο στόχος μας δεν είναι ο υλικός πλούτος.
Bizim eğilimimiz materyal zenginlik değil.Нашата цел не е материалното богатство.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.(111:3) Обилие и богатство в доме его, и правда его пребывает вовек.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Bens e riquezas há na sua casa; e a sua justiça permanece para sempre.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Bienes y riquezas hay en su casa; su justicia permanece para siempre
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Của cải và giàu có đều ở trong nhà người, Và sự công bình người còn đến đời đời.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Của_cải và giàu_có đều ở trong nhà người , Và sự công_bình người còn đến đời_đời .
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Det er velstand og rikdom i hans hus, og hans rettferdighet står fast evindelig.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.El are în casă bogăţie şi belşug, şi neprihănirea lui dăinuieşte în veci.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Gazdagság és bõség lesz annak házában, s igazsága mindvégig megmarad.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Gods och rikedom skall finnas i hans hus, och hans rättfärdighet består evinnerligen.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Hojnosť a bohatstvo v jeho dome, a jeho spravedlivosť stojí na večnosť.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Il a dans sa maison bien-être et richesse, Et sa justice subsiste à jamais.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Keluarganya akan kaya dan makmur, dan ia akan sejahtera selama-lamanya
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.부요와 재물이 그 집에 있음이여 그 의가 영원히 있으리로다
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Majętność i bogactwa są w domu jego, a sprawiedliwość jego trwa na wieki.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Obilost in bogastvo je v hiši njegovi, in pravičnost njegova ostane vekomaj.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Onore e ricchezza nella sua casa, la sua giustizia rimane per sempre
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Reichtum und die Fülle wird in ihrem Hause sein, und ihre Gerechtigkeit bleibt ewiglich.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Varallisuus ja rikkaus on hänen huoneessansa, ja hänen vanhurskautensa pysyy iankaikkisesti.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Velstand og Rigdom er i hans Hus, hans Retfærdighed varer evindelig.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Zboží a bohatství v domě jeho, a spravedlnost jeho zůstává na věky.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Αγαθα και πλουτη θελουσιν εισθαι εν τω οικω αυτου, και η δικαιοσυνη αυτου μενει εις τον αιωνα.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.Изобилие и богатство ще има в дома му; И правдата му ще трае до века.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.הון ועשר בביתו וצדקתו עמדת לעד׃
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.‎رغد وغنى في بيته وبره قائم الى الابد‏‎.
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.他 家 中 有 貨 物 、 有 錢 財 . 他 的 公 義 、 存 到 永 遠
Bolluk ve zenginlik eksilmez evinden, Sonsuza dek sürer doğruluğu.他 家中 有 貨物 、 有 錢財 . 他 的 公義 、 存到 永遠
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Ar fi putut sa ia cu forta din bogatiile altor tari ca sa ajute la refacerea tezaurului Frantei
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Będą mogli grabić bogactwa innych krajów żeby pomóc wypełnić francuskie szkatuły
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Byli by schopni ukořistit bohatství jiné země a využít ho ve prospěch Francie.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Eles poderão pilhar a riqueza de outros países para ajudar a construir o cofre da França.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.그들은 아마 다른 나라의 부를 약탈할 수 있을 테고 그것으로 프랑스 정부 재원을 재건하는 데 사용할 지도 모릅니다
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Mais si la guerre était un échec et que la France perdait, alors qu'arriverait-il ?
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Sie könnten den Reichtum von anderen Ländern plündern Frankreich helfen den Staatssäckel aufzubauen.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Биха могли да плячкосат богатствата на други държави и така да напълнят френската хазна.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.Вони б вивозили багатства з інших країн з метою збудувати французьку скарбницю.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.و لربما استطاعوا أن ينهبوا ثروات البلاد الأخري للمساعدة في بناء خزانة فرنسا.
Bu ,başka ülkelerin zenginliklerini almaya ve Fransa'nın kasasını doldurmaya yardımcı olacaktı.それは、フランス財政の助けになる。 仮に状況が悪くなり、フランスが負けたとしても
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod