Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.Les bénéfices d'une économie locale sont que le pouvoir et la richesse économique restent dans la communauté.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.Lợi ích của kinh tế cục bộ là đây sức mạnh nằm trong cộng đồng, kinh tế bền vững.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.Os benefícios de uma economia regional é que a força permanece na comunidade.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.Prednosti lokaliziranega gospodarstva so ta, da moč ostane znotraj skupnosti in gospodarske blaginje.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.Τα οφέλη μιας τοπικής οικονομίας είναι ότι η οικονομική ευημερία παραμένει μέσα στην κοινότητα.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.Переваги регіональної економіки полягають в тому, що влада зосереджується в матеріальних багатствах спільноти.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.היתרונות של הכלכלה הלוקאלית הן שהכוח נשאר בתוך הקהילה, העושר הכלכלי.
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.الفائدة للاقتصاد المحلي ان المقدرة تبقى داخل المجتمع المحلي وتزداد الثروة الاقتصادية لذلك المجتمع المحلي
Yerelleştirilmiş bir ekonominin faydası gücün toplum içinde, ekonomik zenginlikte kalması.その利益がそのコミュニティーに残ることです。 自分の稼いだ金が、外に流れ出るのではなく、
Zenginleştim, bu zenginlikten yararlanmak istiyorum, ancak bu varlık nakit değil, harcayamıyorum.Ich wünsche - ich bin reich, aber ich habe nicht diese in bar. Ich will etwas tun, aber mit dem Eigenkapital.
Zenginleştim, bu zenginlikten yararlanmak istiyorum, ancak bu varlık nakit değil, harcayamıyorum.Přeji si... jsem bohatý, ale nemám to v hotovosti. Chci něco udělat s tímhle vlastním jměním.
Zenginleştim, bu zenginlikten yararlanmak istiyorum, ancak bu varlık nakit değil, harcayamıyorum.Tôi ước, tôi giàu, nhưng tôi không có tiền mặt. Nhưng tôi muốn làm gì đó với số vốn này.
Zenginleştim, bu zenginlikten yararlanmak istiyorum, ancak bu varlık nakit değil, harcayamıyorum.Και επειδή ενώ είμαι πλούσιος δεν έχω μετρητά, επιθυμώ να κάνω κάτι με τον πλούτο μου.
Zenginleştim, bu zenginlikten yararlanmak istiyorum, ancak bu varlık nakit değil, harcayamıyorum.Я бажаю-- Я багатий, але я не маю їх готівкою. Я хочу щось зробити з капіталом.
Zenginleştim, bu zenginlikten yararlanmak istiyorum, ancak bu varlık nakit değil, harcayamıyorum.資本で何かをしたいと思います。 私は金持ちのような生活をしたいと思います。
Zenginlik biz AFRİKA kralları ve kraliçelerinden geliyor.Ahí, la riqueza viene de nosotros, reyes y reinas de ÁFRICA
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""부의 재분배" 대 "소득압수"
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""podział dóbr" kontra "konfiskata zarobków".
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""redistribución de la riqueza" contra "confiscación de bienes".
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""redistribuer la richesse" contre "confisquer les gains".
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""redistribuirea averii" fata de "confiscarea veniturilor."
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""redistribuire benessere" contro "confiscare i guadagni".
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""rijkdom herverdelen" versus "beslag leggen op inkomsten".
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""tái phân phối sự giàu có " vs "tịch thu thu nhập."
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""vagyon újraelosztása" kontra "kereset elkobzása."
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""Wohlstand umverteilen" versus "Einkommen konfiszieren".
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""перераспределение богатства" в сравнении с "конфискацией имущества".
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""разпределение на богатство" в сравнение "конфискуване на печалба."
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""розподіл багатства" замість "конфіскація заробленого".
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""חלוקת עושר" לעומת "החרמת רכוש."
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak""توزيع الثروة" في مقابل "مصادرة الدخول."
"zenginlik dağıtmak", "kazanca el koymak"これら全てを総括すると
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.A gazdagság szaporítja a sok barátot; a szegénytõl pedig az õ barátja elválik.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.As riquezas granjeiam muitos amigos; mas do pobre o seu próprio amigo se separa.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Bogactwa przyczyniają wiele przyjaciół; ale ubogi od przyjaciela swego odłączony bywa.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Bogastvo daje prijateljev mnogo, od siromaka pa se loči prijatelj njegov.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Bogăţia aduce un mare număr de prieteni, dar săracul este părăsit de prietenul lui. -
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Gods skaffar många vänner, men den arme bliver övergiven av sin vän.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Gods skaffer mange Venner, den ringe skiller hans Ven sig fra.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Gut macht viele Freunde; aber der Arme wird von seinen Freunden verlassen.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.재물은 많은 친구를 더하게 하나 가난한즉 친구가 끊어지느니라
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.La richesse procure un grand nombre d`amis, Mais le pauvre est séparé de son ami.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Las riquezas atraen muchos amigos, pero el pobre es abandonado por su prójimo
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Le ricchezze moltiplicano gli amici, ma il povero è abbandonato anche dall'amico che ha
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Majetok pridáva mnoho priateľov; ale chudobný býva odlúčený aj od svojho priateľa.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Orang kaya, kawannya selalu bertambah; orang miskin malah ditinggalkan temannya
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Rijkdom bezorgt een mens veel vrienden, maar een arme raakt vaak zelfs zijn laatste vriend kwijt.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Rikdom skaper mange venner, den fattige blir skilt fra sin venn.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Statek přidává přátel množství, ale chudý od přítele svého odloučen bývá.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Sự giàu có kết nhiều bậu bạn; Còn kẻ khó khăn dầu bạn cũng lìa bỏ.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Sự giàu_có kết nhiều bậu bạn ; Còn kẻ khó_khăn dầu bạn cũng lìa_bỏ .
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Tavara tuo ystäviä paljon, mutta vaivainen joutuu ystävästänsä eroon.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Ο πλουτος προσθετει φιλους πολλους ο δε πτωχος εγκαταλειπεται υπο του φιλου αυτου.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Богатство прибавляет много друзей, а бедный оставляется и другом своим.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.Богатството притуря много приятели, А сиромахът бива оставен от приятеля си,
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.הון יסיף רעים רבים ודל מרעהו יפרד׃
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.الغنى يكثر الاصحاب والفقير منفصل عن قريبه.
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.財 物 使 朋 友 增 多 . 但 窮 人 朋 友 遠 離
Zenginlik dost üstüne dost kazandırır. Oysa yoksulun dostu onu yüzüstü bırakır.財物 使 朋友 增多 . 但 窮人 朋友 遠離
Zenginlik etikisi mesela - unutmayın, diğer her şey eşit olacak -Pamatujte si, že všechny ostatní věci jsou konstantní.