Ana içeriğe geç
Sözlük

zenginlik ile cümle

zenginlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.Benessere, in quel periodo, significava avere abbastanza cibo per restare vivi.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.Bogăţia în acele vremuri însemna destulă mâncare pentru a rămâne în viaţă.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.Der Begriff des Reichtums bedeutete in jenen Tagen, ausreichend Nahrung zu besitzen, um am Leben zu bleiben.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.De vorm van rijkdom in die dagen was voldoende voedsel om in leven te blijven.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.Định nghĩa của sự giàu có thời đó chính là có đủ lương thực để sống sót.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.Formą bogactwa w tamtych czasach była wystarczająca ilość jedzenia by przeżyć
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.당시의 풍족함이란건 살아갈 수 있을 정도로 식량이 충분하면 되는 것이었죠.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.La riqueza en esos días consistía en tener suficiente comida para mantenerse vivo
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.Η μορφή του πλούτου εκείνες τις ημέρες ήταν αρκετό φαγητό για επιβίωση.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.Благосъстоянието тогава се е измервало в наличието на достатъчно храна за оцеляване.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.Основным благом в те времена было количество пищи, достаточное для того, чтобы выжить.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.מושג העושר בימים האלו היה מספיק אוכל בשביל להישאר בחיים.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.وكان أحد أشكال الثروة في تلك الأيام هو أن تكسب ما يكفي من الغذاء للبقاء على قيد الحياة.
O günlerde zenginlik hayatta kalmak için yeterli olan yiyecekti.しかし ある時点で 彼らはより大き獲物を狩るために団結しました
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Au trecut de la farmec, fericire, bogăţie şi autocontrol la generozitate şi iertare.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Họ đi từ sự hấp dẫn, hạnh phúc, giàu có và tự chủ đến sự rộng lượng và tha thứ.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.그들은 매력, 행복, 부, 그리고 자신의 조절에서부터 관대함과 용서로 갔습니다
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Pasaron de belleza y felicidad y riqueza y autocontrl a la generosidad y clemencia.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Sie gingen von Attraktivität, Glück und Reichtum zu Selbstkontrolle, Großzügigkeit und Vergeben.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Sono passate da fascino e felicità e salute e auto controllo a generosità e perdono.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Ze gingen van aantrekkelijkheid, geluk, rijkdom en zelfbeheersing naar vrijgevigheid en vergeving.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Вони перейшли від привабливості, щастя, багатства і самоконтролю до щедрості й великодушності.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.Те преминали от привлекателност и щастие, богатство и самоконтрол, към щедрост и прошка.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.מהרצון להיות מושכות, מאושרות, עשירות ובשליטה עצמית הן עברו לנדיבות ולסלחנות.
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.اتجهوا من "الجاذبية" و "السعادة" و "الغنى" و "السيطرة على النفس" إلى "الكرم" و" التسامح".
Onlar çekicilik, mutluluk, zenginlik ve öz-kontrol'den cömertlik ve affediciliğe dönüştü.変化後には 寛大さや許しに 価値を見出すようになります いくつか名言を引用して終わりにします
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.Aber die Kluft zwischen Arm und Reich geht immer weiter auseinander.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.De a jóléti szakadékok egyre szélesednek.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.하지만 빈부격차는 더 커지고 있습니다.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.Maar de welstandskloof wordt dieper.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.Ma le differenze di ricchezza stanno diventando sempre più ampie.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.Mas os fossos sociais têm aumentado.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.Nhưng khoảng cách giàu nghèo đang ngày càng rộng ra.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.Αλλά τα χάσματα πλούτου μεγαλώνουν ακόμα περισσότερο.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.Однако, пропасть между доходами людей продолжает расширяться.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.את 4,700 התינוקות
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.لكن تفاوتات الدخول يزداد بإضطراد.
Oysa zenginliklerimiz azaliyor.地球が持ちこたえられるよりも
Paranın zenginlik olduğunu düşününce de aynı yanılsamaya düşüyoruz.Същото объркване се наблюдава, когато си представяме, че парите означават благосъстояние!
Paraya dayalı ekonomide, para demek zenginlik, mülk ve güç demek ve bunlar temel belirleyiciler.En el sistema monetario, es la riqueza, la propiedad y el poder, y esa es la directiva principal.
Paraya dayalı ekonomide, para demek zenginlik, mülk ve güç demek ve bunlar temel belirleyiciler.În sistemul monetar bogăția, proprietatea și puterea, sunt principalele obiective.
Sadece hayatimizi gelistirmeye calisiyoruz. Oysa zenginliklerimiz azaliyor.Snažíme sa zlepšiť naše životy, ale rozdiely medzi bohatými a chudobnými sa zväčšujú.
Sadece hayatimizi gelistirmeye calisiyoruz. Oysa zenginliklerimiz azaliyor.Staramy się tylko poprawić nasz byt, ale różnice zamożności się powiększają.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Abundancia de días hay en su mano derecha; y en su izquierda, riquezas y honra
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Dans sa droite est une longue vie; Dans sa gauche, la richesse et la gloire.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Dlhosť dní leží v jej pravici, v jej ľavici bohatstvo a sláva.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Dlouhost dnů v pravici její, a v levici její bohatství a sláva.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Dni dolgost je v desnici njeni, v levici njeni bogastvo in čast.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.en Række af Dage er i dens højre, i dens venstre Rigdom og Ære;
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Hikmat memberikan kepadamu umur panjang, kekayaan dan kehormatan
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.În dreapta ei este o viaţă lungă; în stînga ei, bogăţie şi slavă.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.그 우편 손에는 장수가 있고 그 좌편 손에는 부귀가 있나니
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Langes Leben ist zu ihrer rechten Hand; zu ihrer Linken ist Reichtum und Ehre.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Långt liv bär hon i sin högra hand, i sin vänstra rikedom och ära.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Langt liv har den i sin høire hånd, rikdom og ære i sin venstre.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Longura de dias há na sua mão direita; na sua esquerda riquezas e honra.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Lunghi giorni sono nella sua destra e nella sua sinistra ricchezza e onore
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Napoknak hosszúsága van jobbjában, baljában gazdagság és tisztesség.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Pitkä ikä on sen oikeassa kädessä, vasemmassa rikkaus ja kunnia.
Sağ elinde uzun ömür, Sol elinde zenginlik ve onur vardır.Przedłużenie dni w prawicy jej, a w lewicy jej bogactwa i zacność.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod