Ana içeriğe geç
Sözlük

zem ile cümle

zem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.In pade na tla, kot jaz zdaj, ob ukrep Neizrađen grob.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.I spaść na ziemię, jak ja teraz, Taking miarą nieutwardzona grobu.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.Ja lankea maahan, kuin minä nyt, Kun mitta sijaamaton hautaan.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.내가 깰 무덤의 측정을 고려하면 지금처럼 그리고 바닥에 가을.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.Och faller på marken, som jag gör nu och tog mått på en obäddad grav.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.Og falde på jorden, som jeg gør nu, tager det mål af en uredt grav.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.Şi cădea la pământ, ca să fac acum, luarea măsurii de un mormânt nefacut.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.Und auf den Boden fallen, wie ich jetzt, tun Taking das Maß eines Naturweg Grab.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.Và rơi trên mặt đất, như tôi làm bây giờ, biện pháp nghiêm trọng và xấu.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.Y la caída en el suelo, como lo hago ahora, tomar la medida de una tumba sin hacer.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.Και πέφτουν πάνω στο έδαφος, όπως κάνω τώρα, να λάβουν το μέτρο της unmade τάφο.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.И да падне на земята, както аз правя сега, като мярка на неоправено гроб.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.И падают на землю, как я делаю сейчас, принимая меры насыпной могилы.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.ונופלים על האדמה, כמו שאני עושה עכשיו, אם ניקח את מדד קבר מסודרת.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.وتقع على الأرض ، كما أفعل أنا الآن ، وإذ التدبير لunmade الخطيرة.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.[内にノッキング。]
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.An der weichsten Stelle des Asteroiden.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.En la parte más blanda.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Každý tým přistane jinde.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Les plus praticables.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Le zone pių praticabili.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik. NASA, işini şansa bırakmaz.Na najmehkejšem delu.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik. NASA, işini şansa bırakmaz.Nem kockáztatunk, ezért két csapat indul.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Những phần mềm nhất của tảng đá mà chúng tôi dự đoán.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Părţile moi ale pietrei.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.Są to, jak nam się wydaje, najmniej twarde części asteroidu.
Yumuşak zeminli yerleri belirledik.الأجزاء الأسهل للصخرة كما نعتقد
Zeman ayrıca "ateş etmeyi bilmediği" için gazetecilerin korkmasına gerek olmadığı esprisi yaptı.Zeman también bromeó con los periodistas que no debían temer filmarlo porque "no sabe disparar".
Zeman'ın gazetecilere zarar vermekle ilgili yaptığı ilk şaka bu değil.No es la primera vez que Zeman bromea sobre lastimar a periodistas.
Zemin değişikliklerinin yanı sıra, bitki örtüsünde de değişiklikler yapıldı.Kromě změn povrchu došlo i ke změnám porostu.
Zemin değişikliklerinin yanı sıra, bitki örtüsünde de değişiklikler yapıldı.Neben den Änderungen am Terrain wurde auch die Gasse überarbeitet.
Zemin değişikliklerinin yanı sıra, bitki örtüsünde de değişiklikler yapıldı.Outre les changements de terrain, l'allée est également métamorphosée.
Zemin değişikliklerinin yanı sıra, bitki örtüsünde de değişiklikler yapıldı.Poza zmianami w ukształtowaniu terenu, zmieniono także aleję.
Zemindeki damalı desen, iç mekana net ve planlı bir hava vermiş.Šachovnicový vzor vytváří jasný, členěný interiér a naproti tomu jsou zde předměty, které jsou umístěny šikmo
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Das Objekt auf dem Boden... hat ein Gewicht von 2kg.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Het object op de grond... heeft een massa van 2kg
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..L'objet sur le terrain... A une masse de 2 kg.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..L'oggetto sullo sfondo... ha una massa di 2kg.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Obiectul de pe pamant... are o masa de 2 kg.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Objektet på grunden... har en massa på 2kg
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Objekt na Ziemi... ma masę 2 kg.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Předmět na zemi, váží 2 kg.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Teleso na podložke má hmotnosť 2 kilogramy.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Vật thể trên mặt đất... có khối lượng là 2kg.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Το αντικείμενο στο έδαφος, έχει μάζα 2 κιλά.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Тело, лежащее на поверхности... имеет массу 2 кг.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..Тяло, разположено на повърхността ... тежи 2 кг.
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..האובייקט על האדמה בעל מסה של 2 קילו
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..الكائن على ارض الواقع قد تحول الى كتلة 2 كيلو غرام
Zemindeki nesnenin.. kütlesi 2 kg..重量2㎏の物体は 10ニュートンの力で
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.A dire la verità, essi non avvertono la spinta dal basso.
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.A verdade é que não sentem pressão por parte do povo.
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.Ellos no sienten la presión, esa es la verdad.
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.Ils n'ont pas conscience de cette impulsion. C'est la réalité.
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.그들은 밑바닥에서 오는 부담감같은 건 알지 못하고, 그것은 사실입니다.
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.Nu simt acel impuls. Acesta e adevărul.
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.Oni nie czują oddolnego nacisku, taka jest prawda.
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.Sie können nicht den Ruck von unten fühlen, das ist wahr.
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.Totuus on, että hallitusta ei painosteta toimimaan.
Zeminden destek görmüyorlar, bu gerçek.Ze voelen de druk uit de realiteit niet, om de waarheid te zeggen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod