Ve sonunda zemine düşüyor.Et finalement il touche le sol.
Ve sonunda zemine düşüyor.그리고 결국은 바닥에 넘어지죠
Ve sonunda zemine düşüyor.Şi apoi, în cele din urmă, loveşte podeaua.
Ve sonunda zemine düşüyor.Uiteindelijk komt het op de vloer terecht.
Ve sonunda zemine düşüyor.Und nun fällt er zu Boden.
Ve sonunda zemine düşüyor.W końcu uderza w podłogę.
Ve sonunda zemine düşüyor.Y finalmente toca el suelo.
Ve sonunda zemine düşüyor.И наконец падает на пол.
Ve sonunda zemine düşüyor.И накрая най-сетне пада на пода.
Ve sonunda zemine düşüyor.ולבסוף היא פוגעת ברצפה
Ve sonunda zemine düşüyor.ثم في النهاية يصدم الحائط
Ve sonunda zemine düşüyor.私が今やってみせたように このキャラクターを
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.E guardate cosa fa col piede per spostarsi su un terreno così difficile.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.Et regardez ce qu'elle fait de ses pieds pour traverser des terrains difficiles.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.Kijk eens wat hij doet met zijn voet als hij over moeilijk terrein loopt.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.그리고, 험한 지형을 넘어가기 위해 발로 어떻게 하는지 보세요.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.Og se hvad den gør med sin fod for at komme over svært terræn.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.Şi iată ce face cu talpa ei pentru a trece peste teren ce ridică provocări.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.Spójrzcie co robi ze swoimi nogami by przejść przez trudny teren.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.Und schauen Sie, was er tut, um den Fuß über schwieriges Terrain zu bewegen.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.Y miren lo que hace con su pie para reponerse de terrenos complicados.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.Вижте какво прави със стъпалото си, за да преодолява труден терен.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.И смотрите, что он делает ножками, когда преодолевает препятствия.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.הביטו מה הוא עושה עם כף הרגל כדי לעבור משטחים מאתגרים.
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.وانظروا مالذي يفعله بقدمه ليتجاوز الأرض التي تمثل تحدي
Ve zorlu zemin üzerinde ne yaptığına bakın.足全体をうまく使っているため、まるで障害物がないかのようです
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.현관이 삐걱거리는 우스터가의 옥탑방, 12피트 높이의 천장, 하얀 벽과 차가운 바닥.
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.4メートルの天井に 白い壁と冷たい床 それが母の家だった 母が母になる前の
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.Das Loft in der Wooster Street mit knarrenden Dielen, 4 m hohen Decken, weißen Wänden und kalten Böden.
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.Podul din Strada Wooster cu holuri care scârţâiau, camere înalte de trei metri, pereţi albi, podele reci.
Wooster caddesindeki tıkırdayan tavanarası, 3 metrelik tavanlar, beyaz duvarlar ve soğuk zeminler.הלופט ברח' ווסטר עם המסדרונות החורקים, תקרות בגובה 3.6 מ', הקירות הלבנים והרצפות הקרות.
Yani burada çocuğu destekleyen kuvvet asansör zemini tarafından çocuğa etkiyen kuvvettirהכוח המאזן במצב הזה הוא הכוח שמפעילה ריצפת המעלית
Yani tepeye 500 metre derdik ve zemine sıfır.여기가 + 500 미터고 여기가 0이라고 해도 됩니다.
Yani tepeye 500 metre derdik ve zemine sıfır.שזה פלוס 500 מטר, ושזה 0,
Yani tepeye 500 metre derdik ve zemine sıfır.يمكن القول ان المسافة هنا هي موجب 500 متر فتكون المسافة هنا صفر
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.I ved, vi tager allerede fejl, vi er allerede kommet galt afsted, men vi føler at vi er på fast grund.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.그러니까, 우리는 벌써 틀렸고, 벌써 곤경에 빠졌는데, 아무 문제 없는것 처럼 느낌니다.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Már tévedésben vagyunk, már benne vagyunk a problémában, de úgy érezzük, hogy szilárd talajon állunk.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Nós já estamos errados, nós já estamos em apuros, mas sentimo-nos como se estivéssemos em terra firme.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Olemme jo väärässä, olemme jo pulassa, mutta tunnemme olevamme tukevasti maan kamaralla.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Rozumiecie, już popełniliśmy błąd, już mamy problem, ale czujemy się jak na stałym gruncie.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Sapete, abbiamo già commesso l'errore, siamo già nei pasticci, ma ci sentiamo ancora in una botte di ferro.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Ştiţi, deja am greşit, deja am intrat în bucluc, dar ne simţim în siguranţă.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Viete, my sa uź mýlime, už máme problém, ale stále cítime, že máme pod nohami pevnú zem.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Víte, už se vlastně mýlíme, už vlastně máme problém, ale stále se přitom cítíme pevní v kramflecích.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Ya saben, ya estamos equivocados, ya estamos en problemas, pero tenemos la sensación de estar en tierra firme.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Ξέρετε, είμαστε ήδη λάθος, ήδη έχουμε μπλέξει, αλλά νιώθουμε ότι είμαστε σε στέρεο έδαφος.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Вы знаете, мы уже ошиблись, мы уже в беде, но ещё есть чувство, будто мы стоим на твердой земле.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Розумієте - ми вже помилились, ми вже в халепі, але ми почуваємось наче на твердій землі.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.Сещате се, ние вече бъркаме, вече сме в беда, но ние се усещаме на твърда земя.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.אתם יודעים, אנו כבר טועים, אנו כבר בצרות, אבל אנחנו מרגישים כאילו אנחנו על קרקע מוצקה.
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.الحال حينها ... اننا مخطئون حقاً .. واننا في مأزق ولكننا للأسف نشعر أننا نقف على أرض صلبة
Yani, zaten haksızız ve çoktan sorunun içine girmişiz, ama hala sağlam zeminde olduğumuzu sanırız.ピンチに立っているのに 地面の上に居るかのように感じる 先ほどの言葉を訂正します
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.A pádu na zem, ako ja teraz, brať miera neustlaný hrobu.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.A pádu na zem, jako já teď, brát míra neustlaný hrobu.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.E cadere a terra, come faccio ora, prendendo la misura di una tomba disfatto.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.E cair no chão, como eu faço agora, tomar a medida de uma sepultura desfeita.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.En val op de grond, zoals ik nu doen, nemen de maat van een onverharde graf.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.És hull a földre, mint én most, Taking az intézkedés egy vetetlen sírba.
Yapılmamış bir mezar yapılması, şimdi olduğu gibi, zemin üzerine düşme.Et tomber sur le sol, comme je le fais maintenant, Prendre la mesure d'une tombe non goudronné.