Tilki, kaya üzerinde haddeleme, zemin ölü yatıyordu.-Vulpea, fier de peste stâncă, murise pe teren.
Tilki, kaya üzerinde haddeleme, zemin ölü yatıyordu.-Η αλεπού, το τροχαίο πάνω στο βράχο, να νεκρός στο έδαφος.
Tilki, kaya üzerinde haddeleme, zemin ölü yatıyordu.-Лиса, переворачивание рок, лежал мертвый на земле.
Tilki, kaya üzerinde haddeleme, zemin ölü yatıyordu.-Лиса, перекидання рок, лежав мертвий на землі.
Tilki, kaya üzerinde haddeleme, zemin ölü yatıyordu.Лисица, се търкаля върху скалата, лежеше мъртъв на земята.
Tilki, kaya üzerinde haddeleme, zemin ölü yatıyordu., השועל, מתגלגל הסלע, שכב מת על הקרקע.
Tilki, kaya üzerinde haddeleme, zemin ölü yatıyordu.، الثعلب ، المتداول على الصخور ، وملقاة على الأرض.
Tilki, kaya üzerinde haddeleme, zemin ölü yatıyordu.ハンターはまだ彼の場所を維持し、猟犬に耳を傾けた。
Topun çıktığı namlunun ucundan zemine olan yüksekliği 25 metredirمن فوهة المدفع هنا , الارتفاع نخو اليمين هنا يساوي 25 متر
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur. Bisikletinize gelince, bu birazcık daha karmaşıktır.Μαζί, το έδαφος και το μπαλάκι, σχηματίζουν αυτό που λέμε, το ζεύγος δράσης/αντίδρασης.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur. Bisikletinize gelince, bu birazcık daha karmaşıktır.Мяч и пол образуют так называемую пару сил действие-противодействие.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Cùng với nhau, sàn nhà và quả bóng tạo thành cặp lực và phản lực.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Der Ball und der Fußboden treten in eine so genannte Wechselwirkung ein.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Em conjunto, o chão e a bola formam aquilo a que se chama o par ação/reação.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Împreună, podeaua şi mingea formează perechea acţiune-reacţiune.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Insieme, il pavimento e la palla formano quello che chiamiamo coppia azione/reazione.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Juntos, el suelo y la pelota forman el par acción / reacción.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.종합하면, 바닥과 탱탱볼은 '작용-반작용'이라고 하는
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.la paire action-réaction.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Podłoga i piłka tworzą tak zwaną parę "akcja-reakcja".
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Samen vormen de vloer en de bal het actie-reactiepaar.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Заедно, пода и топката образуват това, което се нарича двойка на действие / противодействие.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.Підлога та м'яч формують те, що зоветься дія-протидія.
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.יחד, הרצפה והכדור יוצרים מה שנקרא
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.سوية , الأرض و الكرة و القوة الناتجة عنها
Top ve zemin etki/tepki ikilisi denilen şeyi oluşturur.自転車の場合は もう少し複雑です
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.바닥에서의 시간은 3시간으로 평균 이동거리는 1마일입니다.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.3 godziny na dnie, średni dystans dzienny:
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.3 ore per stare sul fondo, distanza media percorsa:
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.3 Stunden Zeit in der Tiefe, durchschnittliche Länge der gefahrenen Strecke - 1,6 km.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.3ساعات للغطس مسافة 1ميل (1.6متر)
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.A fenéken töltött idő három óra, az átlagban megtett távolság -- egy mérföld.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.Drie uur beneden, gemiddelde afstand afgelegd -- anderhalve kilometer.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.Tiga jam di bawah, rata-rata jarak yang ditempuh -- satu mil.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.Trei ore pe fundul oceanului, distanţa medie parcursă -- un km şi jumătate.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.Tres horas para llegar al fondo, distancia media recorrida:
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.Tre timmar på bottnen och då hinner man ta sig 1,5 km.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.Tri hodiny času stráveného na dne s priemernou prejdenou vzdialenosťou 1,6 km.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.Trois heures de temps au fond, distance moyenne voyagée -- un mille (1,6 km).
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.Τρεις ώρες στο βυθό, μέση απόσταση που διανύαμε -- ένα μίλι.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.Три часа работы внизу на дне, дистанция прохода — 1,6 км.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.שלוש שעות של זמן קרקעית, המרחק הממוצע שעברת -- קילומטר וחצי.
Üç saat zeminde harcıyorduk. Gezdiğimiz ortalama mesafe -- bir mil.(笑)
Üç saat zeminde harcıyorduk.Три часа прекарани на дъното, средно изминато разстояние -- една миля.
Üzerinde yürüdüğü zemin sanki daha dün katılaşmış gibiydiChiar solul pe care mergea părea solidificat cu o zi înainte.
Üzerinde yürüdüğü zemin sanki daha dün katılaşmış gibiydiMột bãi đất đích thực mà ông đang bước ở trên dường như chỉ mới cứng lại từ hôm qua
Üzerinde yürüdüğü zemin sanki daha dün katılaşmış gibiydiZemě, po které kráčel, vypadala, jakoby ztuhla teprve včera.
Üzerinde yürüdüğü zemin sanki daha dün katılaşmış gibiydiΤο έδαφος που πατούσε έδειχνε να'χε σταθεροποιηθεί μόλις χθες.
Üzerinde yürüdüğü zemin sanki daha dün katılaşmış gibiydiЕму казалось что он вступил на поверхность недавно возникшей планеты.
Üzerinde yürüdüğü zemin sanki daha dün katılaşmış gibiydi,הקרקע הקיצונית עליה פסע .יצרה את הרושם שרק אתמול התגבשה
Üzerinde yürüdüğü zemin sanki daha dün katılaşmış gibiydiالأرض ذاتها التي كان يمشي بها بدت فقط موطوئه بلأمس
Ve, biraz daha yürüdüğümüzde, orjinal zeminin bir kısmını da görebiliyoruz.A если вы пройдете немного дальше, вы можете увидеть небольшую часть оригинального покрытия пола.
Ve, biraz daha yürüdüğümüzde, orjinal zeminin bir kısmını da görebiliyoruz.E, se si cammina un po' più lontano, possiamo vedere un po ' della pavimentazione originale.
Ve, biraz daha yürüdüğümüzde, orjinal zeminin bir kısmını da görebiliyoruz.Idąc dalej, widzimy fragmenty oryginalnej podłogi.
Ve, biraz daha yürüdüğümüzde, orjinal zeminin bir kısmını da görebiliyoruz.Když se podíváte pečlivě, uvidíte i původní podlahu.
Ve, biraz daha yürüdüğümüzde, orjinal zeminin bir kısmını da görebiliyoruz.Y si caminas un poco más, podemos ver un poco del piso original.
Ve, biraz daha yürüdüğümüzde, orjinal zeminin bir kısmını da görebiliyoruz.А якщо пройдете трохи далі, ви побачите шматочки початкового настилу підлоги.
Ve bir ţeyler yerine getirildiđinde ţirketler ödüllendirilecektir ve deđiţim zeminde gerçekleţir.사고방식을 바탕으로 하는 행동이 환경운동가의 일이라고 여기는 한, 궁극적으로 자기 파멸을 향해 가는 문명과
Ve bir ţeyler yerine getirildiđinde ţirketler ödüllendirilecektir ve deđiţim zeminde gerçekleţir.Ότι η φύση είναι πράγματα προς χρήση και διαχείριση. Η φύση είναι, όπως ο φιλόσοφος
Ve bu biraz da bu alana farklı bir zeminden, kimya ve bakteri genetiğinden, geldiğim için böyle.Częściowo dlatego zajęłam się tą dziedziną, mimo, że jestem chemikiem i genetykiem bakterii.