Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.والتي كونت الأساس لما إنتهيت إليه كعملي الحالي
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.小学校では
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.De skræller dem af overfladen som du fjerner et stykke tape.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Ils pèlent leur pied hors de la surface comme un morceau de scotch. Très étrange.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.테이프를 떼어 내듯이 발을 표면에서 뗍니다.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Lo despegan de la superficie como si despegaran una cinta adhesiva.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Odrywają je od powierzchni, tak jak my odrywalibyśmy kawałek taśmy.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Se decojesc de pe suprafaţă că şi cum ai desprinde o bucată de bandă adezivă.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Sie ziehen sie von der Oberfläche ab wie man ein Stück Klebeband abziehen würde.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Si "strappano via" dalla superficie allo stesso modo in cui voi togliereste un pezzo di scotch.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Ze pellen ze af van het oppervlak zoals je een stukje tape zou afpellen.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Обелват ги от повърхността, както бихте белили парче скоч.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.Они её отдирают, как мы сдираем кусок липкой ленты.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.הן מקלפות את הרגליים מהמשטח כמו שמקלפים נייר דבק.
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.يقشرون أقدامهم عن السطح كأنك تقشر قطعة شريط لاصق
Sizin bir parça bandı sıyırmanız gibi onlarda ayaklarını zeminden sıyırıyorlar.変ですよね。どうやってくっついているのでしょう?
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Au milieu des décombres de Ground Zero, j'ai pris conscience d'une chose.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.En medio de los escombros en la Zona Cero, me di cuenta de algo.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Ground Zeron raunioiden keskellä tajusin asian.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Ground Zero romjai közt jöttem rá.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.In mezzo ai detriti di Ground Zero, ho avuto un'illuminazione.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.În mijlocul dărâmăturilor de la Ground Zero am avut o revelaţie.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.그라운드 제로의 잔해 가운데에서 전 현실감을 가질 수 있었습니다.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Midden tussen de puinhopen van Ground Zero, kreeg ik een inzicht.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Mitten in den Trümmern von Ground Zero hatte ich eine Erkenntnis.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.No meio dos destroços no Ground Zero, tive uma revelação.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Widok rumowiska przy Strefie Zero coś mi uświadomił.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.В центре крушения, в точке Ground Zero, я это полностью осознал.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.Сред останките на Кота Нула, имах прозрение.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.בלב ההריסות של "גראונד זירו" הבנתי משהו.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.في وسط الحطام في غراوند زيرو، كان لدي إعتقاد.
Sıfır zemindeki enkaza bakarken, bir şeyi farkettim.私は1981年以来、イスラム社会を撮って来ました
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veAkhirnya, saya pergi ke pemilik, yang merupakan akuntan yang tinggal di lantai dasar-, dan
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veCuối cùng, tôi đã đi đến chủ nhà, một kế toán viên sống ở tầng mặt đất, và
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veEndelig gik jeg til udlejeren, der er en revisor lever på stueetagen, og
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veEnfin, je suis allé au propriétaire, qui est un comptable qui vivent sur le sol-sol, et
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veFinalmente, fui al propietario, que es un contador que viven en la planta baja, y
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veInfine, sono andato al padrone di casa, che è un ragioniere che vivono al piano terra, e
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veÎn sfârşit, m-am dus la proprietar, care este un contabil care trăiesc pe parter, şi
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti ve마지막으로, 나는 지상 층에 살고 회계사입니다 집주인에 갔었는데
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti ve-lo. Finalmente, fui ao senhorio, que é um contador que vivem no piso térreo, e
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veLopulta menin vuokranantajalle, joka on kirjanpitäjä elävät pohjakerroksessa, ja
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veNa koncu sem šel v najem, ki je računovodja, ki živijo na pritličje, in
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veNakonec jsem šel do pronajímatele, který je účetní žijící v přízemí, a
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veNakoniec som išiel do prenajímateľa, ktorý je účtovná žijúci v prízemí, a
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veSchließlich ging ich an den Vermieter, der einen Buchhalter Leben auf der Parterre ist, und
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veSlutligen gick jag till hyresvärden, som är en revisor som bor på bottenvåningen, och
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veTot slot ging ik naar de verhuurder, die een accountant wonen op de begane grond, en
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veVégül elmentem a földesúr, aki a könyvelő él a földszinten, és a
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veW końcu poszedłem do gospodarza, który jest księgowym mieszkających na parterze i
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veΤέλος, πήγα στον εκμισθωτή, ο οποίος είναι ένας λογιστής που ζουν στο ισόγειο, και
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veИ накрая, аз отидох на наемодателя, който е счетоводител, който живее на партера, и
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veНаконец, я пошел к хозяину, который является бухгалтером, живущих на первом этаже, и
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veНарешті, я пішов до господаря, який є бухгалтером, що живуть на першому поверсі, і
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veלבסוף, הלכתי בעל הבית, שהוא רואה חשבון חיים על הרצפה, הקרקע,
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti veأخيرا ، ذهبت إلى المالك ، وهو محاسب يعيشون في الطابق الأرضي ، و
Son olarak, zemin katta yaşayan bir muhasebeci olan ev sahibi, gitti ve彼は私に言うことができれば、私は赤毛のリーグからなっていたのか彼に尋ねた。
Sonra zemin, eğer kayalık 500 metre ise, son uzaklığın dson eksi 500 metre olacaktır. -절벽의 높이가 500 미터라면, 땅에서의 마지막 거리는 .. 여기가 초기 거리입니다.
Sonra zemin, eğer kayalık 500 metre ise, son uzaklığın dson eksi 500 metre olacaktır. -אז הקרקע, המרחק הסופי - זה המרחק ההתחלתי - המרחק הסופי, df, הוא בעצם
Sonra zemin, eğer kayalık 500 metre ise, son uzaklığın dson eksi 500 metre olacaktır. -بارتفاع 500 متر، فالمسافة النهائية هي .. هذه هي المسافة الابتدائية والمسافة النهائية df هي في الواقع