Ana içeriğe geç
Sözlük

zem ile cümle

zem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo-Zemo Svanetigeorgia.kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo-Zemo Svanetigeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo-Zemo Svanetigeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo-Zemo Svanetigeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo-Zemo Svanetigeorgia.kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmSamegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmΣαμεγκρέλο- Ζέμο Σβανέτιgeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmСамегрело- Верхня Сванетіgeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgm- ساميغريلو زيمو سفانيتيgeorgia. kgm
Samegrelo- Zemo Svanetigeorgia. kgmサメグレロ=ゼモ・スヴァネティ地区georgia.kgm
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -Esta é a minha parede amarela.
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -Et puis adossée à ce mur jaune et le au sol, j'ai une échelle.
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -Y apoyándose sobre esa pared amarilla y el suelo, tengo una escalera.
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -ועל הקיר הצהוב שלי, נשען על הרצפה יש לי סולם.
Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -ثم انه يرتكز على الجدار الاصفر و الساحة، سلماً
Sarı duvar burada. Sarı duvara ve zemine dayalı bir merdivenim var. -E poi appoggiata a questo muro giallo e al terreno ho una scala.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.우리는 1층에 일/삶 공간을 갖고 도시에 거주합니다.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Hemos habitado la ciudad con espacios de vida/trabajo en todas las plantas bajas.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Nous habitons la ville avec des espaces de vie et de travail sur tous les niveaux.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Obydleli jsme město pracovními a společenskými prostorami v přízemí.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Occupiamo la città con spazi abitativi e lavorativi in tutti i piani terra.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Populăm orașul cu spații de trai şi lucru la toate parterele.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Vi befolker byen med arbejds-/leveområder i alle stueetagerne.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.We bewonen de stad met werk- en leefruimte in alle benedenverdiepingen.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Wir bevölkern die Stadt mit Arbeits- und Lebensräumen auf der gesamten Grundfläche.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Zamieszkujemy miasto przestrzenią do pracy/życia na wszystkich parterach.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Κατοικούμε στη πόλη με εργασιακό/διαμονής χώρο σε όλα τα πατώματα.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Мы размещаем пространства для жилья и работы на всех нижних этажах.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.Населили сме града с пространство за работа/живеене на всички приземни етажи.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.יישבנו את העיר עם עבודה/ חללי מחייה בכל קומות הקרקע.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.أسكنّا المدينة بوضع مساحات العمل والمعيشة على جميع الطوابق الأرضية.
Şehre tüm zemin katlarda çalışma/yaşam mekanlarıyla yerleşiyoruz.これが現在の街で こちらが新しい街です
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Acum, pentru el!", A spus el, verificarea caii brusc, şi izvorîtă din scaunul său la de la sol.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Ahora por ello!", Dijo, de repente comprobar sus caballos, y saltando de su asiento para el suelo.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Bây giờ cho nó!" Cho biết ông, bất ngờ kiểm tra những con ngựa của mình, và mọc từ chỗ ngồi của mình mặt đất.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."이제 그것을!"그는 갑자기 자신의 말을 확인하고, 그 자리부터 생겨나고했다
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Most érte!" Mondta hirtelen ellenőrzés lovait, és ugrott a székéből, hogy a földre.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Nun denn", sagte er plötzlich die Überprüfung seiner Pferde, sprang von seinem Sitz zu dem Boden.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Nu til det!" Sagde han, pludselig at kontrollere sine heste, og sprang fra sit sæde til jorden.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Nu till det!" Sa han plötsligt att kontrollera sina hästar, och sprang från sin plats till marken.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Nyt se!", Sanoi hän äkkiä tarkistaa hänen hevosensa, ja ponnahtaen istuimeltaan ja maahan.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Sekarang untuk itu!" Katanya, tiba-tiba memeriksa kuda, dan melompat dari tempat duduknya untuk tanah.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Teď na to!" Řekl náhle Dívá se na koně, a vyvěrající z jeho místo země.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Teraz na to!" Povedal náhle Pozerá sa na koňa, a vyvierajúci z jeho miesto krajiny.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Teraz za to!" Rzekł nagle sprawdzania jego konie, i pochodzą od jego siedzenia ziemi.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Zdaj za to!" Je dejal on, nenadoma preverjanje njegove konje, in ki izvira iz svojega sedeža v tleh.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Зараз за це!", Сказав він, раптом перевірка його коней, і яка з свого місця, щоб землі.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Сега за него!", Каза той, внезапно проверка на конете му, и която извира от мястото си, за да на земята.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin."Сейчас за это!", Сказал он, вдруг проверка его лошадей, и вытекающая из своего места, чтобы земли.
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin.واضاف "الان لذلك!" وقال انه ، والتحقق فجأة خيله ، وتنبع من مقعده ل
"Şimdi!" Aniden kendi atları kontrol, koltuğunu fışkıran dedi. zemin.グランド。 "アウトすると、瞬く間に、一人一人、
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.Het was een katholieke privé-basisschool die het fundament legde voor mijn carrière.
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.사립 카톨릭 초등학교에 보내셨습니다.
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.la cual sentó las bases de lo que terminaría siendo mi carrera.
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.Thế là học gửi tôi đến 1 trường tư công giáo. nơi đã tạo nền tảng cho sự chọn lựa nghề nghiệp của tôi.
Şimdiki kariyerime zemin oluşturan da bu oldu.שקבע את הבסיס למה שהפך לקריירה שלי.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod