Motor, zemberek ya da elektrikle çalıştırılabilir.المحرك – قد يكون محرك يعمل بالبنزين أو الكهرباء.
Zemini mermerle döşelidir.فرشت أرضها بالرخام.
Yerleşmenin bulunduğu zemin, akarsu çökellerinden oluşmuştur.الآن حلمه يعود إلى الأراضي التي أوحت بها .
Bölgenin zemini muhtemelen dünya üzerindeki en zorlu şartlara sahip zemin.يمكن أن تعد الصحراء المكان ذو الظروف المناخية الأصعب في العالم.
Arma mavi zemine sahip bir daireden oluşmaktadır.أسلحة معروضة على لوح من الخشب المطلي.
Avlular ise toprak bir zemine sahiptir.فشق الطغاة لهم شقاً في الأرض .
Tekerler zemine temas etmez sadece dingiller üzerinde sürtünerek kayılır.والدائرة لا تجمد الأرض وحسب داخل نفوذها..
Tom, zeminden bir şey aldı.أخذ توم شيئا ما من فوق الأرض.
Kaliforniya'ya dönüğü zaman, aklındaki düşünceyi Robert Zemeckis'e açıkladı.Quando ele retornou para a Califórnia, ele contou a Robert Zemeckis sobre seu novo conceito.
CosmoCaixa'nın ziyaretçilerini zemin katından 5. katına götüren geniş bir spiral geçit vardır.CosmoCaixa tem uma grande passarela espiral que leva os visitantes do porão para o 5 º andar.
Sonunda Zemeckis ve Gale, senaryoyu Disney'e götürmeyi kararlaştırdı.Zemeckis e Gale finalmente decidiram mostrar o projeto a Disney.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Procuram alimento no solo.
Yorulan Zemeckis, Geleceğe Dönüş'ü "The Film That Would not Wrap" (Hiç Bitmeyecek Film) diye andı.Zemeckis concordou, chamando Back to the Future de "o filme que não iria acabar".
Zemin, sulu bir etki sağlamak için koyu mavi yansıtıcı bir boyayla boyandı.O chão foi pintado com uma tinta reflexiva azul escura para dar um efeito de água.
O günden sonra tabut zemin üzerinde tutuldu.A partir de então, o túmulo permaneceu no chão.
Fillerin yitirilmesi ile birlikte Metellus Scipio zemin kaybetmeye başlamıştır.Depois da perda de seus elefantes, Metelo Cipião começou a perder a batalha.
Yüksek zeminden başlayarak, çeşitli kuşatma terasları inşa ettirdi.Começando em terreno elevado,ele construiu uma espécie de plataforma de cerco.
Bayrak kırmızı zemin üzerine oluşmaktadır.Descalço sobre a Terra Vermelha.
Zemzem Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilmektedir.Ele também é considerado sagrado pelos muçulmanos.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.A bandeira europeia consiste num círculo com doze estrelas douradas num fundo azul.
Zeminin ıslanıp çamur olmaması için tedbirler alınmalıdır.Remover excedentes para que não haja aparência de molhado.
Amblemi sarı zemin üzerine siyah bir aslandır.A bandeira consiste em um leão negro rompante em um fundo amarelo.
Zemheri, kara kış anlamlarına gelir.Isto dá um grande contraste com a escuridão do inverno.
Son sayılan şerit boyunca Svalbard, Franz Joseph Arazisi ve Severnaya Zemlya adlı bölgeler bulunur.Terras nesta faixa incluem Svalbard, a Terra de Francisco José e Severnaya Zemlya.
Walter Zeman (1 Mayıs 1927 - 8 Ağustos 1991), Avusturyalı futbolcudur.Walter Zeman (1 de maio de 1927 - 8 de agosto de 1991) foi um futebolista austríaco que atuou como goleiro.
Bu yolla zemine çok fazla oranda su sızmıştır.Tal técnica tem degradado demasiadamente o solo.
Bu alandaki çalışmaları ziyaretçiler yer seviyesindeki cam zemin üstünden izleyebilirler.Os visitantes podem ver o local do túmulo a partir de um vidro no chão.
Ocak 2013'te Zeman, Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı seçildi.Zeman foi eleito Presidente da República Checa, em janeiro de 2013.
Depresyonlar genelde toprak-buz karışımı ile temasta olan zemin seviyelerinin yıkılmasıyla ortaya çıkarlar.Depressões são muitas vezes geradas pelo colapso do nível do solo associados ao derretimento do permafrost.
1894’te kendisinden 3 yaş büyük besteci Alexander von Zemlinsky’den kontrpuan dersleri aldı.Em 1894 passou a ter aulas de composição com Alexander von Zemlinsky.
Yeni çimenli zeminler, Dubai Sports City tarafından geliştirilmektedir.O estádio-sede foi o Stadium Dubai Sports City.
Partinin amblemi de ‘yeşil zemin üzerinde güneş’ oldu.Também organizado pela câmara é o festival "Rock na Vila".
Kırmızı renkli bayrağın zemini dikdörtgendir.O fundo da bandeira retangular é vermelho.
Kort zemini olimpiyat oyunları'nda farklılık göstermektedir.O critério de seleção varia de olimpíada para olimpíada.
14. yüzyılın ortalarında pseudo-Kodinos'un zamanında, kırmızı zeminde kartal standart hale geldi.No período de pseudo-Codino em meados do século XIV, as águias bordadas sobre um fundo vermelho eram padrão.
Robert Zemeckis'in filmografisi'dir.The Cinema of Robert Zemeckis (em inglês).
Saint-Pierre ve Miquelon bayrağı, mavi zemin üzerinde sarı renkli bir gemi resmi barındıran bayrak.O brasão de armas de Saint-Pierre e Miquelon é semelhante à bandeira oficial do território.
Ancak gemi bayrağında beyaz zeminin yanı sıra zeminin üstünde kırmızı bir artı bulunur.De um lado, está a bandeira do Brasil e no outro um ponto vermelho.
Tenis dikdörtgen düz bir zemin üzerinde oynanır.A legenda concorrerá em chapa pura.
Böylece, daha sonradan bu sahalarda yapılacak çalışmalara zemin hazırlanması öngörülmektedir.Assim, é comum retornar à Preparação dos Dados durante essa fase.
Asansör zemin katla 8. kat arasında çalışmaktadır.Era um complemento da linha 8 do metro.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Ook in de grond zoeken zij naar voedsel.
Buna Novaya Zemlya etkisi denir, çünkü ilk defa Novaya Zemlya’da gözlemlenmiştir.Deze zijn relevant omdat voor het eerst Nieuw-Guinea ter sprake werd gebracht.
Tümülüslerin içindeki oda mezar, ana zemin üzerine inşa edilmiştir.Dali is gebouwd in rechte straten; alles staat haaks op elkaar.
Böylece, daha sonradan bu sahalarda yapılacak çalışmalara zemin hazırlanması öngörülmektedir.Het is zeker een optie om me daar later voor het leven te vestigen.
Ekim Füzeleri Bunalımına zemin hazırlanmıştır.In oktober werd het fusieplan afgeblazen.
Turnuva, sert zemin üzerinde oynanır.Het toernooi wordt gespeeld op gravel.
Stadın zemini çimdir. ^De vloer van de wereld was geribbeld….
Arma mavi zemine sahip bir daireden oluşmaktadır.Het wapen ligt op een zon die op een blauw vlak is geplaatst.
Genellikle boş zemin konutlarda görülür rahatsız olunca terkederler.Meestal verdwijnt de angst echter acuut zodra ze het toneel betreden.
Bu hususta zeminin litolojik özellikleri de önemli bir rol oynar.Zoals reeds vermeld speelt ook de omgeving van deze moleculaire groepen een belangrijke rol.
Bir süre Robert Zemeckis 'ın asistanlığını yapmıştır.Hij was hier enkele jaren assistent van Robert Koch.
Bu durum bu konseylerin oluşturulmasında zemin hazırlamıştır.Dit werd geregeld door de vorming van het district.
Samegrelo-Zemo Svaneti bölgesinde bulunur.Het is gesitueerd in de regio Samegrelo-Zemo Svaneti.
Elçilik girişlerindeki panolarda altın sarısı zemin üzerinde kırmızı ay yıldız vardır.In de armen van de ster ligt een krans van roze rozen.
Bu özellik güneş yelkeni gibi uygulamalara zemin hazırlar.Toch worden dergelijke zonnewijzers gemaakt.
Bazen de toprağa (zemin donmuş ise üzeri kayalarla örtülür) gömülürdü.Hierbij stortte de bodem in een (verwachte) holle ruimte eronder.
Yağ, zemini kayganlaştırdı ve onun aniden düşüşüne neden oldu.De olie maakte de vloer glad en veroorzaakte zijn plotse val.
Ben zemin katta yaşıyorum.Ik woon gelijkvloers.
Zemin katta oturuyorum.Ik woon gelijkvloers.