Dikkatli ol. Zemin kaygan.Wees voorzichtig. De vloer is glad.
Kore’de zemin ısıtması (ondol) yüz yıllardır kullanılıyordu.Od wieków używano w Korei ogrzewanie podłogowe (ondol).
Kaliforniya'ya dönüğü zaman, aklındaki düşünceyi Robert Zemeckis'e açıkladı.Kiedy wrócił do Kalifornii powiedział o swoim pomyśle Robertowi Zemeckisowi.
Artık tanınırlığı yükselen Zemeckis, Spielberg ile düşünmeye başladı ve projeyi Universal Pictures'e götürdü.Ten sukces ułatwił mu podjęcie współpracy ze Spielbergiem, a projekt trafił do wytwórni Universal Pictures.
Bu anlaşmalar taraflar arasındaki yasal zemini oluşturdu.Oznaczała ona wygaśnięcie dotychczasowego stosunku prawnego między stronami zobowiązania.
Aceleleri olmadığında genellikle sert ya da yumuşak zeminler üzerinde sürünerek ilerler.Kiedy nie trzeba się śpieszyć, zwierzę zwykle pełznie po twardych lub miękkich podłożach.
Sahanın zemininde 2010 FIFA Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında birçok değişiklik yapıldı.Przed ostatnimi meczami eliminacji do mundialu 2010 doszło do licznych zmian personalnych w kadrze.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Pożywienia szukają na ziemi.
Partinin amblemi de ‘yeşil zemin üzerinde güneş’ oldu.Symbolem jego kampanii był słonecznik na zielonym tle.
Zemzem Müslümanlar tarafından kutsal kabul edilmektedir.Przez wielu muzułmanów uważany za świętego.
Fakat piste iniş sırasında zemine çarparak parçanlandı.W trakcie lądowania podwozie złożyło się.
Mavi zemin içinde ay ve altı yıldızlı şeklindedir.Na błękitnym tle znajduje się półksiężyc i 12 gwiazd.
Saint-Pierre ve Miquelon bayrağı, mavi zemin üzerinde sarı renkli bir gemi resmi barındıran bayrak.Używana przez ludność Saint-Pierre i Miquelon flaga przedstawia złoty okręt na falach morza.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Gniazda są dobrze ukryte, zlokalizowane na wysokości 1,3 do 7,6 metra nad ziemią.
Tatami (Japonca: 畳), geleneksel Japon tarzı odalarda zemin malzemesi olarak kullanılan bir minder türüdür.畳) – tradycyjna mata japońska, używana do pokrywania podłogi.
Motor, zemberek ya da elektrikle çalıştırılabilir.Mogą być napędzane ręcznie, elektrycznie lub hydraulicznie.
Burada zeminin sağlam olduğunu kim söyleyebilir?"Rzekli: "Kto zamieszka ziemię ?
1973 - Dünyanın en uzun karayolu tüneli olan Gotthard Zemin Tüneli açıldı.1980 – Otwarto najdłuższy wówczas na świecie Tunel drogowy Świętego Gotarda w Szwajcarii.
Bu yer düzgün ve mümkünse yumuşak zeminli ve genişçe bir alanın ortasında olmalıdır.Najlepiej rośnie na próchnicznej, żyznej i lekko kwaśnej glebie w nasłonecznionym i osłoniętym miejscu.
Novaya Zemlya, iki büyük adadan oluşur.Zasiedla obie główne wyspy Nowej Zelandii.
Kaslı düz ayaklarıyla zemine sürünerek yürürler.Szuka ich grzebiąc nogą w ziemi.
Walter Zeman (1 Mayıs 1927 - 8 Ağustos 1991), Avusturyalı futbolcudur.Walter Zeman (ur. 1 maja 1927 w Wiedniu, zm. 8 sierpnia 1991 tamże), austriacki piłkarz, bramkarz.
Zemin katta salonun köşelerinde toplam dört oda vardır.Na końcach jego ramion znajdują się cztery pomieszczenia.
Onun varlığı şiirin varoluşuna zemindir.Głowę jej cechuje obecność szczecinek zaciemieniowych.
Saint-Pierre ve Miquelon bayrağı, mavi zemin üzerinde sarı renkli bir gemi resmi barındıran bayrak.Den lokala flaggan för Saint-Pierre och Miquelon utgörs av ett blått fält med ett gult seglande skepp.
Başka bir set, arka planın özel bir zemin ile değiştirilmesini sağlar.Tanken var tydligen att ersätta statyn med någon annan staty.
Logosu bir sarı üçgen içinde kırmızı zemin ters sarı üçgen içine kırmızı üçgen vardır.Under den gula triangeln finns en mindre, röd triangel.
Ayrıca Zemzem kuyusu da kutsal kabul edilmekteydi.Till och med själva helgonet blev bränt.
Fakat ıslak zeminde iş yapılmamalıdır.Men den trivs inte så bra på våt mark.
Yuvalar iyi gizlenmiştir ve zeminden 1,3 metre ila 7,6 metre yüksekliklere yapılır.Boet är väl dolt och placeras mellan 1,3 och 7,6 meter över marken.
Zembîlfiroş Destan’ı Stockholm’de basılmıştır."När Eldkvarn brann" blir ett talesätt i Stockholm.
Sonic koşarken zemin üstünde uçarcasına gitmesine izin veren anti-yerçekimli spor ayakkabılar giyer.Sonic bär antigravitationssneakers som gör att han kan sväva över marken när han springer.
Burada zeminin sağlam olduğunu kim söyleyebilir?"Vilka har råd att bo där?".
Tenis müsabakaları, olimpiyat oyunlarında genel olarak sert zeminde oynanmaktadır.Fortfarande används träracketar i exempelvis real tennis.
O sırada Vanita'nın altındaki zemin göçer.Den frånger sig då doften av vanilj.
Düz bir zemine oturmak dinlenme konforu açısından yetersizdir.Terrängen runt Mesa El Descanso är lite kuperad.
İç kısımda mavi zemin üzerine çapraz bir şekilde konumlandırılmış altın sarısı balta ve çapa bulunmaktadır.I det fallet är dock det gyllene griphuvudet placerat på blå botten..
Şarkının sözlerinde, Perry'nin intihar düşünceleri olduğu ve bir banyonun zemininde uzandığı anlatılır.Singeln innehöll låtarna What's in your mouth och Get out of the bathroom.
Kullanım yerleri futbol sahaları, Rugby, American Football ve beyzbol zeminleridir.Här finns banor för fotboll, amerikansk fotboll, baseboll och softboll.
Bunlarla zeminde yiyecek ararlar.Шукають їжу на землі.
Zoe, zemin kaybetmeye başladı.Надалі Візантія стала втрачати землі.
Gürcü yazıtları, mozaik zemin katında bulundu.Грузинські написи були знайдені на мозаїчній підлозі.
Tipik zemin kuşlarıdır.Типово наземні птахи.
Ayrıca Zemzem kuyusu da kutsal kabul edilmekteydi.Крім того, це місце також вважалося святим.
Narteks zemininde mezarlar mevcuttur.На могилі Нарциса виросли квіти (нарциси).
Bunun sebebi temeldeki yumuşak zemindeki bir çökmedir.Мабуть тому, що внизу розташована криниця.
Motor, zemberek ya da elektrikle çalıştırılabilir.Запуск двигуна може бути ручним або електричним.
Zemini mermerle döşelidir.Підлога була оброблений мармуром.
Sümerlerde halka ait cenazeler, evin zemini altına ya da duvar kalınlığı içine gömülür.Часті поховання під підлогою жител або умуровані у стіни.
Hemen hemen tüm zeminlerde sokak florbolu oynanabilmektedir.У флорбол грають усі види населення.
Hamamın zemininde yer yer mozaik süslemeler görülmektedir.На підлозі видно залишки мозаїки роботи сім'ї Косматі.
Takım hapishane işkollarındayken deponun zeminini kazmaya devam ederler.Щоб ув'язнені не сідали, підлогу постійно поливали водою.
Orijinalde zemin katta banka ve çalışma ofisleri , üst kat ise banka müdürünün olacak şekildedir.Спочатку зала банку та офіси були розташовані на першому поверсі, а верхній поверх був для менеджера банку.
Kazıklar tamamiyle zemin suyuna yerleştirildi, bakteriler tarafından sebeb olacak çürümeyi önlemek için.Стовпи повністю знаходяться у ґрунтових водах для запобігання гниттю, що викликається бактеріями.
Avrupa Birliği Bayrağı: koyu mavi zemin üzerine dairesel düzende dizilmiş on iki sarı yıldızdan oluşur.Прапор Європи складається з 12 золотих зірок, розташованих по колу на синьому фоні.
Geleceğe Dönüş II, yönetmenliğini Robert Zemeckis'in yaptığı 1989 yılı A.B.D yapımı film.Докладніше: Назад у майбутнє 2 Фільм знято в 1989 році режисером Робертом Земекисом.
Binanın zemin katı süper marketlere kiraya verilmektedir.Вони сідають на даху великого супермаркету.
Severnaya Zemlya üç büyük adadan oluşur.Індонезійська частина Борнео займає три четвертих острова.
21 Şubat 1613 günü Zemski Sobor adlı meclis 17 yaşındaki Mihail Romanov'u yeni çar olarak seçer.21 лютого 1613 року Земським Собором московським царем був обраний Михайло Романов.
Mermer zeminler güzeldir.Мармурові підлоги гарні.